İçinde ama olan 5 harfli 35 kelime var. İçerisinde AMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ama olan kelimeler listesine ya da Sonu ama ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AMA

2 Harfli Kelimeler

AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAMAT

  1. [isim] Avlanılmış balıkları elde taşımaya yarar çengel askı

ŞAMAN
...
YAMAN

  1. [sıfat] Güç, etki veya beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan (kimse)
    • "Sen yaman bir inkılapçı olacaksın Yıldız." (Aka Gündüz)
  2. Kötü, korkulan (kimse)
  3. Alışılmadık, olağanın dışında
    • "Köhne çatısı yaman bir gürültü ile birdenbire sarsıldı." (Ercüment Ekrem Talu)

ULAMA

  1. [isim] Ulamak işi
  2. Ulanan parça, ek, katkı, ilave
  3. Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bağlanarak söylenmesi: Ayırt etmek, ağaç altı, tertip etmek, art arda gibi
  4. [sıfat] Ulanmış

YAMAÇ

  1. [isim] Dağın veya tepenin herhangi bir yanı
    • "İndiğimiz yamacın eteğinde küçük ve eski bir köy var." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Ön, kat, huzur
    • "Kız, hele beri gel yamacıma." (Haldun Taner)

AMADE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Hazır

ZAMAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    • "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım." (Ömer Seyfettin)
    • "Nihayet yalnız kaldığım bir zamanı avlayarak yanıma yaklaşıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Kaybolmuş şeyleri bulurum ama sen zamanı geçirmişsin, saatini bulamadım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    • "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir." (Atilla İlhan)
  3. Belirlenmiş olan an
  4. Çağ, mevsim
    • "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit
  6. Dönem, devir
    • "Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi." (Haldun Taner)
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    • "Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu." (Haldun Taner)
  8. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
  9. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı
    • "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."
  10. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri

FLAMA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak
  2. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı
  3. Mızrak ucuna takılan küçük bayrak
  4. İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak

MAMAK
...
DAMAK

  1. [isim] Ağız boşluğunun tavanı, tabanı
    • "Şerbetin tadı damaklarına, serinliği midelerine yayılınca..." (Refik Halit Karay)

RAMAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] "Bir şeyin olmasına çok az kalmak" anlamına gelen ramak kalmak deyiminde geçer
    • "Gerçekten deli olmama ramak kalmıştı." (Ahmet Mithat)

IRAMA

  1. [isim] Iramak işi

OTAMA

  1. [isim] Otamak işi, tedavi

TAMAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Bütün, tüm
    • "Paranın tamamını verdim."
    • "Vakit tamam oldu."
  2. Eksiksiz
    • "Bu kitap tamam değildir."
  3. Yanlış ve yalan olmayan, doğru
  4. Tamamlanmış, bitmiş
    • "Haydi Abbas, vakit tamam / Akşam diyordun işte oldu akşam." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  5. [edat] Evet
  6. [ünlem] Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz
    • "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla uğraşacağız!"

DRAMA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Dram

UZAMA

  1. [isim] Uzamak durumu
    • "Seyahatin uzaması ihtimali de çoktur." (Refik Halit Karay)

YAMAK

  1. [isim] Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek
    • "Eli yüzü düzgün, işgüzar bir yamağı mektupçu efendinin yanına kapılandıracaklar..." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse
  3. Birinin etkisinde kalarak onun sözünden çıkmayan kimse

ADAMA

  1. [isim] Adamak işi

HAMAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Taşıyıcı
    • "Hamalın biri, sırtına koca bir ayna vurmuş götürüyordu." (Haldun Taner)

ARAMA

  1. [isim] Aramak işi, taharri
  2. Saklanan sanığın ve suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılan araştırma işlemi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü