İçinde ant olan 6 harfli 43 kelime var. İçerisinde ANT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ant olan kelimeler listesine ya da Sonu ant ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANT, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HANTAL
-
-
[sıfat]
Kocaman, iri, kaba
- "Epey iri ve hantal bir vücudu vardı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
İşi, davranışları kaba ve yavaş
- "Suat onun yanında kendini iri yarı ve hantal hissetti, bırakıp kaçası geldi." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Kocaman, iri, kaba
- LANTAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 57, atom ağırlığı 138,9, yoğunluğu 6,1 olan, beyaz, havada çabuk oksitlenen, parlak bir alevle yanan, seyrek bulunur bir element (simgesi La)
-
[isim]
Atom numarası 57, atom ağırlığı 138,9, yoğunluğu 6,1 olan, beyaz, havada çabuk oksitlenen, parlak bir alevle yanan, seyrek bulunur bir element (simgesi La)
- ANTİKA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Tarihsel değeri olan eski eşya
- "Sofadaki antika yerli saat, ihtiyar göğsü hırlaya hırlaya ağır ölçülü vuruşlarla gece yarısını çaldı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Eski çağlardan kalma eser
-
Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılan diş diş süs, sıçan dişi, ajur
-
[sıfat]
Antik
-
[sıfat]
Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf
- "Hasılı antika bir herif." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Tarihsel değeri olan eski eşya
- ORANTI
-
-
[isim]
Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp
-
Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta
-
[isim]
Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp
- MANTAR
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel bitkilerin genel adı (Fungi)
- "Çayır mantarı."
-
Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası
- "İpek çorap ve altı mantar iskarpin giymeyen kadınlar âdeta sınıf dışı ve eski biçim insanlardır." (Halide Edip Adıvar)
-
Bu tabakadan yapılan şişe tapası
-
Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti
-
Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde
-
Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası
-
Hayvanların burun ucu
-
Uydurma söz, yalan
-
Mantar hastalığı
-
[isim]
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel bitkilerin genel adı (Fungi)
- ŞANTÖZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kadın şarkıcı
-
[isim]
Kadın şarkıcı
- ŞANTAJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma
- "Bu, bana bir blöften ziyade şantaj gibi görünüyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma
- MANTİS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir sayının logaritmasının ondalık bölümü
-
[isim]
Bir sayının logaritmasının ondalık bölümü
- TANTAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 73, atom ağırlığı 180,88, yoğunluğu 16,6 olan, 3000 °C'ye doğru eriyen ve siyah bir toz durumunda elde edilen bir element (simgesi Ta)
-
[isim]
Atom numarası 73, atom ağırlığı 180,88, yoğunluğu 16,6 olan, 3000 °C'ye doğru eriyen ve siyah bir toz durumunda elde edilen bir element (simgesi Ta)
- UZANTI
-
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
-
Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası
- "Bu mutluluğu uzatmak, onun uzantısı ile kanınıza dolan sıcaklığı uzun süre muhafaza etmek istiyorsunuz." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
- AGANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir
-
[isim]
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir
- MANTIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğru düşünme sanatı ve bilimi
- "Akılla, mantıkla açıklanmayacak durumlar vardır dünyada." (Necati Cumalı)
-
Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi
- "Ali Rıza bey gerçi bir vakit bu mantığa kulak vermiyor göründü." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi
-
[isim]
Doğru düşünme sanatı ve bilimi
- ULANTI
-
-
[isim]
Ulanan şey
-
[isim]
Ulanan şey
- ANTANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat
- "Balkan Antantı."
-
[isim]
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat
- DANTEL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene
- "Gözlerini açıp Maviş Hanımı elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel örüyor görmüyor mu?" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene
- SANTUR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı
-
[isim]
Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı
- RANTÇI
-
-
[isim]
Rant işiyle uğraşan kimse, rantiyeci
-
[isim]
Rant işiyle uğraşan kimse, rantiyeci
- OKTANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Özellikle denizcilikte 450 C'lik yükseklikteki cisimleri gözlemeye yarayan alet
-
Dairenin sekizde biri
-
[isim]
Özellikle denizcilikte 450 C'lik yükseklikteki cisimleri gözlemeye yarayan alet
- LEJANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir fotoğrafın, haritanın, desenin veya karikatürün özünü anlatan yazı
-
[isim]
Bir fotoğrafın, haritanın, desenin veya karikatürün özünü anlatan yazı
- FANTOM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hayalet
-
[isim]
Hayalet