İçinde anmak olan 9 harfli 112 kelime var. İçerisinde ANMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anmak olan kelimeler listesine ya da Sonu anmak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A K M N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
AKMAN, ANMAK, KAMAN, KANMA
4 Harfli Kelimeler
AKMA, AMAN, ANAM, ANKA, ANMA, KAMA, KANA, MANA
3 Harfli Kelimeler
AKA, AMA, ANA, KAM, KAN, NAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AN, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOLLANMAK
-
-
[nsz]
Bol duruma gelmek, genişlemek
-
[nsz]
Bol duruma gelmek, genişlemek
- SIZLANMAK
-
-
[nsz]
Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallum etmek
- "Geldiği saatten beri bana biraz kuru hurma bulun, diye sızlanıyormuş." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
Kendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallum etmek
- KATLANMAK
-
-
[nsz]
Katlama işi yapılmak
- "Bu kumaş iyi katlanmış."
-
[-e]
Hoş olmayan bir duruma, güç şartlara dayanmak, tahammül etmek
- "Böyle bir yolculuğa katlanabilecek hâlde değildir." (Falih Rıfkı Atay)
-
[nsz]
Katlama işi yapılmak
- BARLANMAK
- ...
- HAŞLANMAK
-
-
[nsz]
Haşlama işi yapılmak
-
Kaynar su vb. ile yanmak
- "Kaynar çay döküldü, elim haşlandı."
-
[nsz]
Haşlama işi yapılmak
- PUSLANMAK
-
-
[nsz]
Hava hafif sisli bir durum almak
-
Buğulanmak
- "Zehra'nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez." (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Hava hafif sisli bir durum almak
- BALLANMAK
-
-
[nsz]
Bal bulaşmak, bal sürülmek
-
Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak
- "Meyveler onun için çoğalıyor, ballanıyor." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Bal bulaşmak, bal sürülmek
- PAYLANMAK
-
-
[nsz]
Paylama işi yapılmak
-
[nsz]
Paylama işi yapılmak
- BUZLANMAK
-
-
[nsz]
Buzla kaplanmak, buz tutmak
-
[nsz]
Buzla kaplanmak, buz tutmak
- KARLANMAK
-
-
[nsz]
Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak
-
Ekranda görüntü siyah beyaz noktalarla kaplanmak
-
[nsz]
Kar ile örtülmek, kar ile kaplanmak
- YIPRANMAK
-
-
[nsz]
Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek
- "Gömleği ütülü ama yıpranmıştı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Makine veya makine parçaları aşınıp bozulmak
- "Dikiş makinesi kullanıla kullanıla yıprandı."
-
Saygınlığı azalmak
-
Çeşitli etkenlerle eski gücü kalmamak
- "Onun zekâsı hiç yıpranmamış."
-
[nsz]
Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek
- ZITLANMAK
-
-
[nsz]
Ters, karşı davranmak, zıtlaşmak
-
[nsz]
Ters, karşı davranmak, zıtlaşmak
- PULLANMAK
-
-
[nsz]
Zarf, mektup, evrak vb.nin üzerine pul yapıştırılmak
-
Pul pul olmak
-
[nsz]
Zarf, mektup, evrak vb.nin üzerine pul yapıştırılmak
- BOKLANMAK
-
-
[nsz]
Kötü bir duruma gelmek, pislenmek
-
[nsz]
Kötü bir duruma gelmek, pislenmek
- NALLANMAK
-
-
[nsz]
Nallama işine konu olmak
-
[nsz]
Nallama işine konu olmak
- TAÇLANMAK
-
-
[nsz]
Taç giymek
-
[nsz]
Taç giymek
- KULLANMAK
-
-
[-i]
Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak
- "Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu?" (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak
- "Siz analarımızı nasıl esir gibi kullandınızsa biz de sizi öyle kullanacağız." (Halide Edip Adıvar)
-
İşletmek, değerlendirmek
- "Parasını ticarette kullanmak."
-
[nsz]
Giymek, takmak
- "Hiç yağmurluk kullanmazdı."
-
[nsz]
Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek
-
[nsz]
Kelimeyi yazmak, söylemek
- "Lakırtılarında çok kere çifter çifter kelimeler kullanırdı ki bunlar bazen manayı değiştirir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Harcamak, sarf etmek
- "Sattıkları küpenin parasını çok idareli kullanıyorlardı." (Peyami Safa)
-
Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek
- "Hâlbuki onlar, işte bu saflığı istismar ediyorlar. Bütün düşünceleri seni kullanmak, o kadar!" (Atilla İlhan)
-
Araç veya aleti işletmek, yönetmek
- "Nitekim çocuklarımın bile kullandıkları hesap makineleri, bunların küçük modelleridir." (Burhan Felek)
-
[-i]
Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak
- AĞILANMAK
-
-
[nsz]
Zehirlenmek
-
[nsz]
Zehirlenmek
- ZIHLANMAK
-
-
[nsz]
Zıhlamak işi yapılmak
-
[nsz]
Zıhlamak işi yapılmak
- NURLANMAK
-
-
[nsz]
Işık içinde kalmak
-
Temiz, parlak bir duruma gelmek
-
[nsz]
Işık içinde kalmak