İçinde anma olan 6 harfli 16 kelime var. İçerisinde ANMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anma olan kelimeler listesine ya da sonu anma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Anma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A M N

4 Harfli Kelimeler

AMAN, ANAM, ANMA, MANA

3 Harfli Kelimeler

AMA, ANA, NAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AN, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SANMAK

  1. [nesnesiz] Herhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek
    • "Babam, hiç hoşnut olmadığımı, beni yine sevindiremediğini sandı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Tahmine dayanarak hüküm vermek; farz etmek
    • "Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı." (Peyami Safa)
  3. Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek; bellemek (I), bilmek
    • "Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı." (Attilâ İlhan)
ULANMA

  1. [isim] Ulanmak işi
ATANMA

  1. [isim] Atanmak işi; tayin edilme
ARANMA

  1. [isim] Aranmak işi
    • "Her akşam, üstlerinin aranmasına razı gelecek on işçi daha aldı." (Lâtife Tekin)
UTANMA

  1. [isim] Utanma durumu; arlanma, utanç, yüz (II), hayâ, hicap, teeddüp
    • "Şayeste Hanım hem ağlıyor, hem söylüyor ve hem de hanımlarının su yürekler acısı hâllerine sanki kendisi sebep olmuş gibi yüreğini ezen bir utanma hissediyordu." (Sâmiha Ayverdi)
ADANMA

  1. [isim] Adanmak işi
    • "… efesini, zeybeğini, müftüsünü, öğretmenini, her birine kitaplar adanması gereken, minnetle anılan insanlarını yâd etmede kendinden sonrakilere bir katkı sağlayabilirse emeği geçenler kıvanç duyacaktır." (Ali Sarıkoyuncu)
USANMA

  1. [isim] Usanmak durumu
YANMAZ

  1. [sıfat] Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
UZANMA

  1. [isim] Uzanmak işi
KANMAK

  1. [-e] Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak
  2. Tatlı sözlere aldanmak
  3. Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak; doymak
    • "Siz bile bu şekil, renk, koku zenginliğine kanmış ve yorulmuş ruhunuzla..." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Yetinmek, iktifa etmek
    • "Odalarının keçeleri üstüne serilmiş seccadelerde bazen namaz kılmakla kanmayarak çoraplarını çıkarır." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
UYANMA

  1. [isim] Uyanmak durumu; intibah
    • "Hayalperest kendi âlemine dalmışken uyanmasına imkân yoktur." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Uyku durumundan çıkma
    • "Homurdanarak derin ve tatlı bir sabah uykusundan uyanmaya çalışıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YANMAK

  1. [nesnesiz] Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
    • "Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz." (Anayasa)
  2. Ateş durumuna geçmek, tutuşmak; harıldamak
    • "Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı."
  3. Isı, ışık veren bir konuma geçmek
    • "Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
    • "Yemek yandı. Ekmek yandı."
  5. Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak
    • "Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı."
  6. Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
    • "Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur." (Orhan Veli Kanık)
  7. Parlamak, parıldamak
    • "Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor." (Falih Rıfkı Atay)
  8. Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
    • "Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış."
  9. Yanık acısına benzer bir acı duymak
    • "Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı."
  10. Çok istemek, çabalamak
    • "Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  11. [mecaz] Çok üzülmek
    • "Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum."
  12. [mecaz] Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
  13. [mecaz] Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
    • "Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı."
  14. [mecaz] Zarara, kötülüğe uğramak
    • "Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü." (Haldun Taner)
  15. [mecaz] Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
  16. [mecaz] Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
    • "Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum." (Sermet Muhtar Alus)
ONANMA

  1. [isim] Onanmak işi
BANMAK

  1. [-e, -i] Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak; bandırmak
    • "Kahvaltımı önüme serer / Reçele ekmek banar, yerim" (Behçet Necatigil)
İNANMA

  1. [isim] İnanmak işi
    • "Sizi de inanmaya cebretmek isteyen bunamış bir inat ve ısrar ile söylüyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ABANMA

  1. [isim] Abanmak işi
    • "Beşte devre olur, onda biterdi abanmanın yasak olduğu maçlar ve kaleci topu üç kere sektirince açılmak âdettendi." (Sinan Mutver)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü