İçinde ala olan 5 harfli 51 kelime var. İçerisinde ALA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ala olan kelimeler listesine ya da sonu ala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALA
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TALAN
-
-
[isim]
Bakınız yağma (II)
-
[isim]
Bakınız yağma (II)
- TALAK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭalāḳ
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Evliliğin sona ermesi, erkeğin karısını boşaması
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Evliliğin sona ermesi, erkeğin karısını boşaması
- TALAŞ
-
-
[isim]
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
-
[isim]
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
- TALAZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Büyük ve kabarık dalga
-
İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde oluşan kabarıklık
-
[isim, ağızlardan]
Büyük ve kabarık dalga
- TALAS
-
-
[isim]
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
- HALAS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalāṣ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtuluş
- "... acaba böyle bir halas noktasına erişilebiliyor muydu?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kurtuluş
- HALAT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip
-
[isim]
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip
- HALAY
-
-
[isim]
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu
- "Davullar dövüldü, zurnalar halay havaları üfürdü, düğün dernek kutlandı."
-
[isim]
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu
- ÇALAK
-
Kelime Kökeni: Farsça çālāk
-
[sıfat, eskimiş]
Eline ayağına çabuk, atik, çevik olan
-
[sıfat]
Hızlı, tempolu olan
- "Bu geceler alafranga musikinin çevik, kuvvetli, cerbezeli ve çalak sesleri, Ada’nın bütün bu Nizam semtini doldururmuş."
-
[zarf]
Eline ayağına çabuk, atik, çevik bir biçimde
- "Norveçli bir seyyah gibi çalak, köprüye indim ve vapura bindim."
-
[sıfat, eskimiş]
Eline ayağına çabuk, atik, çevik olan
- PALAN
-
Kelime Kökeni: Farsça pālān
-
[isim]
Genellikle eşeklere, bazen de atlara vurulan, kaşsız, enli, yayvan ve yumuşak bir tür eyer; kürtün (I)
- "Yamalı çorap, patiska don, palandan bozma gocuk, pantolonu kısalmış, ağı yırtık, bilmem neresinden."
-
[isim]
Genellikle eşeklere, bazen de atlara vurulan, kaşsız, enli, yayvan ve yumuşak bir tür eyer; kürtün (I)
- FALAN
-
Kelime Kökeni: Arapça fulān
-
[zamir]
Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime; filan, falanca
- "Bana “falan geldi, falan gitti” diye anlatmaya başladı."
-
[isim]
Cümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek "ve benzerleri" anlamında kullanılan bir söz
- "Hiç heyecan falan göstermiyor."
-
[sıfat]
Tarih, yer, kişi vb.nin önüne gelerek tekrarlanmak istenmeyen sözlerin yerine kullanılan kelime; falanca
- "Falan tarihte, falan yerde, falan kişi ile gezerken sizi gördüm."
-
[zamir]
Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime; filan, falanca
- BALAR
-
Kelime Kökeni: Farsça bālār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız pedavra
-
[isim, eskimiş]
Bakınız pedavra
- ÇALAR
-
-
[isim]
Bakınız ayırtı
-
[isim]
Bakınız ayırtı
- ÇALAP
-
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız Allah
- "Suyun akar yalap yalap / Böyle emreylemiş Çalap"
-
[isim, eskimiş, din bilimi]
Bakınız Allah
- SKALA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scala
-
[isim]
Genellikle ölçü aletlerinde gösterge çizelgesi
- "Akımölçerin skalası."
-
Bir rengin belirli bir tonunun sağa doğru giderek artan miktarda beyaz, sola doğru giderek artan miktarda siyah katılarak elde edilebilen türevlerini gösteren cetvel
-
[müzik]
Bir bestede kullanılabilecek aynı türden sesler kümesi
-
[eskimiş, müzik]
Bakınız gam (II)
-
[isim]
Genellikle ölçü aletlerinde gösterge çizelgesi
- PALAZ
-
-
[isim]
Kaz, ördek, güvercin vb. bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu; badik
- "Sarı yaylam bu yıl da seni yaylayamadım / Ala kar iken palazların avlayamadım"
-
[isim]
Kaz, ördek, güvercin vb. bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu; badik
- BALAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballade
-
[isim, edebiyat]
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü
-
[müzik]
Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü
-
[müzik]
Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser
- "Schubert'in balatları."
-
[isim, edebiyat]
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü
- KOALA
-
-
[isim]
Avustralya'da yaşayan, okaliptus yapraklarıyla beslenen, yaklaşık 80 santimetre boyunda, otçul, kuyruksuz, keseli, tüyleri soluk boz veya sarımsı renkte olan bir tür memeli (Phascolarctos cinereus)
-
[isim]
Avustralya'da yaşayan, okaliptus yapraklarıyla beslenen, yaklaşık 80 santimetre boyunda, otçul, kuyruksuz, keseli, tüyleri soluk boz veya sarımsı renkte olan bir tür memeli (Phascolarctos cinereus)
- PALAS
-
Kelime Kökeni: Fransızca palace
-
[isim]
Lüks otel
- "Tanınmaz, anonim bir insan olmanın zevkine vardığımız oteller, palaslar yoktu."
-
[eskimiş]
Gösterişli yapı; saray
-
[sıfat, argo]
Kolay, rahat
- "Yarınki derslerin hepsi palas."
-
[sıfat, argo]
Kolaylık gösteren, hoşa giden (nesne, kimse, yer)
-
[isim]
Lüks otel
- PALAU
-
-
[isim]
Büyük Okyanus'un batısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Ngerulmud
-
[isim]
Büyük Okyanus'un batısında adalardan oluşan bir ülke; başkenti Ngerulmud