İçinde alın olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde ALIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alın olan kelimeler listesine ya da sonu alın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Alın Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L N
4 Harfli Kelimeler
ALIN
3 Harfli Kelimeler
ANI, LAN, NAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AN, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALINDILI
-
-
[sıfat]
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.); taahhütlü
-
[sıfat]
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.); taahhütlü
- YALINLIK
-
-
[isim]
Yalın olma durumu, birleşik veya karmaşık olmama durumu; sadelik
-
[edebiyat]
Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım; sadelik
- "Oyunun biçimi yalın. Özellikle bu yalınlık etkileyici."
-
[isim]
Yalın olma durumu, birleşik veya karmaşık olmama durumu; sadelik
- ÇALINMAK
-
-
[nesnesiz]
Çalma işine konu olmak
- "Kapı kapanalı daha üç beş dakika olmadan tekrar çalınmış."
-
[ağızlardan]
İnme inmek
-
[nesnesiz]
Çalma işine konu olmak
- YAPYALIN
-
-
[sıfat]
Çok yalın
- "Yapyalın gerçekler içinde bile çoğu kendini masal âleminde sanıyor."
-
[sıfat]
Çok yalın
- YALINGÖZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür kertenkele
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür kertenkele
- SALINCAK
-
-
[isim]
İki ucundan iki iple veya zincirle yüksek bir yere asılan ve üzerine oturulup sallanılan eğlence aracı
- "Salıncağa annesi binmedi, o bindi yalnız."
-
Küçük çocukları uyutmak için beşik yerine kullanılan ve karşılıklı iki yere iple bağlı bulunan asılı yatak
-
[isim]
İki ucundan iki iple veya zincirle yüksek bir yere asılan ve üzerine oturulup sallanılan eğlence aracı
- SALINMAK
-
-
[nesnesiz]
Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek
- "Vücudu o kadar narindi ki hafif rüzgârlarla sallanan salkım söğütler gibi oradan oraya salınıyor."
-
[-e]
Salma işine konu olmak
- "İlaçlar yazıldı. Eczaneye adam salındı."
-
[nesnesiz]
Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek
- KALINMAK
-
-
[nesnesiz]
Kalma işi yapılmak
- "Akşama kadar orada kalınır mı?"
-
[nesnesiz]
Kalma işi yapılmak
- NALINSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız takunyasız
-
[sıfat]
Bakınız takunyasız
- YALINGAÇ
-
-
[sıfat]
Kabuğu çatlayıp soyulan
- "Çınar yalıngaç ağaçlardandır."
-
[sıfat]
Kabuğu çatlayıp soyulan
- YALINCAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çıplak
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız çıplak
- KALINLIK
-
-
[isim]
Kalın olma durumu
-
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut
- "Bu beş katlı Galata Kulesi kalınlığındaki korkunç apartmanın sakinleri hep debdebe içinde yüzmüş insanlarmış."
-
[isim]
Kalın olma durumu