İçinde am olan 5 harfli 167 kelime var. İçerisinde AM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında am olan kelimeler listesine ya da Sonu am ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇAMAT
-
-
[isim]
Avlanılmış balıkları elde taşımaya yarar çengel askı
-
[isim]
Avlanılmış balıkları elde taşımaya yarar çengel askı
- İTHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Suçlama, suçlu görme
- "Bu nutku, bu ithamları duyunca nokta memuru isyan eder." (Memduh Şevket Esendal)
- "Ortada Nihat Efendi'yi itham edecek hemen hemen hiçbir delil yok." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Suçlama, suçlu görme
- KURAM
-
-
[isim]
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi
-
Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü
- "İnsanlar da görünen dünyanın bir parçası olarak bu kurama girerler." (Haldun Taner)
-
Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori
- "Onun bir başka anlamı da bir düşüncenin, bir kuramın soyutça anlatılmasından doğar." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi
- TAMAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Bütün, tüm
- "Paranın tamamını verdim."
- "Vakit tamam oldu."
-
Eksiksiz
- "Bu kitap tamam değildir."
-
Yanlış ve yalan olmayan, doğru
-
Tamamlanmış, bitmiş
- "Haydi Abbas, vakit tamam / Akşam diyordun işte oldu akşam." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[edat]
Evet
-
[ünlem]
Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz
- "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla uğraşacağız!"
-
Bütün, tüm
- AKŞAM
-
-
[isim]
Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri
-
Gece
- "Şimdi, gelelim dün akşam bahsi geçen yüzük hikâyesine..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Akşam ezanı
-
Akşam namazı
-
[isim]
Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri
- RAKAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri
- "0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, I, II, III ..."
-
Bu işaretlerle yazılmış sayı
-
Nicelik, miktar
- "Kayıplar yüksek bir rakama çıktı."
-
[isim]
Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri
- KAMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Boy, endam
- "Gür beyaz saçları, dik kameti, vakur yürüyüşü ile gören çarşı esnafı saygı ile selamlarlar." (Haldun Taner)
-
[isim]
Boy, endam
- NOTAM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
-
[isim]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
- TAMİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genelge, sirküler
- "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasında yerleşti." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Genelleştirme
-
Genelleme
-
[isim]
Genelge, sirküler
- AHKAM
- ...
- CAMLI
-
-
[sıfat]
Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan
- "Verandayı andıran camlı sofa iyice ısınmıştı." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Cam takılmış, cam geçirilmiş, camı olan
- ZAMME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ötre
-
[isim]
Ötre
- İDAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sürdürme, devam ettirme
-
[isim]
Sürdürme, devam ettirme
- HARAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı
- "Uyku bana haram oldu."
-
Yasak
-
[sıfat]
Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı
- İFHAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bildirme, anlatma
-
[isim]
Bildirme, anlatma
- SUSAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
-
Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu
-
Süsen
-
[isim]
Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum)
- GAMLI
-
-
[sıfat]
Kaygılı, tasalı, sıkıntısı, üzüntüsü olan, mağmum
- "Babası onun bu taşkın hareketine gamlı gözlerle bakıyordu." (Peyami Safa)
-
Sıkıntı veya üzüntü veren
-
[sıfat]
Kaygılı, tasalı, sıkıntısı, üzüntüsü olan, mağmum
- KAMUS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sözlük
- "İstanbul sözündeki İstanbul kelimesinin manalarını anlatmak için koca bir kamus lazım." (Falih Rıfkı Atay)
-
Büyük sözlük
-
[isim]
Sözlük
- AMBER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde
-
Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı
-
[isim]
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde
- ENCAM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Son, işin sonu
- "Nereye varır bu işin encamı?" (Atilla İlhan)
-
Gelecek
- "Encamımız hayrolsun demekten başka elden ne gelir?" (Aka Gündüz)
-
[isim]
Son, işin sonu