İçinde altı olan 8 harfli 23 kelime var. İçerisinde ALTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında altı olan kelimeler listesine ya da sonu altı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Altı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L T
4 Harfli Kelimeler
ALTI, ATIL, ATLI
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALTINÖZÜ
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- ALTINOVA
-
-
[isim]
Yalova iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Yalova iline bağlı ilçelerden biri
- ALTINDAĞ
-
-
[isim]
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
- KAHVALTI
-
-
[isim]
Genellikle sabahları yenilen hafif yemek
- "Sabah kahvaltısından sonra otelimden çıktım."
-
Bu biçimde düzenlenmiş yemek
- "Bu sabah kahvaltı sofrasında üç kişiyiz."
-
[isim]
Genellikle sabahları yenilen hafif yemek
- ÇALTILIK
-
-
[isim]
Çaltısı çok olan yer
-
[isim]
Çaltısı çok olan yer
- ALTINBAŞ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Genellikle Ege Bölgesi'nde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun
-
[isim, bitki bilimi]
Genellikle Ege Bölgesi'nde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun
- KAPIALTI
-
-
[isim]
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer
- "Onlarla ahbaplıkta direnirse iş kolaydı; kapıaltına çekilir, güzel bir sıkıdan geçirilirdi."
-
[isim]
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer
- KISALTIŞ
-
-
[isim]
Kısaltmak işi
-
[isim]
Kısaltmak işi
- KISALTIM
-
-
[isim]
Kısaltmak işi; taksir
-
Güzel sanatlarda perspektif sebebiyle bazı boyutları küçük görülen nesneleri, bu görünüşe uygun bir biçimde çizme yöntemi
-
[isim]
Kısaltmak işi; taksir
- ALTINGÖZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, polen, nektar ve öz su ile beslenen, erişkinleri yaklaşık 12-20 mm olabilen, uzun antenli, gövdesi soluk yeşil, kanatları şeffaf, solgun gri, altın renkli gözleri parlak, çırpınarak uçan bir tür sinek (Chrysoperla carnea)
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift kanatlılardan, polen, nektar ve öz su ile beslenen, erişkinleri yaklaşık 12-20 mm olabilen, uzun antenli, gövdesi soluk yeşil, kanatları şeffaf, solgun gri, altın renkli gözleri parlak, çırpınarak uçan bir tür sinek (Chrysoperla carnea)
- DARALTIŞ
-
-
[isim]
Daraltmak işi
-
[isim]
Daraltmak işi
- ALÇALTIŞ
-
-
[isim]
Alçaltmak işi
-
[isim]
Alçaltmak işi
- ALTINTOP
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız greyfurt
-
İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides)
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız greyfurt
- YOĞALTIM
-
-
[isim]
Bakınız tüketim
- "Bu ürünün yoğaltımı azdır."
-
[isim]
Bakınız tüketim
- ALTINTAŞ
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- SAĞALTIM
-
-
[isim]
Sağaltmak işi
-
[ruh bilimi]
Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi; terapi
-
[isim]
Sağaltmak işi
- ALTINSIZ
-
-
[sıfat]
Altına sahip olmayan (kimse)
-
İçinde altın bulunmayan
-
[sıfat]
Altına sahip olmayan (kimse)
- ÇOĞALTIŞ
-
-
[isim]
Çoğaltmak işi
- "Ayrıntıları çoğaltış kimi zaman kişi ilişkilerini yüzeyleştirip öykülerin dağılmalarına yol açıyor."
-
[isim]
Çoğaltmak işi
- ÇOĞALTIM
-
-
[isim]
Çoğaltmak işi
- "Çoğaltım çağı düzmece bir sigorta duygusu yaratıyor bizde…"
-
[sinema, televizyon]
Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme
- "… birçok çoğaltım yaparak, eşsiz bir varoluşun yerine bir kopyalar çokluğunu koyar."
-
[isim]
Çoğaltmak işi
- BOŞALTIM
-
-
[isim]
Boşaltmak işi; boşaltı
-
Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri
-
[biyoloji]
Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması; ifrağ
-
[isim]
Boşaltmak işi; boşaltı