İçinde anmak olan 7 harfli 11 kelime var. İçerisinde ANMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anmak olan kelimeler listesine ya da sonu anmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Anmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K M N

5 Harfli Kelimeler

AKMAN, ANMAK, KAMAN, KANMA

4 Harfli Kelimeler

AKMA, AMAN, ANAM, ANKA, ANMA, KAMA, KANA, MANA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AMA, ANA, KAM, KAN, NAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ADANMAK

  1. [nesnesiz] Adama işine konu olmak
    • "Asırlarca türbesine bezler bağlandı, adına adaklar adandı, ruhundan şefaatler umuldu." (İsmail Tokalak)
ABANMAK

  1. [-e] Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
    • "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?" (Burhan Felek)
  2. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak
    • "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı." (Refik Halit Karay)
  3. [argo] Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak
  4. [argo] Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak
    • "İki herif zavallıya abanıyorlar." (Ahmet Rasim)
  5. [spor] Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
  6. [spor] Futbolda topa olanca gücüyle vurmak
    • "Bir çalım atarak, onu ters tarafa yatırarak olanca hızıyla topa abandı ve bir gol daha attı." (Ülker Kurtcan)
UTANMAK

  1. [nesnesiz] Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak; arlanmak, mahcup olmak
    • "Düğün sofrasında kendisinden başka böyle çatal tutanı göremeyince pek utandı." (Aka Gündüz)
  2. [-den] Sıkılarak çekinmek
    • "Hayır, edebiyattan değil, karşısında şimdiden aczini duyduğum okuyucudan utanıyorum." (Ahmet Haşim)
ONANMAK

  1. [nesnesiz] Onama işine konu olmak
    • "Bu tutum herkesçe onandı."
İNANMAK

  1. [-e] Bir şeyi doğru olarak benimsemek
    • "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez." (Nurullah Ataç)
  2. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek
    • "Ben size inanırım."
  3. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek
    • "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi." (Peyami Safa)
  4. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek
    • "Tanrı'ya inanmak."
  5. Kanarak aldanmak
    • "Her reklama inanmayın."
  6. İman etmek
ATANMAK

  1. [-e] Bir göreve getirilmek; tayin edilmek
    • "Doğu'ya atanan bir arkadaşları hakkında konuştuklarını işitiyorum yanlarından geçerken." (Ahmet Ümit)
UZANMAK

  1. [-e] Boylu boyunca yatmak
    • "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız gitmek
    • "Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [nesnesiz] Bir alana yayılmak
    • "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor." (Peyami Safa)
  4. [nesnesiz] Bir şey boyunca sıralanmak
    • "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Bir yere yetişmek, ulaşmak
  6. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak
    • "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  7. İleriye doğru devam etmek
  8. [argo] Sarkıntılık etmek
ARANMAK

  1. [nesnesiz] Arama işine konu olmak
    • "Ertesi günü uygun pansiyon aranacaktı." (Tarık Buğra)
  2. İsteklisi bulunmak
    • "Çok aranan bir kitap."
  3. Eksikliği duyulmak
    • "Bugünlerde soba aranıyor."
  4. Kendi kendine bir şeyler aramak
  5. Şart koşulmak
    • "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz." (Anayasa)
  6. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek
    • "Sen aranıyorsun âdeta."
  7. Kendisine eş veya sevgili aramak
ULANMAK

  1. [nesnesiz] Ulama işi yapılmak
    • "Birbirine ulanan koridorlar boyunca yürüyorum." (İnci Aral)
USANMAK

  1. [-den] Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek
    • "Bir iskele kuşu gibi bir aşağı bir yukarı dolaşmaktan da usandım." (Ercüment Ekrem Talu)
UYANMAK

  1. [nesnesiz] Uyku durumundan çıkmak
    • "Seher vaktine yakın uyanmışım." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak
    • "Tomurcuklar patlamış, tabiat iyiden iyiye uyanmıştı." (Burhan Felek)
  3. Ortaya çıkmak
    • "Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı" (Enis Behiç Koryürek)
  4. [mecaz] Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek
  5. [mecaz] Bilgisizlikten kurtulmak
  6. [argo] Cinsel yönden hazır duruma gelmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü