İçinde anı olan 7 harfli 80 kelime var. İçerisinde ANI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anı olan kelimeler listesine ya da sonu anı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Anı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I N

3 Harfli Kelimeler

ANI

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAZANIŞ

  1. [isim] Kazanmak işi
UĞRANIŞ

  1. [isim] Uğranmak işi
YANITLI

  1. [sıfat] Bakınız cevaplı
BUDANIŞ

  1. [isim] Budanmak işi
DANIŞMA

  1. [isim] Danışmak işi; müşavere, istişare, meşveret
    • "Bu civarda her kim ki başı sıkışır, ona danışmaya gelir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Danışılan yer; müracaat, enformasyon
    • "Aşağıdaki kapıcı soruyor, danışmadaki şişman kız soruyor." (Attilâ İlhan)
ANIRTMA

  1. [isim] Anırtmak işi
CİVANIM

  1. sevgi bildiren bir seslenme sözü
    • "Arabaya taş koydum, civanım / Arabaya taş koydum / Ben bu yola baş koydum, civanım / Ben bu yola baş koydum" (Halk türküsü)
TANIMLI

  1. [sıfat] Tanımı olan, tanımlanmış
DALANIŞ

  1. [isim] Dalanmak işi
ANIKLIK

  1. [isim] Bakınız uyanıklık
OKŞANIŞ

  1. [isim] Okşanmak işi
BULANIŞ

  1. [isim] Bulanmak işi
OYNANIŞ

  1. [isim] Oynanmak işi
ANILMAK

  1. [nesnesiz] Anma işine konu olmak
    • "Oğlakçı köyünün Kerem dede diye anılan beyaz sakallı, güzel yüzlü âşık bir şairi varmış." (Halide Edip Adıvar)
TANITLI

  1. [sıfat, felsefe] Tanıtlanmış, tanıta dayanan; ispatlı
OYLANIŞ

  1. [isim] Oylanmak işi
ASLANIM

  1. gençler, delikanlılar için kullanılan bir seslenme sözü
    • "Yayan da kaçarız aslanım... dedi. Aslanım mı? Bu da ne demek oluyor?" (Aziz Nesin)
VARSANI

  1. [isim, ruh bilimi] Bakınız sanrı
BULANIK

  1. [sıfat] Bulanmış olan, duru olmayan
    • "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kapalı, puslu olan (hava)
  3. Açık seçik görünmeyen, net olmayan
    • "Bulanık görüntü."
  4. Donuk, anlamsız, fersiz olan (bakış)
    • "Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu." (Peyami Safa)
  5. [mecaz] Niteliği tam anlaşılmayan; bulutlu
    • "İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  6. [zarf] Bulanmış, duru olmayan bir biçimde
    • "Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir." (Necip Fazıl Kısakürek)
SANILMA

  1. [isim] Sanılmak işi; zannedilme, zannolunma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü