İçinde am olan 8 harfli 632 kelime var. İçerisinde AM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında am olan kelimeler listesine ya da sonu am ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Am Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARKAMIŞ
-
-
[isim]
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
- CARLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bağırarak konuşmak
- "Annem biraz bile yumuşamadı. Babamı savundum diye de bana carladı."
-
Çok söylemek
-
Nara atmak, haykırmak
-
[-i]
İlan etmek, duyurmak
-
[nesnesiz]
Bağırarak konuşmak
- YASAMALI
-
-
[sıfat]
Yasa yapma ile ilgili; teşrii
-
[sıfat]
Yasa yapma ile ilgili; teşrii
- ACIMSAMA
-
-
[isim]
Acımsamak durumu
- "Bu defa Telli'nin yüzünü bir acımsamanın kapladığını görüyordum."
-
[isim]
Acımsamak durumu
- HAKLAMAK
-
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bozmak, perişan etmek, yenmek
- "Ben de dördünü beşini evelallah haklarım."
-
Kırmak, bozmak
- "Çocuk, oyuncağını hakladı."
-
[alay yollu]
Yiyip bitirmek
- "Bir ekmeği tek başına hakladı."
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bozmak, perişan etmek, yenmek
- KAMARACI
-
-
[isim, askerlik]
Savaş gemilerinde kamara hizmeti yapan görevli er
-
[isim, askerlik]
Savaş gemilerinde kamara hizmeti yapan görevli er
- ÇAPLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek; çapkımak
-
Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek
-
[-i]
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek; çapkımak
- IŞILDAMA
-
-
[isim]
Işıldamak işi; ışılama
- "Eğer karşısında bir ayna olsaydı, deniz mavisi gözlerinin içinde iki güneş damlasının ışıldamaya başladığını görecekti."
-
[isim]
Işıldamak işi; ışılama
- UZAKSAMA
-
-
[isim]
Uzaksamak işi; ıraksama, istibat
-
[isim]
Uzaksamak işi; ıraksama, istibat
- ORUNLAMA
-
-
[isim, tiyatro]
Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan bir başka konuyu anlatma
-
[isim, tiyatro]
Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan bir başka konuyu anlatma
- NAZLAMAK
-
-
[-i]
Birinin hep istediği şeyleri yapmak, emrinde oynamak
- "O beni hep nazladı, bir prensestim nazarında."
-
[-i]
Birinin hep istediği şeyleri yapmak, emrinde oynamak
- ŞARTLAMA
-
-
[isim]
Şartlamak işi
-
[isim]
Şartlamak işi
- CAMCILIK
-
-
[isim]
Camcının yaptığı iş
- "Hayatımın geri kalanını hobi olarak uğraştığım camcılıkla sürdürmeyi düşünüyorum."
-
[argo]
Evin içini pencereden gözetleme
-
[isim]
Camcının yaptığı iş
- HARAMSIZ
-
-
[sıfat]
Haram olmayan, haram karışmamış
- "Haramsız kazanç."
-
[sıfat]
Haram olmayan, haram karışmamış
- HARCAMAK
-
-
[-i]
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak; ezmek, sarf etmek
- "İki maaşımı hastalığına harcadığım talebe, sonbaharla beraber ölmüştü."
-
Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek
- "Bir bütün günü mutfakta harcayıp çeşitli yemekler yapıyor."
-
[mecaz]
Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak
- "Bir delilik yaptı ve otobüsteki kız uğruna Arzu'yu harcadı."
-
[mecaz]
Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek
- "Çoluk çocuğu uğruna kendini harcadı."
-
[argo]
Yok olmasına, ölmesine sebep olmak
-
[-i]
Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak; ezmek, sarf etmek
- KARALAMA
-
-
[isim]
Karalamak işi
-
El alıştırmak için çok tekrarlanarak yazılan yazı
-
Üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş yazı taslağı; müsvedde
- "İlk şiirim olan bir türkü güftesini, Üsküp türkülerinde gördüğüm vezinle karalamaya başladım."
-
[mecaz]
Leke sürme, kötülük yükleme
-
[isim]
Karalamak işi
- KOLLAMAK
-
-
[-i]
Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek
- "Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş."
-
Göz önünde tutmak, gözlemek
- "Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü."
-
Korumak, gözetmek
- "O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti."
-
[-i]
Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek
- OYUMLAMA
-
-
[isim]
Oyumlamak durumu veya biçimi
-
[isim]
Oyumlamak durumu veya biçimi
- AMELİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt
-
[isim, tıp]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi; cerrahi müdahale, operasyon
- "Hastaneden çıkmış, ameliyat başarılı geçmiş."
-
[eskimiş]
İşler, faaliyetler
- "Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç."
-
[isim, tıp]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi; cerrahi müdahale, operasyon
- UĞURLAMA
-
-
[isim]
Uğurlamak işi; yolculama, teşyi
- "Bu suçlar arasında en büyüklerinden biri de uğurlama, karşılama törenlerinin kaldırılması oldu."
-
[isim]
Uğurlamak işi; yolculama, teşyi