İçinde alama olan 10 harfli 66 kelime var. İçerisinde ALAMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alama olan kelimeler listesine ya da sonu alama ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Alama Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A A L M
4 Harfli Kelimeler
ALMA, AMAL, LAMA, MALA
3 Harfli Kelimeler
ALA, AMA, LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TORNALAMAK
-
-
[-i]
Torna ile işlemek
-
[-i]
Torna ile işlemek
- FIRÇALAMAK
-
-
[-i]
Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek
-
Sık ve bataklık ormandan geçmek
-
[mecaz]
Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek
-
[-i]
Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek
- POSTALAMAK
-
-
[-i]
Postaya vermek
- "Göndermekte geciktim, çünkü eski baskılardan elde kalmamıştı, yeni baskıyı bekliyordum, elime geçer geçmez de Gazipaşa adresine postaladım."
-
[argo]
Birini herhangi bir sebeple yanından uzaklaştırmak
- "Sonra öğretmenimiz bizi yataklarımıza postaladı."
-
[-i]
Postaya vermek
- DOSYALAMAK
-
-
[-i]
Yazıları, belgeleri dosyaya koymak
-
[-i]
Yazıları, belgeleri dosyaya koymak
- BOHÇALAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak
- "İki kat giysisini bohçaladı."
-
Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak
-
[spor]
Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak
-
[-i]
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak
- KURCALAMAK
-
-
[-i]
Nasıl bir şey olduğunu anlamak için her yerine bakmak; karıştırmak
- "Radyoyu kurcalayıp iyice bozdu."
-
Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak
- "Kilidi kurcalamışlar."
-
Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek
- "Çıbanı kurcalamamalı."
-
[mecaz]
Meşgul ve rahatsız etmek
- "Bu sorunun cevabı zihnimi bir hayli kurcalayıp durmuştur."
-
[mecaz]
Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek
- "Kurcalamazsam belki de çok iyi hazırlanmış bir senaryoyu bana gerçek diye yutturacak."
-
[-i]
Nasıl bir şey olduğunu anlamak için her yerine bakmak; karıştırmak
- BALTALAMAK
-
-
[-i]
Balta ile kesmek
-
[mecaz]
Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak; sabote etmek
-
[mecaz]
Bir olayın gerçekleşmesine engel olmak
- "Fakat Birinci Dünya Savaşı bu gidişi bir müddet baltaladı."
-
[-i]
Balta ile kesmek
- CIVATALAMA
-
-
[isim]
Cıvatalamak işi
-
[isim]
Cıvatalamak işi
- CUKKALAMAK
-
-
[-i]
Hakkı olmayan bir şeyi alıp sahiplenmek
- "Modacılar bu rüküş, rüküş olduğu kadar da komik kıyafetleri diktikten sonra paraları cukkalarken vicdanları hiç mi rahatsız olmuyordu?"
-
[-i]
Hakkı olmayan bir şeyi alıp sahiplenmek
- POMPALAMAK
-
-
[-i]
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek
- "Takım kaptanı Tulum Hayri, topu iki dizinin arasına almış ha bire pompalıyordu."
-
Tıkanan bir deliği açmak için pompaya sürekli basmak
- "İki saattir deliği açacağım diye pompala pompala canım çıktı."
-
Boru hattı yoluyla petrol göndermek
- "Irak bu kanaldan önce günlük 500 bin varil, daha sonra kapasitesi artırılarak günlük 1,5 milyon varil petrol pompaladı."
-
[mecaz]
Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek
- "Medyanın körüklemesiydi bu, medya işi pompaladı, bombardımana tabi tuttu."
-
[argo]
Birinin gururunu okşayacak sözler söylemek, abartarak övmek
-
[-i]
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek
- CUMBALAMAK
-
-
[-i]
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek
-
[-i]
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek
- DAMGALAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
- "İyi ama sabah fişimi damgaladı."
-
[mecaz]
Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek
-
[mecaz]
Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek
-
[-i]
Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
- YARMALAMAK
-
-
[-i]
Uzunlamasına ikiye bölmek
-
[-i]
Uzunlamasına ikiye bölmek
- BORDALAMAK
-
-
[-i, denizcilik]
Bir gemiye bordası hizasından yaklaşmak
- "Selim sandalını öteki kayığa bordaladı."
-
Bir gemiye borda hizasından çarpmak
-
Bir geminin sancak veya iskele hizasında olmak
-
Kıyıya paralel olarak gitmek
-
[-i, denizcilik]
Bir gemiye bordası hizasından yaklaşmak
- HIRPALAMAK
-
- BADANALAMA
-
-
[isim]
Badanalamak işi
- "Aldığımız bilgilerde caminin önceleri süslü olduğu belirtilirken son yapılan badanalama sonucu bütün süsler örtülmüştür."
-
[isim]
Badanalamak işi
- OYULGALAMA
-
-
[isim]
Oyulgalamak işi; oyulgama
- "Dikiş tekniklerinde; makine ve el dikişi, çırpma oyulgama ve elde kapalı baskı teknikleri kullanılmıştır."
-
[isim]
Oyulgalamak işi; oyulgama
- LAMBALAMAK
-
-
[-i]
Lamba ışığıyla incelemek
- "Yumurtaları lambalamışlar."
-
Kapı ve pencere kenarlarına girinti açmak
-
[-i]
Lamba ışığıyla incelemek
- PLANYALAMA
-
-
[isim]
Planyalamak işi
-
[isim]
Planyalamak işi
- SARSALAMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi sarsmak
-
[-i]
Birini veya bir şeyi sarsmak