İçinde ant olan 7 harfli 72 kelime var. İçerisinde ANT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ant olan kelimeler listesine ya da Sonu ant ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANT, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OTANTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Gerçek olan, gerçeğe veya aslına dayanan, orijinal, mevsuk
- "Otantik bir belge."
-
[sıfat]
Gerçek olan, gerçeğe veya aslına dayanan, orijinal, mevsuk
- KANTİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Nicelik
-
[isim]
Nicelik
- ANTREPO
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer, ardiye
- "Avrupalılar, Boğaziçi'nin böyle depo ve antrepolarla örülmesinden şikâyet ediyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer, ardiye
- SANTRAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika
- "Elektrik santrali. Nükleer santral."
-
Telefonların bağlı olduğu merkez
- "Telefon santrali."
-
Santralci
-
[isim]
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika
- ŞANTUNG
-
-
[isim]
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
-
[isim]
Genellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
- İMPLANT
- ...
- ANTRAKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ara
-
[isim]
Ara
- KANTOCU
-
-
[isim]
Kanto söyleyen kadın
- "Tıpkı kantocu bir kız gibi ellerini şakırdatıp omuzlarını titretiyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Kanto söyleyen kadın
- BULANTI
-
-
[isim]
Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum
- "Midesindeki bulantı geçmiş, kulakları artık uğuldamıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Gözlerime, kulaklarıma, beş duyuma birden tiksinti, bulantı veren bu manzaraların ortasında niye duruyordum?" (Aka Gündüz)
-
[isim]
Midede duyulan ve insana kusacak gibi bir duygu veren durum
- OKŞANTI
-
-
[isim]
Okşama
-
[isim]
Okşama
- ANDANTE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[zarf]
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak)
-
[zarf]
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak)
- TANTANA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görkem, gösteriş
- "Kerim Ağa epeyce büyük bir tantana ile oğullarından birinin düğününü yapmak üzere idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Gürültü patırtı, kuru gürültü
-
[isim]
Görkem, gösteriş
- LEVANTİ
-
-
[isim]
Bir rüzgâr türü
- "Kışın sırtındaki paltoyu artık ne dıramudana ne de levanti rüzgârı uçurabiliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Bir rüzgâr türü
- RANTİYE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, getirimci
-
[isim]
Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu hisse senedi vb. değerli evrakın geliriyle yaşayan kimse, getirimci
- PAZVANT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Rumeli'de gece bekçisi
-
[isim]
Rumeli'de gece bekçisi
- ANTİLOP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus)
-
[sıfat]
Bu hayvanın derisinden yapılmış
-
[isim]
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus)
- ANTİJEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İçerisine girdiği organizma aracılığıyla antikor oluşumunu sağlayan bakteri, virüs, parazit vb. protein yapısında madde
-
[isim]
İçerisine girdiği organizma aracılığıyla antikor oluşumunu sağlayan bakteri, virüs, parazit vb. protein yapısında madde
- PUANTAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma
-
[isim]
Bir şeyin denetlendiğini veya görüldüğünü belirtmek için işaretleme, işaret koyma
- LAVANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- "Aşağıdan caz sesi, lavanta kokusu ve alkollü bir hava geliyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- PANTEON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad
-
Bir halkın, bir ulusun bütün tanrıları
- "Eski Yunan panteonu."
-
Büyük yararlık göstermiş kimselerin gömüldüğü ulusal anıt
-
[isim]
Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad