İçinde ant olan 9 harfli 80 kelime var. İçerisinde ANT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ant olan kelimeler listesine ya da sonu ant ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ant Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N T

3 Harfli Kelimeler

ANT, TAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANTÇILIK

  1. [isim] XVIII. yüzyılda yaşamış olan Alman düşünürü İmmanuel Kant’ın felsefesini çıkış noktası alan düşünce doğrultularının ortak adı
EPİSANTIR

Kelime Kökeni: Fransızca épicentre

  1. [isim, jeoloji] Bakınız deprem ortası
ANTİKATOT

Kelime Kökeni: Fransızca anticathode

  1. [isim, fizik] Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal levha
AVANTAJLI

  1. [sıfat] Avantajı olan
    • "Bu gibi durumlarda her zaman arkadan çarpan arabanın avantajlı olduğunu biliyordu." (Altan Çimen)
LOKANTALI

  1. [sıfat] Lokantası olan
    • "Yemekten sonra lokantalı vagondan birer de kahve getirttiler." (Memduh Şevket Esendal)
ANTİSEMİT

Kelime Kökeni: Fransızca antisémite

  1. [sıfat] Yahudilik karşıtı olan
    • "Antisemit bir kitap."
EŞANTİYON

Kelime Kökeni: Fransızca échantillon

  1. [isim] Bir malın niteliğini belirtmek, özelliklerini göstermek amacıyla parasız verilen veya gönderilen mal
    • "Avrupa firmalarından gelen yeni ilaç eşantiyonlarının tariflerini dikkatle okur, not ederdim." (Reşat Nuri Güntekin)
FANTEZİLİ

  1. [sıfat] Fantezisi olan; fantazyalı
TANTANACI

  1. [isim] Kuru gürültü çıkaran kimse
BANTLAMAK

  1. [-i] Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak
    • "Zarfın ağzını bantlayıp onu çekmeceye kaldırıyor." (İnci Aral)
ANTEROSEL

Kelime Kökeni: Fransızca entérocèle

  1. [isim, tıp] Bağırsağın bir bölümünün fıtık kesesine girmesiyle oluşan fıtık
ANTİSEPSİ

Kelime Kökeni: Fransızca antisepsie

  1. [isim, kimya] El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi
SANTRALCİ

  1. [isim] Telefon santralinde çalışan görevli; santral, telefoncu
LOKANTACI

  1. [isim] Lokanta işleten kimse
    • "Lokantacı, parmağını ağzına götürdü." (Refik Halit Karay)
ANTALYALI

  1. [isim] Antalya ilinden olan kimse
GAZİANTEP

  1. [isim] Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri; Antep
PORTMANTO

Kelime Kökeni: Fransızca portemanteau

  1. [isim] Palto, şapka vb. şeyleri asmak için yapılmış, raflı, bazıları aynalı askılık
    • "Antrede duran portmantonun aynasına göz attı." (Refik Halit Karay)
KANTARİYE

Kelime Kökeni: Arapça ḳinṭāriyye

  1. [isim, eskimiş] Çarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi
ANTİKALIK

  1. [isim] Antika olma durumu
  2. [mecaz] Yadırgatıcı ve tuhaf davranış
    • "Kim bilir bu herifin geçmişinde neler neler, ne antikalıklar, ne acayiplikler, ne madrabazlıklar vardı." (Osman Cemal Kaygılı)
PERMANANT

Kelime Kökeni: Fransızca permanente

  1. [isim] Bakınız perma
    • "Ocakta çalışan genç adamlardan birinin kolunda İstanbul’a giderek nişanlı dönmeyi uman köy kızları, hayalleri kırılınca permanantla avunmayı bir teselli olarak kabul ediyorlardı." (Cahit Uçuk)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü