İçinde altı olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde ALTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında altı olan kelimeler listesine ya da sonu altı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Altı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L T
4 Harfli Kelimeler
ALTI, ATIL, ATLI
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YERALTI
-
-
[sıfat, mecaz]
Gizli ve yasa dışı
- "Yeraltı faaliyet."
-
Alışılmışın dışında olan, aykırı olan
-
[sıfat, mecaz]
Gizli ve yasa dışı
- ALÇALTI
-
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
-
[mecaz]
Küçük düşürme, hor görme
-
[isim]
Yüksekliği az olan alan
- ALTINLI
-
-
[sıfat]
Altına sahip olan (kimse)
-
İçinde altın bulunan, altından yapılmış olan
- "Parlak zırhlı, tüylü tolgalarının etrafında altınlı siperleri göze çarpan cesur şövalyeler, gümüş tokalı kemerler bağlamış zengin asilzadeler bir tarafa toplandılar."
-
[sıfat]
Altına sahip olan (kimse)
- ALTINCI
-
-
[sıfat]
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
-
[sıfat]
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen
- ALTILIK
-
-
[sıfat]
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş, altı tane alabilen
-
Düzinenin yarısı
-
[sıfat]
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş, altı tane alabilen
- TOPALTI
-
-
[isim, tarih]
Kale toplarının koruması altındaki yer
-
Kale ile korunan bir şehrin yakın çevresi
-
[isim, tarih]
Kale toplarının koruması altındaki yer
- KOŞALTI
-
-
[isim, ağızlardan]
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
-
[isim, ağızlardan]
İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama
- ALTINSI
-
-
[sıfat]
Altını andıran, altına benzeyen, altın gibi; altınımsı
-
[sıfat]
Altını andıran, altına benzeyen, altın gibi; altınımsı
- BUNALTI
-
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- "Bütün yazdıklarımızın neticesi bir bunaltı."
-
[isim]
Sıkıntı, iç sıkıntısı
- KARALTI
-
-
[isim]
Bakınız karartı
- "Az sonra dört atlının karaltısını seçtiler."
-
Hafif karanlık
-
[isim]
Bakınız karartı
- AZALTIM
-
-
[isim]
Azaltmak işi
-
[isim]
Azaltmak işi
- AZALTIŞ
-
-
[isim]
Azaltmak işi
-
[isim]
Azaltmak işi
- BAŞALTI
-
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde tayfa ve erlerin ön güverte altındaki koğuşları
- "Bütün tayfa, sandıklarını ve torbalarını başaltıdan güverteye taşımışlardı."
-
[isim, denizcilik]
Gemilerde tayfa ve erlerin ön güverte altındaki koğuşları
- DİLALTI
-
-
[isim, tıp]
Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç
-
[hayvan bilimi]
Tavuklarda görülen bir hastalık
-
[isim, tıp]
Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç
- KÖYALTI
-
-
[isim]
İdari yönden bir köye bağlı olan, eğitim, sağlık vb. hizmetleri bağlı olduğu köyden alan, en az 50 kişiden oluşup bağlı olduğu köye en az 2 km uzaklıkta olan, sürekli ikamet edilen yerleşim birimi; bağlı, köy bağlısı
-
[isim]
İdari yönden bir köye bağlı olan, eğitim, sağlık vb. hizmetleri bağlı olduğu köyden alan, en az 50 kişiden oluşup bağlı olduğu köye en az 2 km uzaklıkta olan, sürekli ikamet edilen yerleşim birimi; bağlı, köy bağlısı
- BOŞALTI
-
-
[isim]
Bakınız boşaltım
-
Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı
-
[isim]
Bakınız boşaltım
- ALTIŞAR
-
-
[sıfat]
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı
- "Malının, mülkünün hesabını bilmeyen Hasan Bey’in bildiği ve çok sevdiği altışar yaşındaki iki ikiz çocuğudur."
-
Her birine altı, her defasında altısı bir arada olan
-
[sıfat]
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı
- DARALTI
-
-
[isim]
Dar gibi görünme veya olma
- "Dar sokaklar, meydansız şehirler bir daraltı, bir küçültü içine gömmüştü insanlarımızı."
-
[isim]
Dar gibi görünme veya olma
- ALTIGEN
-
-
[isim, matematik]
Altı kenarlı çokgen; müseddes
-
[sıfat]
Bu biçimde olan
- "Rüyalarında kargıları altıgen yapamayan, jelatini kaydırıp duran parmaklarını görüyordu sürekli."
-
[isim, matematik]
Altı kenarlı çokgen; müseddes
- PENALTI
-
Kelime Kökeni: İngilizce penalty
-
[isim, spor]
Futbol ve hentbolda ceza alanı içinde gerçekleşen kural dışı bir hareket sebebiyle yalnız kalecinin koruduğu kaleye ortadan ve tam karşıdan yapılan atış; ceza atışı, ceza vuruşu
- "En tutulmaz penaltıları çeler ama bazen de bakarsın bacak arasından en olmayacak golleri yerdi."
-
Elemeli futbol maçlarının sonrasındaki eşitlik durumlarında takımların birbirlerine üstünlük sağlamaları için rakip kaleye en az beşer kez yaptığı vuruş
-
[isim, spor]
Futbol ve hentbolda ceza alanı içinde gerçekleşen kural dışı bir hareket sebebiyle yalnız kalecinin koruduğu kaleye ortadan ve tam karşıdan yapılan atış; ceza atışı, ceza vuruşu