İçinde alama olan 10 harfli 66 kelime var. İçerisinde ALAMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alama olan kelimeler listesine ya da sonu alama ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Alama Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A A L M

4 Harfli Kelimeler

ALMA, AMAL, LAMA, MALA

3 Harfli Kelimeler

ALA, AMA, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TORNALAMAK

  1. [-i] Torna ile işlemek
FIRÇALAMAK

  1. [-i] Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek
  2. Sık ve bataklık ormandan geçmek
  3. [mecaz] Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek
POSTALAMAK

  1. [-i] Postaya vermek
    • "Göndermekte geciktim, çünkü eski baskılardan elde kalmamıştı, yeni baskıyı bekliyordum, elime geçer geçmez de Gazipaşa adresine postaladım." (Fikret Otyam)
  2. [argo] Birini herhangi bir sebeple yanından uzaklaştırmak
    • "Sonra öğretmenimiz bizi yataklarımıza postaladı." (İsmet Topaloğlu)
DOSYALAMAK

  1. [-i] Yazıları, belgeleri dosyaya koymak
BOHÇALAMAK

  1. [-i] Bir şeyi bohça içine koyup sarmak
    • "İki kat giysisini bohçaladı." (Yusuf Atılgan)
  2. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak
  3. [spor] Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak
KURCALAMAK

  1. [-i] Nasıl bir şey olduğunu anlamak için her yerine bakmak; karıştırmak
    • "Radyoyu kurcalayıp iyice bozdu."
  2. Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak
    • "Kilidi kurcalamışlar."
  3. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek
    • "Çıbanı kurcalamamalı."
  4. [mecaz] Meşgul ve rahatsız etmek
    • "Bu sorunun cevabı zihnimi bir hayli kurcalayıp durmuştur." (Haldun Taner)
  5. [mecaz] Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek
    • "Kurcalamazsam belki de çok iyi hazırlanmış bir senaryoyu bana gerçek diye yutturacak." (Ahmet Ümit)
BALTALAMAK

  1. [-i] Balta ile kesmek
  2. [mecaz] Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak; sabote etmek
  3. [mecaz] Bir olayın gerçekleşmesine engel olmak
    • "Fakat Birinci Dünya Savaşı bu gidişi bir müddet baltaladı." (Hıfzı Veldet Velidedeoğlu)
CIVATALAMA

  1. [isim] Cıvatalamak işi
CUKKALAMAK

  1. [-i] Hakkı olmayan bir şeyi alıp sahiplenmek
    • "Modacılar bu rüküş, rüküş olduğu kadar da komik kıyafetleri diktikten sonra paraları cukkalarken vicdanları hiç mi rahatsız olmuyordu?" (Füsun Önal)
POMPALAMAK

  1. [-i] Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek
    • "Takım kaptanı Tulum Hayri, topu iki dizinin arasına almış ha bire pompalıyordu." (Rıfat Ilgaz)
  2. Tıkanan bir deliği açmak için pompaya sürekli basmak
    • "İki saattir deliği açacağım diye pompala pompala canım çıktı." (Sezgin Kaymaz)
  3. Boru hattı yoluyla petrol göndermek
    • "Irak bu kanaldan önce günlük 500 bin varil, daha sonra kapasitesi artırılarak günlük 1,5 milyon varil petrol pompaladı." (Ramazan Gözen)
  4. [mecaz] Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek
    • "Medyanın körüklemesiydi bu, medya işi pompaladı, bombardımana tabi tuttu." (Faruk Mercan)
  5. [argo] Birinin gururunu okşayacak sözler söylemek, abartarak övmek
CUMBALAMAK

  1. [-i] Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek
DAMGALAMAK

  1. [-i] Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
    • "İyi ama sabah fişimi damgaladı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [mecaz] Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek
  3. [mecaz] Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek
YARMALAMAK

  1. [-i] Uzunlamasına ikiye bölmek
BORDALAMAK

  1. [-i, denizcilik] Bir gemiye bordası hizasından yaklaşmak
    • "Selim sandalını öteki kayığa bordaladı." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bir gemiye borda hizasından çarpmak
  3. Bir geminin sancak veya iskele hizasında olmak
  4. Kıyıya paralel olarak gitmek
HIRPALAMAK

  1. [-i] Bakınız örselemek
    • "Yalnız miralayın sağ bacağını bir gülle misketi fena hâlde hırpalamış." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız dövmek
  3. [mecaz] İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak
BADANALAMA

  1. [isim] Badanalamak işi
    • "Aldığımız bilgilerde caminin önceleri süslü olduğu belirtilirken son yapılan badanalama sonucu bütün süsler örtülmüştür." (Raif Vırmiça)
OYULGALAMA

  1. [isim] Oyulgalamak işi; oyulgama
    • "Dikiş tekniklerinde; makine ve el dikişi, çırpma oyulgama ve elde kapalı baskı teknikleri kullanılmıştır." (Yusuf Küçükdağ)
LAMBALAMAK

  1. [-i] Lamba ışığıyla incelemek
    • "Yumurtaları lambalamışlar."
  2. Kapı ve pencere kenarlarına girinti açmak
PLANYALAMA

  1. [isim] Planyalamak işi
SARSALAMAK

  1. [-i] Birini veya bir şeyi sarsmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü