İçinde am olan 5 harfli 167 kelime var. İçerisinde AM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında am olan kelimeler listesine ya da sonu am ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Am Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAMÇI
-
-
[isim]
Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk
- "Yamçısı olanlar, yamçısı olmayan birer kişiyi yanlarına çağırıyorlar, aynı yamçı altında büzüşüp bir kayanın yahut ağacın dibine çöküyorlardı."
-
[isim]
Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk
- AKŞAM
-
-
[isim]
Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar geçen zaman dilimi
- "Sıcağın gözünde yola çıkılmaz. Akşamı bekleyelim. Hayvanlar da dinlenir… Ne dersin?"
-
[din bilimi]
Bakınız akşam ezanı
-
[din bilimi]
Bakınız akşam namazı
- "İkindiyi, akşamı cemaatle kıldı."
-
[isim]
Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar geçen zaman dilimi
- EYYAM
-
Kelime Kökeni: Arapça eyyām
-
[isim, eskimiş]
Günler
- "O eyyam, hükûmetin ressamlar için tertiplediği yurt gezilerine katılmıştık."
-
[isim, eskimiş]
Günler
- NOTAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca notam
-
[isim, askerlik]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
-
[isim, askerlik]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
- KAMER
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳamer
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Ay
-
[isim, eskimiş, gök bilimi]
Bakınız Ay
- KAMUS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāmūs
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sözlük
- "İstanbul sözündeki İstanbul kelimesinin manalarını anlatmak için koca bir kamus lazım."
-
Bir dilin bütün söz varlığının bir araya getirildiği büyük sözlük
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sözlük
- ORTAM
-
-
[isim]
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- "Şu dehşet ortamının altında koskoca bir yalnızlar dünyası yatıyor."
-
Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı; zemin, platform
-
[mecaz]
Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü; âlem
- "Sanat ortamı. Çalışma ortamı."
-
[ruh bilimi]
Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre; düzlem
-
[isim]
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- İSLAM
-
Kelime Kökeni: Arapça islām
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Müslümanlık
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Müslümanlık
- MAMUT
-
Kelime Kökeni: Fransızca mammouth
-
[isim, hayvan bilimi]
Filgillerden, Dördüncü Çağ’da Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius)
-
[isim, hayvan bilimi]
Filgillerden, Dördüncü Çağ’da Avrupa ve Asya'da yaşamış olan, şimdi ancak fosili bulunan iri, kıllı bir hayvan (Elephas primigenius)
- SALAM
-
Kelime Kökeni: İtalyanca salame
-
[isim]
Sığır, hindi vb. etinden yapılan, genellikle dilimlenerek soğuk yenen bir yiyecek
- "Domatesler kesilmiş, salatalıklar soyulmuş, ayıklanmış, sucuklar, salamlar, köfteler"
-
[isim]
Sığır, hindi vb. etinden yapılan, genellikle dilimlenerek soğuk yenen bir yiyecek
- KAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳāmet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız boy (I)
- "Gür beyaz saçları, dik kameti, vakur yürüyüşü ile gören çarşı esnafı saygı ile selamlarlar."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız boy (I)
- ÇAMUR
-
-
[isim]
Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak
- "Köy yolları tozdan ve çamurdandır ama sevgi ve ızdırapla doludur."
-
[sıfat, mecaz]
Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse)
- "Çamur oyuncu ile dürüst oyuncuyu herkes karıştırıyor."
-
Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç
-
[isim]
Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak
- ZAMAN
-
Kelime Kökeni: Arapça zamān
-
[isim]
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
- "Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım."
-
Bu sürenin belirli bir parçası; vakit
- "Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir."
-
Belirlenmiş olan an
-
Çağ, mevsim
- "Gül zamanı. Çocukluk zamanı."
-
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler; vakit
-
Dönem, devir
- "Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı."
-
[gök bilimi]
Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
-
[dil bilgisi]
Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi, haber kipi
- "Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."
-
[jeoloji]
Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri
-
[isim]
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
- HAMLE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamle
- HAMSE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫamse
-
[isim, edebiyat]
Divan edebiyatında beş mesnevinin bir araya gelmesinden oluşan eser
-
[isim, edebiyat]
Divan edebiyatında beş mesnevinin bir araya gelmesinden oluşan eser
- ESAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça esāmį
-
[isim]
Bakınız esame
- "Pusulada başkâtipliğe namzet gösterilen bazı kimselerin esamisi yazılı idi."
-
[isim]
Bakınız esame
- TAMAH
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭamaʿ
-
[isim]
Bakınız açgözlülük
- "Kalpler soğuk, gözler tamah ve ihtiras ile yanıyor."
-
[isim]
Bakınız açgözlülük
- AGAMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca agami
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız borazan kuşu
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız borazan kuşu
- MAMUR
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿmūr
-
[sıfat]
Bakınız bayındır
- "Yıkılmış dilberin mamur illeri / Susmuş bülbüllerin taze dilleri"
-
[sıfat]
Bakınız bayındır
- HAMLA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamle
-
[isim, denizcilik]
Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması
-
Sandalın bu biçimde aldığı yol
-
Kıçtan birinci oturak
- "Filikada hamlada oturan gemici, bir eliyle rıhtımın kenarına tutunmuş."
-
[isim, denizcilik]
Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması