İçinde ala olan 6 harfli 56 kelime var. İçerisinde ALA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ala olan kelimeler listesine ya da sonu ala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALA
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BALANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca balance
-
[isim]
Bakınız denge
- "Balansı bozulan pervanenin kazaya neden olmaması için hemen değiştirilmesi gerekiyordu."
-
[isim]
Bakınız denge
- HALAZA
-
-
[isim, ağızlardan]
Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin
-
[isim, ağızlardan]
Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin
- ALAÇIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çardak
- "Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı."
-
Keçeden yapılan çadır
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çardak
- KABALA
-
Kelime Kökeni: İngilizce cabala
-
[isim]
Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı
-
[din bilimi]
Her harfe gizemli bir anlam vererek Kitab-ı Mukaddes metnindeki sırları anlamaya çalışan Yahudi doktrini
-
[din bilimi]
Bu öğretinin yandaşlarının tamamı
-
[isim]
Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı
- BOALAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sürüngenler sınıfının, yılanlar takımının bir bölümü
-
[isim, hayvan bilimi]
Sürüngenler sınıfının, yılanlar takımının bir bölümü
- SİGALA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız günlük ağacı
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız günlük ağacı
- MALAVİ
-
-
[isim]
Güneydoğu Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülke; başkenti Lilongwe
-
[isim]
Güneydoğu Afrika'da, denize kıyısı olmayan bir ülke; başkenti Lilongwe
- ALADAĞ
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- ADALAR
-
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
- BALATA
-
Kelime Kökeni: Almanca Balata
-
[isim]
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde
-
Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet
- "Bir ara ne olur ne olmaz deyip frenleri, fren balatalarını gözden geçirdik."
-
[isim]
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde
- ADALAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿażālāt
-
[isim, anatomi]
Kaslar
- "Hâlbuki sizin yalnız adalatınız değil ruhunuz, hissiniz, fikriniz, hâsılı bir kelimeyle söyleyeyim, mevcudiyetiniz çalışmaya muhtaç!"
-
[isim, anatomi]
Kaslar
- ALATEN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız cüzzamlı
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız cüzzamlı
- BALAST
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballast
-
[isim]
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları
-
[denizcilik]
Bakınız safra (I)
-
[isim]
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları
- BALAYI
-
-
[isim]
Evlilik hayatının ilk ayı veya ilk günleri; cicimayı
- "Şairane, âşıkane, güzel, tatlı bir balayı geçirdik."
-
[isim]
Evlilik hayatının ilk ayı veya ilk günleri; cicimayı
- ALABAŞ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
- PEKALA
-
Kelime Kökeni: Türkçe pek + Arapça aʿlā
-
[sıfat]
Benzerlerinden aşağı olmayan
- "Pekâlâ bir ev, niçin beğenmediniz?"
-
[ünlem]
Bakınız evet
- "Pekâlâ madem biliyordun, ne diye söylemedin?"
-
[zarf]
Tabii ki
- "Pekâlâ gideceğim, siz ne karışıyorsunuz?"
-
[zarf]
Bakınız kuşkusuz
- "Gece yarısını geçmiş olmasına rağmen, hiç olmazsa, arkadaşım pekâlâ beni bekleyebilirdi."
-
[zarf]
Çok iyi
- "Hâlbuki yalının rehinde olduğunu pekâlâ işitmiştim."
-
[sıfat]
Benzerlerinden aşağı olmayan
- ALAKOK
-
Kelime Kökeni: Fransızca à la coque
-
[isim]
Rafadan yumurta
- "Sabahleyin kendisine bir alakok ziyafeti çekecekti."
-
[isim]
Rafadan yumurta
- ALAÇAM
-
-
[isim, bitki bilimi]
Rengi kızıla yakın bir tür çam (Picea excelsa)
-
[isim, bitki bilimi]
Rengi kızıla yakın bir tür çam (Picea excelsa)
- İMALAT
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿmālāt
-
[isim, ticaret]
Ham madde işlenerek yapılan her türlü mal
-
İşlenerek yapılan üretim
- "Bu paketler satılsın, imalata ondan sonra devam edilecekti."
-
[isim, ticaret]
Ham madde işlenerek yapılan her türlü mal
- ALAMOT
-
Kelime Kökeni: Fransızca â la mode
-
[sıfat]
Modaya göre, modaya uygun
- "Evet, çok şık! Haydi Refi Bey, gelin size bir tayyör yaptıralım, alamot bir şey!"
-
Modayı takip eden
-
[sıfat]
Modaya göre, modaya uygun