İçinde ant olan 7 harfli 72 kelime var. İçerisinde ANT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ant olan kelimeler listesine ya da sonu ant ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ant Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANT, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PANTEON
-
Kelime Kökeni: Fransızca panthéon
-
[isim]
Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad
-
Bir halkın, bir ulusun bütün tanrıları
- "Eski Yunan panteonu."
-
Büyük yararlık göstermiş kimselerin gömüldüğü ulusal anıt
-
[isim]
Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad
- ANTRAKT
-
Kelime Kökeni: Fransızca entracte
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız ara
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız ara
- SANTRAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca central
-
[isim]
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika
- "Elektrik santrali. Nükleer santral."
-
Telefonların bağlı olduğu merkez
- "Telefon santrali."
-
Bakınız santralci
-
[isim]
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika
- SANTURİ
-
Kelime Kökeni: Farsça sentūr + Arapça -ī
-
[isim]
Bakınız santurcu
-
[isim]
Bakınız santurcu
- VARYANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca variante
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
-
[edebiyat]
Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke
-
[dil bilgisi]
Bakınız değişke
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
- ANTİDOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca antidote
-
[isim]
Bakınız panzehir
-
[isim]
Bakınız panzehir
- ANTETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız başlıklı
-
[sıfat]
Bakınız başlıklı
- DAYANTI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız dayanıklılık
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız dayanıklılık
- TANJANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca tangent
-
[isim, matematik]
Başka bir çizgiye, eğriye veya yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey
-
[sıfat]
Bir şeye yalnız bir noktada değen
-
[isim, matematik]
Başka bir çizgiye, eğriye veya yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey
- ANTERİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca entérite
-
[isim, tıp]
İnce bağırsak iltihabı
-
[isim, tıp]
İnce bağırsak iltihabı
- ANTİKOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca anticorps
-
[isim, biyoloji]
Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini
-
[isim, biyoloji]
Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini
- PUANTÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca pointeur
-
[isim]
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
-
[spor]
Spor karşılaşmalarında değerlendirme yapma amacıyla puan veren kimse
-
[isim]
Çalışanların giriş çıkış saatlerini işaretleyen kimse veya alet
- ANDANTE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca andánte
-
[zarf, müzik]
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak)
-
[zarf, müzik]
Adacyo ile andantino arası, yarı yavaş bir biçimde (çalınmak)
- MANTOLU
-
-
[sıfat]
Manto giymiş olan
- "Daha çok küçükken, akranlarımla oynarken, koyu kahverengi mantolu kadınları birden annem sanırdım."
-
Mantosu olan
-
[sıfat]
Manto giymiş olan
- PUANTER
-
Kelime Kökeni: İngilizce pointer
-
[isim, hayvan bilimi]
Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği
- "Yanımda Çanakkale’de İngilizlerden esir aldığımız ve Grey adını koyduğumuz puanter köpeğim de vardı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Güzel ve düzgün vücutlu, kısa kıllı, uzun ince kuyruklu, koku alma duygusu çok gelişmiş, hızlı koşabilen bir tür av köpeği
- ARJANTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca argentine
-
[isim]
Arjantin ülkesine verilen ad
-
[sıfat]
Arjantin’e özgü olan
- "O söyledikçe gözlerim açılıyor, kristal, arjante kapların içinde şimdiye kadar neler yediğimizi öğreniyordum."
-
Bakınız gümüş
-
[sıfat]
Gümüş gibi olan
-
[isim]
Arjantin ülkesine verilen ad
- OTANTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca authentique
-
[sıfat]
Eskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan; orijinal
- "Otantik bir kıyafet."
-
[sıfat]
Eskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan; orijinal
- HORANTA
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫōrende
-
[isim, ağızlardan]
Aile halkı
-
[isim, ağızlardan]
Aile halkı
- PAZVANT
-
Kelime Kökeni: Farsça pāsbān
-
[isim, tarih]
Rumeli'de gece bekçisi
- "Doktor o akşam Müslüman mahallesinde her akşam olduğu gibi … kendisine hayırlı geceler dileyen pazvantın selamını alarak evine döndüğünde çok kaygılıydı."
-
[isim, tarih]
Rumeli'de gece bekçisi
- FANTEZİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca fantaisie
-
[isim]
Sonsuz, sınırsız hayal; fantazya (II)
-
Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş
- "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı."
-
[sıfat]
Süslü ve türü değişik olan
- "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu."
-
[müzik]
Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı
-
[isim]
Sonsuz, sınırsız hayal; fantazya (II)