İçinde anı olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde ANI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anı olan kelimeler listesine ya da sonu anı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Anı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I N
3 Harfli Kelimeler
ANI
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YANIT
-
-
[isim]
Bakınız cevap
- "Türk Eli'nin uluları bu sorulara akıllıca ve gerçekçi yanıtlar bulamıyorlardı."
-
[kimya]
Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime; reaksiyon
-
[isim]
Bakınız cevap
- YANIŞ
-
-
[isim]
Yanmak işi
-
[isim]
Yanmak işi
- YANIK
-
-
[sıfat]
Yanmakta olan
- "Binada yanık lamba bırakmayın."
-
Yanmış olan
- "Yanık soğan kokulu bir buhar odayı dolduruyordu."
-
Rengi koyulaşmış
- "Kocaman hasır şapkalarının altında sarı saçları uçan, yanık iki genç kız."
-
Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş; kavruk
- "Yanık bir çocuk."
-
Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan
-
[mecaz]
Bıkkın, üzüntülü, dertli olan
-
[mecaz]
Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili olan
- "Aşk söyletir en yanık türküleri / Ay buluta girdiği gecelerde"
-
[isim]
Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz
- "Halıdaki yanığı ördürmeli."
-
[isim]
Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu
-
[sıfat]
Yanmakta olan
- KANIT
-
-
[isim]
Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini kanıtlamaya yarayan belge; burhan, ispat, argüman
- "Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi."
-
[hukuk]
Anlaşmazlık konusu hakkında öneri sürülen iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğruluğunu göstermek için öne sürülen belge veya bilgi; delil, beyyine
-
[isim]
Bir şeyin doğruluğunu, gerçekliğini kanıtlamaya yarayan belge; burhan, ispat, argüman
- KANIŞ
-
-
[isim]
Kanmak işi
-
[isim]
Kanmak işi
- KANIK
-
- TANIŞ
-
-
[sıfat]
Bakınız tanıdık
- "Birdenbire samimileşiverdi, kırkyıllık tanış olup çıktı."
-
[sıfat]
Bakınız tanıdık
- TANIT
-
-
[isim, felsefe]
Gerekli ve zorunlu sonuca ulaşan bir akıl yürütmenin dayandığı gerçek
-
Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci
-
[isim, felsefe]
Gerekli ve zorunlu sonuca ulaşan bir akıl yürütmenin dayandığı gerçek
- TANIM
-
-
[isim]
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama; tarif
- "Ama bir yığın kadına uyabilirdi bu tanım."
-
[isim]
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama; tarif
- TANIK
-
-
[isim]
Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse; şahit
- "Aksini söyleyen bir tanık da çıkmamıştı."
-
[hukuk]
Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse; şahit
-
[isim]
Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse; şahit
- HANIM
-
-
[isim]
Kız ve kadınlara verilen ünvan; bayan, hatun, leydi
- "Nermin Hanım, razı gelmiş gibi göründü ama hiçbir zaman istemedi..."
-
Eşlerden kadın olanı; harem
- "Yaptığı çiçek suyunun ilk bardağını kendi içtikten sonra ikincisini hanımına getirir."
-
Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın
- "Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı."
-
Kadın için kullanılan adlandırmalardan sonraya getirilen saygı sözü
- "Gelin hanım, zenginliğin verdiği şımarıklıkla kayınvalideyi evine bastırmamış bir kere bile..."
-
[sıfat]
Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan
- "Hanım kadın. Hanım kız."
-
[isim]
Kız ve kadınlara verilen ünvan; bayan, hatun, leydi
- DANIŞ
-
-
[isim]
Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması
-
[isim]
Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması
- SANIK
-
-
[isim, hukuk]
Suçlu olduğu sanılarak mahkemeye sevk edilmiş kimse; maznun
- "Reis, salonu boşalttı ve idam kararını da sanıkların gıyabında okudu."
-
[isim, hukuk]
Suçlu olduğu sanılarak mahkemeye sevk edilmiş kimse; maznun
- CANIM
-
-
çok sevdiğim
- "Gitme canım oğul, uyma bu akıllara."
-
çok güzel, çok değer verilen
- "İnsanlar bir zamanlar şu canım sürahilerden su içerlerdi."
-
çok sevdiğim
- SANIŞ
-
-
[isim]
Sanmak işi; zannediş
-
[isim]
Sanmak işi; zannediş