İçinde anmak olan 7 harfli 11 kelime var. İçerisinde ANMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anmak olan kelimeler listesine ya da sonu anmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Anmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A K M N
5 Harfli Kelimeler
AKMAN, ANMAK, KAMAN, KANMA
4 Harfli Kelimeler
AKMA, AMAN, ANAM, ANKA, ANMA, KAMA, KANA, MANA
3 Harfli Kelimeler
AKA, AMA, ANA, KAM, KAN, NAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AN, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ADANMAK
-
-
[nesnesiz]
Adama işine konu olmak
- "Asırlarca türbesine bezler bağlandı, adına adaklar adandı, ruhundan şefaatler umuldu."
-
[nesnesiz]
Adama işine konu olmak
- ABANMAK
-
-
[-e]
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
- "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?"
-
Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak
- "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı."
-
[argo]
Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak
-
[argo]
Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak
- "İki herif zavallıya abanıyorlar."
-
[spor]
Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
-
[spor]
Futbolda topa olanca gücüyle vurmak
- "Bir çalım atarak, onu ters tarafa yatırarak olanca hızıyla topa abandı ve bir gol daha attı."
-
[-e]
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
- UTANMAK
-
-
[nesnesiz]
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak; arlanmak, mahcup olmak
- "Düğün sofrasında kendisinden başka böyle çatal tutanı göremeyince pek utandı."
-
[-den]
Sıkılarak çekinmek
- "Hayır, edebiyattan değil, karşısında şimdiden aczini duyduğum okuyucudan utanıyorum."
-
[nesnesiz]
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak; arlanmak, mahcup olmak
- ONANMAK
-
-
[nesnesiz]
Onama işine konu olmak
- "Bu tutum herkesçe onandı."
-
[nesnesiz]
Onama işine konu olmak
- İNANMAK
-
-
[-e]
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
- "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez."
-
Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek
- "Ben size inanırım."
-
Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek
- "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi."
-
Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek
- "Tanrı'ya inanmak."
-
Kanarak aldanmak
- "Her reklama inanmayın."
-
İman etmek
-
[-e]
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
- ATANMAK
-
-
[-e]
Bir göreve getirilmek; tayin edilmek
- "Doğu'ya atanan bir arkadaşları hakkında konuştuklarını işitiyorum yanlarından geçerken."
-
[-e]
Bir göreve getirilmek; tayin edilmek
- UZANMAK
-
-
[-e]
Boylu boyunca yatmak
- "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni."
-
Bakınız gitmek
- "Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım."
-
[nesnesiz]
Bir alana yayılmak
- "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor."
-
[nesnesiz]
Bir şey boyunca sıralanmak
- "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi."
-
Bir yere yetişmek, ulaşmak
-
Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak
- "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı."
-
İleriye doğru devam etmek
-
[argo]
Sarkıntılık etmek
-
[-e]
Boylu boyunca yatmak
- ARANMAK
-
-
[nesnesiz]
Arama işine konu olmak
- "Ertesi günü uygun pansiyon aranacaktı."
-
İsteklisi bulunmak
- "Çok aranan bir kitap."
-
Eksikliği duyulmak
- "Bugünlerde soba aranıyor."
-
Kendi kendine bir şeyler aramak
-
Şart koşulmak
- "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz."
-
Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek
- "Sen aranıyorsun âdeta."
-
Kendisine eş veya sevgili aramak
-
[nesnesiz]
Arama işine konu olmak
- ULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ulama işi yapılmak
- "Birbirine ulanan koridorlar boyunca yürüyorum."
-
[nesnesiz]
Ulama işi yapılmak
- USANMAK
-
-
[-den]
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek
- "Bir iskele kuşu gibi bir aşağı bir yukarı dolaşmaktan da usandım."
-
[-den]
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek
- UYANMAK
-
-
[nesnesiz]
Uyku durumundan çıkmak
- "Seher vaktine yakın uyanmışım."
-
Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak
- "Tomurcuklar patlamış, tabiat iyiden iyiye uyanmıştı."
-
Ortaya çıkmak
- "Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı"
-
[mecaz]
Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek
-
[mecaz]
Bilgisizlikten kurtulmak
-
[argo]
Cinsel yönden hazır duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Uyku durumundan çıkmak