İçinde am olan 4 harfli 54 kelime var. İçerisinde AM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında am olan kelimeler listesine ya da sonu am ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Am Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANAM
-
-
sese verilen tona göre şaşma, beğenme, acı, üzüntü vb. duygular anlatan söz
-
[teklifsiz konuşmada]
kadın erkek, büyük küçük herkese karşı kullanılan bir seslenme sözü
- "Dur, anam, saçını düzelteyim!"
-
sese verilen tona göre şaşma, beğenme, acı, üzüntü vb. duygular anlatan söz
- MAMA
-
-
[isim]
Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı
- "Babam Ayşe'ye mama yaptı, ana."
-
[isim]
Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı
- SAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sāmī
-
[isim]
Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan ve Hz. Nuh’un oğlu Sâm’ın soyundan geldikleri kabul edilen kavimler topluluğu
-
[sıfat]
Bu topluluğa özgü olan
-
[isim]
Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan ve Hz. Nuh’un oğlu Sâm’ın soyundan geldikleri kabul edilen kavimler topluluğu
- DRAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca drame
-
[isim, tiyatro]
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun; drama
-
Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi; drama
-
Tiyatro edebiyatı
-
[mecaz]
Acıklı olay
- "İhtiyarın ve umumiyetle insanın dramı nedir, bilir misiniz?"
-
[isim, tiyatro]
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun; drama
- RUAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ruʿām
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız sakağı
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız sakağı
- İLAM
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿlām
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bildirme
-
[hukuk]
Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bildirme
- SPAM
-
Kelime Kökeni: İngilizce spam
-
[isim]
İstenmediği hâlde genel ağ ve sosyal medyada çok sayıda alıcıya aynı anda gönderilen gereksiz veya uygunsuz ileti
-
[isim]
İstenmediği hâlde genel ağ ve sosyal medyada çok sayıda alıcıya aynı anda gönderilen gereksiz veya uygunsuz ileti
- AMCA
-
-
[isim]
Babanın erkek kardeşi; baba yarısı, emmi
- "Ömrümde tanıdığım insanların en ahlaklısı, en faziletlisi amcamdır."
-
[ünlem]
Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir söz
- "Amca bir an düşündü, ‘Götürüp sobaya at o zaman!’ dedi."
-
[isim]
Babanın erkek kardeşi; baba yarısı, emmi
- İDAM
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿdām
-
[isim, hukuk]
Kanunun verdiği hükümle öldürme, yok etme
-
Bakınız idam cezası
-
[isim, hukuk]
Kanunun verdiği hükümle öldürme, yok etme
- İNAM
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız emanet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız emanet
- ZAMK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣamġ
-
[isim, bitki bilimi]
Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
-
Bu maddenin yapıştırıcı olarak kullanılan eriyiği
- "Biz birbirimize öyle sıkı sarılmışız ki zaten benim dudağımdaki zamklar da yanaklarıma bulaşmıştı, babamın sakalları olduğu gibi benim suratıma yapışmış."
-
[isim, bitki bilimi]
Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
- AMİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāmil
-
[isim]
Bakınız etken
- "Acaba bu cereyan ne gibi tarihî amillerin tesiriyle doğdu."
-
[isim]
Bakınız etken
- İZAM
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿzām
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yollama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yollama
- AMİN
-
Kelime Kökeni: Arapça āmīn
-
[ünlem, din bilimi]
Dualardan ve hayır dileklerinden sonra “Allah kabul etsin, öyle olsun!” anlamında kullanılan bir söz
-
[ünlem, din bilimi]
Dualardan ve hayır dileklerinden sonra “Allah kabul etsin, öyle olsun!” anlamında kullanılan bir söz
- AMMA
-
Kelime Kökeni: Arapça ammā
-
[bağlaç]
Bakınız ama
- "İyi amma zatıaliniz kapıya geldiği zaman beni sormadınız."
-
Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz
- "Hatırladıkça amma da yılışıkmışım ha der, utana utana."
-
[bağlaç]
Bakınız ama
- KAME
-
Kelime Kökeni: Fransızca camée
-
[isim]
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
-
[isim]
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
- AMME
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāmme
-
[isim]
Bakınız kamu
-
[isim]
Bakınız kamu
- KAMA
-
-
[isim]
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak
- "Bu bıçak, sapına bez sarılmış, küçük çapta bir kamaydı."
-
Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi; takoz
-
Çivi çakmak için duvarın içine yerleştirilen ağaç parçası; takoz
-
[madencilik]
Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası
-
[askerlik]
Topun gerisini kapayan kapak
- "Köy değirmenlerinde top kaması döküldüğüne şahit oldum."
-
[ağızlardan]
Oyunda kazanılan her parti
-
[ağızlardan]
Oyunda sayı
-
[isim]
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak
- AMİP
-
Kelime Kökeni: Fransızca amibe
-
[isim, hayvan bilimi]
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba)
-
[isim, hayvan bilimi]
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba)
- AMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça āmir
-
[isim]
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse
- "Akıl öğrettiğim herif şimdi bana amir oldu."
-
[sıfat]
Buyuran
- "Lakin tamam istasyona varırken son kati ve amir ses beni bulunduğum yere çivileyiverdi."
-
[ticaret]
Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse
-
[isim]
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse