İçinde alı olan 7 harfli 193 kelime var. İçerisinde ALI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alı olan kelimeler listesine ya da Sonu alı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A I L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAVALIK
-
-
[sıfat]
Davayı gerektiren
-
[sıfat]
Davayı gerektiren
- FIRÇALI
-
-
[sıfat]
Fırçası olan
-
[sıfat]
Fırçası olan
- KALITÇI
-
-
[isim]
Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris
-
[isim]
Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris
- ÇIKMALI
-
-
[sıfat]
Çıkma durumunda olan
-
[sıfat]
Çıkma durumunda olan
- LALALIK
-
-
[isim]
Lala olma durumu veya lalanın görevi
- "Onlara da lalalık galiba bize düştü." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Lala olma durumu veya lalanın görevi
- BAKLALI
-
-
[sıfat]
Baklası olan
- "Elleri, ayakları kalın baklalı zincirle bağlı biçarenin." (Reşat Enis)
-
[sıfat]
Baklası olan
- ÇOĞALIŞ
-
-
[isim]
Çoğalma işi veya biçimi
-
[isim]
Çoğalma işi veya biçimi
- SEVDALI
-
-
[sıfat]
Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık
- "Cömert sevgili bunların da parasını saydıktan sonra iki sevdalı oradan çıktılar." (Haldun Taner)
-
Bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan
-
[sıfat]
Sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık
- BURSALI
- ...
- KALÇALI
-
-
[sıfat]
Kalçası geniş olan
-
[sıfat]
Kalçası geniş olan
- KABALIK
-
-
[isim]
Kaba olma durumu
-
Kaba davranış, nezaketsizlik, huşunet
- "Bu kabalığımı şimdiki vaziyetime bağışlayınız." (Peyami Safa)
-
[isim]
Kaba olma durumu
- BİRALIK
-
-
Bira yapmakta kullanılan
- "Biralık arpa."
-
Bira yapmakta kullanılan
- ELMALIK
-
-
[isim]
Elma bahçesi
-
[isim]
Elma bahçesi
- KALIMLI
-
-
[sıfat]
Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar
-
[sıfat]
Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar
- BOŞALIM
-
-
[isim]
Boşalma işi
-
[isim]
Boşalma işi
- KANCALI
-
-
[sıfat]
Kancası olan
-
[sıfat]
Kancası olan
- SITMALI
-
-
[sıfat]
Sıtmaya tutulmuş (kimse)
- "Bunların ikisi güzelce idi ama pek zayıf ve sıtmalı idiler." (Ömer Seyfettin)
-
Sıtmanın salgın denecek kadar çok görüldüğü (yer)
-
[sıfat]
Sıtmaya tutulmuş (kimse)
- SALINMA
-
-
[isim]
Salınmak işi
-
[isim]
Salınmak işi
- ÇAÇALIK
-
-
[isim]
Çaçanın işi
-
[isim]
Çaçanın işi
- KALIPLI
-
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan
-
Düzgün, biçimli
- "Hüseyin Efendi, ütülü pantolonu, kalıplı fesi, yeni kravatı, temiz gömleği ve olgun konuşması ile sahiden efendiydi." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
İri yapılı, heybetli
-
[sıfat]
Kalıplanmış olan