İçinde anma olan 9 harfli 240 kelime var. İçerisinde ANMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anma olan kelimeler listesine ya da sonu anma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Anma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A M N
4 Harfli Kelimeler
AMAN, ANAM, ANMA, MANA
3 Harfli Kelimeler
AMA, ANA, NAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AN, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZAMLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Fiyatı yükselmek
-
[nesnesiz]
Fiyatı yükselmek
- TAÇLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Taç giymek
-
[mecaz]
Değerli bir duruma gelmek
- "Bu yoğun okuma dönemi, küçük yaşta giriştiğim birkaç yaratıyla taçlandı."
-
[nesnesiz]
Taç giymek
- LIĞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Üstünde lığ birikmek
-
[nesnesiz]
Üstünde lığ birikmek
- AZARLANMA
-
-
[isim]
Azarlanmak işi; paylanma
-
[isim]
Azarlanmak işi; paylanma
- KLORLANMA
-
-
[isim]
Klorlanmak işi
-
[isim]
Klorlanmak işi
- DAVRANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
- "Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor."
-
[-e]
Bir şeye el atmak, girişmek
- "Onu örnek alan hamallar da camgöbeği takımın diğer parçalarına davrandılar."
-
[-e]
Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak
- "Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı."
-
[nesnesiz]
Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
- ÇALKANMAK
-
-
[nesnesiz]
Çalkama işine konu olmak
-
Deniz, göl dalgalanmak
- "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır."
-
[mecaz]
Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
-
[mecaz]
Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
- "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur."
-
[nesnesiz]
Çalkama işine konu olmak
- ATIFLANMA
-
-
[isim]
Atıflanmak işi
-
[isim]
Atıflanmak işi
- HIZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hız almak, hızı artmak
- "Hızlandıkça sırığın gıcırtısı artıyordu."
-
[nesnesiz]
Hız almak, hızı artmak
- YARALANMA
-
-
[isim]
Yaralanmak işi
-
[isim]
Yaralanmak işi
- KOVALANMA
-
-
[isim]
Kovalanmak işi
-
[isim]
Kovalanmak işi
- HORLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hor görülmek
-
[nesnesiz]
Hor görülmek
- DIŞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Dışarıda tutulmak, bir yere veya topluluğa alınmamak; ötekileşmek, ötekileştirilmek
-
[nesnesiz]
Dışarıda tutulmak, bir yere veya topluluğa alınmamak; ötekileşmek, ötekileştirilmek
- AĞAÇLANMA
-
-
[isim]
Ağaçlanmak işi
-
[isim]
Ağaçlanmak işi
- MALLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Mal mülk edinmek
-
[nesnesiz]
Mal mülk edinmek
- ŞARTLANMA
-
-
[isim]
Şartlanmak işi; koşullanma
-
[isim]
Şartlanmak işi; koşullanma
- PAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız temizlenmek
-
[nesnesiz]
Bakınız temizlenmek
- KIRKLANMA
-
-
[isim]
Kırklanmak işi
-
[isim]
Kırklanmak işi
- SALLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak; kımıldamak
- "Dişi sallanıyor."
-
Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek; ırgalanmak, ırganmak
- "Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol."
-
Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak
-
Güçlü bir biçimde sarsılmak; titremek
- "Yere çivilenmiş koca masayı sarsarken oda bir salıncak gibi sallanıyor."
-
[mecaz]
Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek; oyalanmak, savsaklanmak
- "Gün boyunca sallandı, sonra akşam yemeğini yetiştiremedi."
-
[mecaz]
Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak
-
[nesnesiz]
Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak; kımıldamak
- PUSLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Hava hafif sisli bir durum almak
-
Bakınız buğulanmak
- "Zehra'nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez."
-
[nesnesiz]
Hava hafif sisli bir durum almak