İçinde anma olan 7 harfli 59 kelime var. İçerisinde ANMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anma olan kelimeler listesine ya da sonu anma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Anma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A M N

4 Harfli Kelimeler

AMAN, ANAM, ANMA, MANA

3 Harfli Kelimeler

AMA, ANA, NAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ATLANMA

  1. [isim] Atlanmak işi
KINANMA

  1. [isim] Kınanmak işi
DADANMA

  1. [isim] Dadanmak işi
BUDANMA

  1. [isim] Budanmak işi
İNANMAK

  1. [-e] Bir şeyi doğru olarak benimsemek
    • "Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez." (Nurullah Ataç)
  2. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek
    • "Ben size inanırım."
  3. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek
    • "Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi." (Peyami Safa)
  4. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek
    • "Tanrı'ya inanmak."
  5. Kanarak aldanmak
    • "Her reklama inanmayın."
  6. İman etmek
DONANMA

  1. [isim] Donanmak işi
  2. Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü
  3. [denizcilik] Bir devletin deniz kuvvetleri; armada
    • "Donanmanın topları ormanın üzerine nefes aldırmaksızın ateş döküyor." (Attilâ İlhan)
  4. Bakınız donanma gecesi
UZANMAK

  1. [-e] Boylu boyunca yatmak
    • "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız gitmek
    • "Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [nesnesiz] Bir alana yayılmak
    • "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor." (Peyami Safa)
  4. [nesnesiz] Bir şey boyunca sıralanmak
    • "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Bir yere yetişmek, ulaşmak
  6. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak
    • "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  7. İleriye doğru devam etmek
  8. [argo] Sarkıntılık etmek
USLANMA

  1. [isim] Uslanmak durumu
AYLANMA

  1. [isim] Aylanmak işi
UTANMAZ

  1. [sıfat] Utanması olmayan; arlanmaz, pek yüzlü, sıkılmaz, pişkin, yüzsüz
    • "Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar." (Burhan Felek)
ISLANMA

  1. [isim] Islanmak işi
KAŞANMA

  1. [isim] Kaşanmak işi
UTANMAK

  1. [nesnesiz] Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak; arlanmak, mahcup olmak
    • "Düğün sofrasında kendisinden başka böyle çatal tutanı göremeyince pek utandı." (Aka Gündüz)
  2. [-den] Sıkılarak çekinmek
    • "Hayır, edebiyattan değil, karşısında şimdiden aczini duyduğum okuyucudan utanıyorum." (Ahmet Haşim)
UNLANMA

  1. [isim] Unlanmak durumu
UYANMAK

  1. [nesnesiz] Uyku durumundan çıkmak
    • "Seher vaktine yakın uyanmışım." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak
    • "Tomurcuklar patlamış, tabiat iyiden iyiye uyanmıştı." (Burhan Felek)
  3. Ortaya çıkmak
    • "Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı" (Enis Behiç Koryürek)
  4. [mecaz] Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek
  5. [mecaz] Bilgisizlikten kurtulmak
  6. [argo] Cinsel yönden hazır duruma gelmek
KIVANMA

  1. [isim] Kıvanmak işi
ABANMAK

  1. [-e] Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak
    • "Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun?" (Burhan Felek)
  2. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak
    • "Baba, 'ya Allah' nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı." (Refik Halit Karay)
  3. [argo] Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak
  4. [argo] Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak
    • "İki herif zavallıya abanıyorlar." (Ahmet Rasim)
  5. [spor] Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak
  6. [spor] Futbolda topa olanca gücüyle vurmak
    • "Bir çalım atarak, onu ters tarafa yatırarak olanca hızıyla topa abandı ve bir gol daha attı." (Ülker Kurtcan)
MYANMAR

  1. [isim] Güneydoğu Asya'da bir ülke; eski adı Birmanya; başkenti Nepido (Naypyidaw)
OKŞANMA

  1. [isim] Okşanmak işi
UÇLANMA

  1. [isim] Uçlanmak durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü