İçinde am olan 7 harfli 517 kelime var. İçerisinde AM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında am olan kelimeler listesine ya da Sonu am ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAMITIK
-
-
[sıfat]
Damıtma yoluyla, damıtılarak elde edilmiş olan
- "Damıtık su."
-
[sıfat]
Damıtma yoluyla, damıtılarak elde edilmiş olan
- EYYAMCI
-
-
[isim]
Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse
-
[isim]
Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse
- GAMETLİ
-
-
[sıfat]
Gameti olan, gamet oluşturan
- "Gametli bitkiler."
-
[sıfat]
Gameti olan, gamet oluşturan
- TAMİRCİ
-
-
[isim]
Bir şeyi onaran kimse
- "Hem de hükûmet reisinden pabuç tamircisine kadar herkese ve her konuda..." (Tarık Buğra)
-
Onarım yapılan yer
-
[isim]
Bir şeyi onaran kimse
- DAZLAMA
-
-
[isim]
Dazlamak işi
-
[isim]
Dazlamak işi
- LAMAİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Lamacı
-
[isim]
Lamacı
- MAKAMLI
- ...
- YIKAMAK
-
-
[-i]
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
- "Kazı yıkayıp temizlemişler, sonra da parçalayıp tencereye koymuşlar." (Çetin Altan)
-
Çözünmeyen bir çökeltiden ayrılması istenen suda çözünür maddeleri, yıkama yoluyla temizlemek
-
[-i]
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
- ÇOKSAMA
-
-
[isim]
Çoksamak işi
-
[isim]
Çoksamak işi
- DİNAMİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Nitrogliserin ile yapılan patlayıcı bir madde
-
Tutku, özlem, heyecan
- "Aslında beklediği, Nahit'in görünmesiyle patlayan sevgi dinamitinin dinmesidir." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Şiddetli, korkunç, hırslı
-
[isim]
Nitrogliserin ile yapılan patlayıcı bir madde
- ÇAPLAMA
-
-
[isim]
Çaplamak işi
-
[isim]
Çaplamak işi
- İRTİSAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Resmi çıkma, resmi çizilme
-
İz düşümü
-
[isim]
Resmi çıkma, resmi çizilme
- ADAMLIK
-
-
[isim]
İnsanlık
- "Sen de biraz adamlığın yolunu tutmalısın." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yabanlık
-
[isim]
İnsanlık
- AMFİBİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
İki yaşamlı
-
[sıfat]
İki yaşamlı
- HAMLAMA
-
-
[isim]
Hamlamak durumu
-
Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi
-
Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü
-
[isim]
Hamlamak durumu
- HAŞLAMA
-
-
[isim]
Haşlamak işi
-
Haşlanarak pişirilen şey
- "Ben incik yerinin haşlamasını severim." (Burhan Felek)
-
[isim]
Haşlamak işi
- OYNAMAK
-
-
[nsz]
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
- "Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Herhangi bir tutku, ilgi vb. sebeple bir şeye kendini vermek
- "Babalar çocuklarının yanında rakı içer, kumar oynarsa çocuklar da ayyaş ... olurlar." (Burhan Felek)
-
Kımıldamak, hareket etmek
-
[-le]
Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak
-
Bir film, oyun vb.nde rol almak
- "Bütün rolleri, şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Film gösterilmek
- "Bu akşam televizyonda hangi film oynuyor?"
-
Tiyatro eseri sahneye konmak
- "Birisi dedi ki bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek
- "Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim." (Peyami Safa)
-
İnsan gerekli görevini yapacak hareketten yoksun olmak
- "Hastanın bacağı oynamıyor."
-
Sarsılmak, yeri değişmek
- "Depremde yapı oynadı."
-
Sporla ilgili çalışmalara katılmak
- "Tenis oynamak."
-
Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak
- "Ne oynadığı gazinonun ismini söyledi ne de danslarından bahsetti." (Refik Halit Karay)
-
Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak
- "Borsada istediği gibi oynuyordu fiyatlarla." (Necati Cumalı)
-
Değişiklik göstermek
- "Bunların fiyatı iki bin ile üç bin lira arasında oynar."
-
[-le]
Tehlikeye düşürmek
- "Benim sağlığımla oynama."
-
Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek
-
[-le]
Rastgele yön vermek, aldatmak
- "Talih bizimle oynuyor."
-
[-le]
Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak
- "Koca adamla oynamaya utanmıyor musun?"
-
Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak
-
[nsz]
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
- DAMASKO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir tür kumaş
-
[isim]
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir tür kumaş
- SUÇLAMA
-
-
[isim]
Suçlamak işi, itham
- "Hemen hemen her faturasının karşısında bir başka fatura, her suçlamaya da bir karşı suçlama vardı." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Suçlamak işi, itham
- AMİLLİK
- ...