İçinde an olan 5 harfli 322 kelime var. İçerisinde AN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında an olan kelimeler listesine ya da Sonu an ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HANUT

  1. [isim] Hizmet karşılığı olarak özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde

PANEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Dinleyiciler önünde, seçilmiş bir konuşmacı grubunun bir konuyu tartışmak amacıyla düzenlediği toplantı, açık oturum
  2. Yerleştirileceği yüzeyin bir bölümüne uyan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde düzgün parça

USANÇ

  1. [isim] Usanma duygusu, bıkma, bıkkınlık, melal
    • "Çehremde usanç alametlerinin arttığını sezen kâhya sustu." (Refik Halit Karay)
    • "Efendim, Tanrının günü aynı pilava kaşık sallamaktan usanç getirmişsindir." (Ercüment Ekrem Talu)
    • "Binlerce kahraman, bu yazın usanç veren günlerini de ateşe, ısınmış demire karşı ve kızgın toprak üstünde geçirecekler." (Falih Rıfkı Atay)

KAŞAN

  1. [isim] Hizmet veya binek hayvanları durup işeme

HANGİ

  1. [sıfat] İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı
    • "Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim." (Cahit Sıtkı Tarancı)
    • "Hangi dağda kurt öldü de sen beni aradın?"

TİTAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit element (simgesi Ti)

BORAN

  1. [isim] Rüzgâr, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
    • "Yazın sık sık boran olur."

AVANS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Öndelik
    • "Aldığım avansı olduğu gibi sana bırakıyorum." (Tarık Buğra)

KANIT

  1. [isim] Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz
    • "Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi." (Çetin Altan)
  2. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil
  3. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil

ÇIBAN

  1. [isim] Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi

MANGO

Kelime Kökeni : Portekizce

  1. [isim] Hint kirazı

YAVAN

  1. [sıfat] Yağı az
    • "Yavan yemek."
  2. Katıksız
    • "Birçok günler yavan ekmek bile bulamaz." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Hoşa gitmeyen, tatsız
    • "Hayatları gerçekten yavan ve dayanılmaz bir sıkıntıyla sonuçlanır." (Halide Edip Adıvar)
  4. Görgüsüz, bilgisiz

NANİK

  1. [isim] Başparmağı burna değdirip öteki parmakları açarak ve sallayarak yapılan alay işareti

ADANA
...
BÜTAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı

HAVAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
  2. Havan topu
  3. Tütün kıyma makinesi

KUMAN
...
HODAN

  1. [isim] Hodangillerden, çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen, bir yıllık ve otsu bir bitki (Borago officinalis)

DİVAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
    • "Araba yürürken karşımda divan durur gibi el pençe duruyor." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser
  3. Sedir
    • "Köşedeki divana oturmuş, ayaklarını karşısındaki koltuğa dayamıştı." (Ömer Seyfettin)
  4. Meclis
    • "Çok geçmeden ortadaki masanın etrafında akşamki divan tekrar kurulmuş bulunuyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

KAPAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak
    • "Onlar beni kapana koyacaklarını sanadursunlar." (Refik Halit Karay)
    • "İçindekiler kendilerini ayaklarıyla bir kapana kıstırmışlardır." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Fikirlerindeki çelişmeyi belirtip adamı kıskıvrak bir kapana sıkıştırır." (Haldun Taner)
  2. Düzen, hile

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü