İçinde am olan 7 harfli 517 kelime var. İçerisinde AM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında am olan kelimeler listesine ya da sonu am ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Am Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M

2 Harfli Kelimeler

AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAMANMA

  1. [isim] Yamanmak işi
ADAMCIL

  1. [sıfat] İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis
    • "Hem de ne adamcıldır, ne candır, bilseniz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
IRLAMAK

  1. [nesnesiz] Türkü, şarkı söylemek; yırlamak
    • "Bu çocuk kafilesi 'Allah Deyü Deyü' ilahisini cumhurca ırlayarak yola düzüldüler." (Yahya Kemal Beyatlı)
AMCACIK

  1. [isim] Amca sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi
    • "Hayat her zaman gülistan değil, amcacığım." (Mahmut Yesari)
DAMAKLI

  1. [sıfat] Damağı olan
KAMPANA

Kelime Kökeni: İtalyanca campana

  1. [isim] Bakınız çan
  2. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması
KOKLAMA

  1. [isim] Koklamak işi
AMONYUM

Kelime Kökeni: Fransızca ammonium

  1. [isim, kimya] Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir birleşim kökü (NH4)
AVLAMAK

  1. [-i] Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek; tutmak
  2. [mecaz] Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak
AKAMBER

Kelime Kökeni: Türkçe ak + Farsça ʿanber

  1. [isim] Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş
  2. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine
AĞLAMAK

  1. [nesnesiz] Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
    • "Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım" (Orhan Veli Kanık)
  2. [mecaz] Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
  3. [-den, mecaz] Herhangi bir şeyden yakınmak
  4. [-e, mecaz] Bir duruma üzülmek
    • "Şu kara bahtıma ağlıyorum."
JAMAİKA

  1. [isim] Karayipler'de bir ada ülkesi; başkenti Kingston
ADAMSIZ

  1. [zarf] Herhangi biri olmadan
    • "Adamsız yerde şeytan, adamı kolay aldatır!" (Kemal Tahir)
  2. [sıfat] Erkeksiz, kocasız olan
  3. [sıfat, mecaz] Bakınız arkasız
    • "Hem böylesi işler arkasız, adamsız olmaz. Bir işe kalkışmadan önce boyunun uzanacağı yeri bilmeli insan." (Osman Şahin)
KITLAMA

  1. [isim] Kıtlamak işi
  2. Küçük parçalara ayrılmış şekeri ağızda tutarak çay içme biçimi; kırtlama
  3. [zarf] Küçük parçalara ayrılmış şekeri ağızda tutarak
TARAMAK

  1. [-i] Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
    • "Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu." (Yaşar Kemal)
  2. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak
    • "Birdenbire uzun bir ışık sol tarafımızdaki sırtları taradı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraktan geçirmek; taraklamak
  4. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek
  5. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek
  6. [-de] Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
    • "Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler." (Haldun Taner)
  7. [mecaz] Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek
    • "Dergileri taramak."
  8. [mecaz] Dikkatle bakmak, gözden geçirmek; süzmek
  9. [bilişim] Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resimleri veya yazıları sayısal ortama aktarmak
  10. [tıp] Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme
  11. Bir resmin bir bölümü üzerine çizgilerle koyuluk vermek
ADAMCIK

  1. [isim, mecaz] Kendisine acınılan kimse
    • "Bir tarafa dayanıp durdum. Adamcık benimle hiç meşgul olmuyor göründü." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Yerilen, küçümsenen kimse
DOLAMIK

  1. [isim] Bir tür avcı tuzağı
HAVLAMA

  1. [isim] Havlamak işi; ürüme
    • "Kapıların birinden köpek havlamaları duyuluyor, diğerinden ise cıva kokan bir duman sızıyordu." (İhsan Oktay Anar)
SARIÇAM

  1. [isim] Adana iline bağlı ilçelerden biri
ANAMNEZ

Kelime Kökeni: Fransızca anamnèse

  1. [isim, tıp] Hastanın, hastalığı ve çevresi hakkında verdiği bilgi; anamnezi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü