İçinde ame olan 8 harfli 29 kelime var. İçerisinde AME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ame olan kelimeler listesine ya da Sonu ame ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A E M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, EM, MA, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AMELİLİK
- ...
- MERHAMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma
- "Ömrümde hiç kimseye bu kadar saf ve derin merhamet duymamıştım." (Peyami Safa)
-
[isim]
Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma
- ŞARTNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge
-
[isim]
Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge
- SİNAMEKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia)
-
Bu bitkinin meyvesi
-
Bu bitkinin bazı türlerinden elde edilen, hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan madde
-
Mızmız, sevimsiz, başkalarıyla ilişki kurmayan kimse
-
[isim]
Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia)
- AMERİKAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Pamuktan düz dokuma, amerikan bezi, kaput bezi
-
[isim]
Pamuktan düz dokuma, amerikan bezi, kaput bezi
- GRAMERCİ
-
-
[isim]
Dil bilgisi uzmanı olan kimse
-
[isim]
Dil bilgisi uzmanı olan kimse
- AZAMETLİ
-
-
[sıfat]
Ulu, çok büyük
-
Gururlu
-
Görkemli, heybetli
-
Debdebeli
-
Çalımlı, kurumlu
- "Hatta biraz da azametli, kibirli muamelesi bana epeyce garip görünmüştü doğrusu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Ulu, çok büyük
- KAMERSİZ
-
-
[sıfat]
Aysız, ayı olmayan
- "Hep kamersiz gecelerin karanlıkları içinde geçen beş seneden sonra parlak ve yeşil köyü pek hoşuna gitmişti." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Aysız, ayı olmayan
- MÜSTAMEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kullanılmış olan
-
Yeni olmayan, eski
-
[sıfat]
Kullanılmış olan
- GAMETSİZ
-
-
[sıfat]
Gameti olmayan
-
[sıfat]
Gameti olmayan
- EMİRNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazılı buyruk
- "Kaptanlar böyle bir seyahate çıkmak için bir de emirname istiyorlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
[isim]
Yazılı buyruk
- SİKLAMEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tavşankulağı
-
Kırmızıya çalan eflatun renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Tavşankulağı
- AMANNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge
-
[isim]
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge
- NİCKNAME
- ...
- MÜSAMERE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence
- "Bir gün Şişli Ermeni yetimhanesi menfaatine verilen bir müsamereye gitmişlerdi." (Haldun Taner)
-
Çoğunlukla akşam toplantısı, akşam eğlencesi
-
[isim]
Okullarda öğrencilerin sunduğu, programında koşuk, oyun vb. gösterilerinin yer aldığı eğlence
- AMELİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, operasyon
- "Bu koğuşta ayak ameliyatı geçirmiş hasta Şahin'di." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
İşler, faaliyetler
- "Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, operasyon
- NAMEVCUT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
Mevcut olmayan, bulunmayan, yok
-
Mevcut olmayan, bulunmayan, yok
- FLAMENKO
- ...
- PENDNAME
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Öğüt kitabı
-
[isim]
Öğüt kitabı
- NAMERTÇE
-
-
Korkakça, mert olmayan
- "Hâlbuki Türk paşası, böyle namertçe bir oyun düşünmemiş, teklif etmemişti." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
Korkakça, mert olmayan bir biçimde
-
Korkakça, mert olmayan