İçinde ala olan 10 harfli 322 kelime var. İçerisinde ALA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ala olan kelimeler listesine ya da sonu ala ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ala Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A L

3 Harfli Kelimeler

ALA

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALKALAMAK

  1. [-i] Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak; çalkamak
    • "Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!" (Attilâ İlhan)
  2. [nesnesiz] İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
    • "Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
    • "Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak."
  4. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
  5. [nesnesiz] Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
    • "Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  6. Kuluçka yumurtalarını çevirmek
  7. Sağlığının bozulmasına yol açmak
KALAYLATMA

  1. [isim] Kalaylatmak işi
KURCALAYIŞ

  1. [isim] Kurcalama işi
POSTALATMA

  1. [isim] Postalatmak işi
FRANCALACI

  1. [isim] Francala yapan veya satan kimse
  2. Francala yapılıp satılan dükkân veya fırın
    • "Fırınlar da ekmekçi, francalacı, börekçi, katmerci ve peksimet fırınları olarak yazılmışlardır." (Mübahat S. Kütükoğlu)
SITMALANMA

  1. [isim] Sıtmalanmak işi
KURCALANIŞ

  1. [isim] Kurcalanmak işi
NOKTALANIŞ

  1. [isim] Noktalanmak işi
SIRALANMAK

  1. [nesnesiz] Sıra oluşturacak biçimde yer almak
    • "Rafların üst katlarında düzenli düzenli sıralanmış kitaplar, alt katlara doğru bir karmaşa hâlini almış." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Sıraya, düzene konulmak
    • "Her lakırtı konuşulmuş, yapılacak şeyler sıralanmış, yalnız onları yapmak, yaptırmak kalmıştı." (Memduh Şevket Esendal)
KARALATMAK

  1. [-i] Karalama işini yaptırmak
AMBALAJSIZ

  1. [sıfat] Ambalajlanmamış
  2. [zarf] Ambalajlanmamış bir biçimde
BOCALATMAK

  1. [-i] Bocalamasına yol açmak
    • "Şefik’in bu beklenilmez inceliği mi böylesine bocalattı?" (Demirtaş Ceyhun)
FIRÇALAYIŞ

  1. [isim] Fırçalamak işi
DALGALANMA

  1. [isim] Dalgalanmak işi; temevvüç
    • "Lakin deniz görmemiş bu insanların ilk dalgalanmada güverteyi berbat edişlerini müşahede etmeniz kaçınılmaz." (İsmet Özel)
  2. [ekonomi] Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı
  3. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan; sansasyon
  4. [mecaz] Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık
  5. [spor] Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi
BOHÇALAMAK

  1. [-i] Bir şeyi bohça içine koyup sarmak
    • "İki kat giysisini bohçaladı." (Yusuf Atılgan)
  2. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak
  3. [spor] Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak
KOPYALANIŞ

  1. [isim] Kopyalanmak işi
ALAKALANMA

  1. [isim] Bakınız ilgilenme
FAYDALANIŞ

  1. [isim] Bakınız yararlanış
ÇAPALANMAK

  1. [nesnesiz] Bir yer çapa ile kabartılmak
MAŞALANMAK

  1. [nesnesiz] Maşa ile tutturulmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü