İçinde al olan 7 harfli 677 kelime var. İçerisinde AL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında al olan kelimeler listesine ya da Sonu al ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALEVSİZ
-
-
[sıfat]
Alevi olmayan
-
[sıfat]
Alevi olmayan
- DALANCI
-
-
[isim]
Lobici
-
[isim]
Lobici
- DİYALEL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü
-
[isim]
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü
- ÇALINIŞ
-
-
[isim]
Çalınma işi veya biçimi
-
[isim]
Çalınma işi veya biçimi
- İMMORAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Töretanımaz
-
[sıfat]
Töretanımaz
- YALITIM
-
-
[isim]
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
-
Elektrik, ses ve ısı akımını engelleme, izolasyon
-
[isim]
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
- ALINLIK
-
-
[isim]
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası
-
Yapılarda cephe süsü
-
[isim]
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası
- İTHALAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
-
Bir ülke için başka bir ülkeden alınan malların bütünü
-
[isim]
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
- KALAFAT
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Aşağısı dar, yukarısı geniş bir çeşit yeniçeri başlığı
-
Osmanlı İmparatorluğu'nda vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık
-
Onarma, tamir etme
-
[isim]
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
- SALAKÇA
-
-
[sıfat]
Salağa yakışan
-
[zarf]
Salağa yakışır bir biçimde
-
[sıfat]
Salağa yakışan
- HALKALI
-
-
[sıfat]
Halkası olan
- "Kulaklarının birinde ama yalnız birinde halkalı bir küpe." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Bir tür olta iğnesi
-
[sıfat]
Halkası olan
- İHTİFAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anma töreni
- "Mevlana ihtifali."
-
[isim]
Anma töreni
- BALKIMA
-
-
[isim]
Balkımak işi
-
[isim]
Balkımak işi
- ÇIKMALI
-
-
[sıfat]
Çıkma durumunda olan
-
[sıfat]
Çıkma durumunda olan
- KRALİÇE
-
-
[isim]
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece
- "İngiltere kraliçesi."
-
Kendi cinsleri arasında herhangi bir bakımdan üstünlüğü olan kadın
- "Güzellik kraliçesi. Dans kraliçesi."
-
İngiliz sterlini
-
[isim]
Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece
- REALİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Gerçekçi
- "Kukla oyunu realist bir yansıtma değil." (Haldun Taner)
- "Her türlüsünde de faydalarını ve mahzurlarını görecek kadar realist olalım." (Peyami Safa)
-
Gerçekçi
- YALATMA
-
-
[isim]
Yalatmak işi
-
[isim]
Yalatmak işi
- ESKALOP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti
-
[isim]
İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti
- VALLAHİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
"Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında bir yemin sözü, billahi, tallahi
- "Vallahi, arkadaş bu resimleri senin yaptığına kimse inanmaz." (Peyami Safa)
-
[isim]
"Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında bir yemin sözü, billahi, tallahi
- AROMALI
-
-
[sıfat]
Hoş kokulu
-
[sıfat]
Hoş kokulu