İçinde ant olan 6 harfli 43 kelime var. İçerisinde ANT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ant olan kelimeler listesine ya da sonu ant ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ant Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANT, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SANTİM
-
Kelime Kökeni: Fransızca centime
-
[isim]
Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi
- "Biçare polis bilmiyordu ki karşısındaki adamın cebinde santim bile yoktu."
-
[matematik]
Bakınız santimetre
- "Boyu kendisinden en aşağı kırk santim küçük olan bu çocuğu bir türlü beğenmiyordu."
-
[isim]
Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi
- MANTAR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi)
- "Sen domalan bilir misin? Patates gibi bir şeydir, mantar gibi lezzetlidir."
-
Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası
- "İpek çorap ve altı mantar iskarpin giymeyen kadınlar âdeta sınıf dışı ve eski biçim insanlardır."
-
Bu tabakadan yapılan şişe tapası
-
Kaldırım vb. yerlere araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine konulan mantar biçimindeki beton yükselti
-
Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde
-
Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası
-
Hayvanların burun ucu
-
[argo]
Uydurma, yalan olan söz
-
[tıp]
Bakınız mantar hastalığı
-
[tıp]
Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı
-
[isim, bitki bilimi]
Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi)
- ANTİYE
-
Kelime Kökeni: Fransızca entier
-
[isim]
Posta idaresi tarafından pul yapıştırılmadan kullanılmak üzere hazırlanan, üzerinde pul görünümünde resim veya desen bulunan zarf, kart, kâğıt gibi posta malzemesi
-
[isim]
Posta idaresi tarafından pul yapıştırılmadan kullanılmak üzere hazırlanan, üzerinde pul görünümünde resim veya desen bulunan zarf, kart, kâğıt gibi posta malzemesi
- ŞANTAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca chantage
-
[isim]
Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma
- "Bu, bana bir blöften ziyade bir şantaj gibi görünüyordu."
-
[isim]
Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma
- UZANTI
-
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
-
Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası
- "Kitaplar ve uzantıları önemli olabilir ama gerçekte yaşananı silmeli mi?"
-
[mecaz]
Bir olay, durum veya akımın, içinde bulunulan zamana kadar gelen etkisi veya temsilcisi
- "Çünkü 60 kuşağı, çoğunlukla İkinci Yeni’nin cılız bir uzantısı gibidir."
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
- FANTOM
-
Kelime Kökeni: Fransızca fantôme
-
[isim]
Bakınız hayalet
-
[isim]
Bakınız hayalet
- ANTİKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca antico
-
[sıfat]
Tarihsel bir döneme ait olan
- "Sofadaki antika yerli saat, ihtiyar göğsü hırlaya hırlaya ağır ölçülü vuruşlarla gece yarısını çaldı."
-
[tarih]
Bakınız antik
-
[isim]
Eski çağlardan kalma eser
-
[isim]
Bakınız antika işi
-
[mecaz]
Genele, olağana, geleneğe aykırı
- "Hasılı antika bir herif."
-
[sıfat]
Tarihsel bir döneme ait olan
- ŞANTÖZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca chanteuse
-
[isim, müzik]
Kadın şarkıcı
- "Şantözün müşteriye içki göndermesi acayip bir işti."
-
[isim, müzik]
Kadın şarkıcı
- ŞANTÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca chanteur
-
[isim, müzik]
Erkek şarkıcı
- "Piyanist şantör gelip yerine oturdu."
-
[isim, müzik]
Erkek şarkıcı
- LEJANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca légende
-
[isim]
Bir fotoğrafın, haritanın, desenin veya karikatürün özünü anlatan yazı
- "Akbaba’da beraber çalıştığımız zamanlar birbirimize bazen sıkıştığımız zaman lejant alışverişlerimiz dahi olurdu."
-
[isim]
Bir fotoğrafın, haritanın, desenin veya karikatürün özünü anlatan yazı
- UFANTI
-
-
[isim, ağızlardan]
Ekmek ufağı, ekmek kırıntısı
- "Tümden kaçıp gitmesinler karıncalar diye sofra bezini hep kütüğün üstüne silkeledi, ekmek ufantıları onlara yem olsun diye."
-
[isim, ağızlardan]
Ekmek ufağı, ekmek kırıntısı
- ANTSIZ
-
-
[sıfat]
Ant içilmemiş
-
Andı olmayan
-
[sıfat]
Ant içilmemiş
- ANTANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca entente
- OKTANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca octant
-
[isim, gök bilimi]
Yıldızların birbirlerine olan uzaklıklarını veya ufuk çizgisinden 450o C’lik yükseklikteki yıldızları gözlemeye yarayan alet
-
[matematik]
Dairenin sekizde biri
-
[isim, gök bilimi]
Yıldızların birbirlerine olan uzaklıklarını veya ufuk çizgisinden 450o C’lik yükseklikteki yıldızları gözlemeye yarayan alet
- KANTÇI
-
-
[sıfat]
Kant felsefesi yanlısı olan
-
[sıfat]
Kant felsefesi yanlısı olan
- VANTUZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca ventouse
-
[isim]
Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen
-
[biyoloji]
Çeşitli hayvanlarda yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya veya yutmaya yarayan organ; çekmen
-
[isim]
Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen
- ORANTI
-
-
[isim]
Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk; oran, tenasüp
-
[matematik]
Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı; orta
-
[isim]
Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk; oran, tenasüp
- TANTAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca tantale
-
[isim, kimya]
Atom numarası 73, atom ağırlığı 180,88, yoğunluğu 16,6 olan, 3000 °C'ye doğru eriyen ve siyah bir toz durumunda elde edilen bir element (simgesi Ta)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 73, atom ağırlığı 180,88, yoğunluğu 16,6 olan, 3000 °C'ye doğru eriyen ve siyah bir toz durumunda elde edilen bir element (simgesi Ta)
- PANTER
-
Kelime Kökeni: Fransızca panthère
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız pars
- "Adamın son panterini ben vurdum, neslini ben tükettim."
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız pars
- KANTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cantine
-
[isim]
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer
-
Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta
-
[isim]
Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer