İçinde al olan 6 harfli 491 kelime var. İçerisinde AL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında al olan kelimeler listesine ya da Sonu al ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GAGALI
-
-
[sıfat]
Gagası olan
-
[isim]
Gagaburun
-
[sıfat]
Gagası olan
- KALİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Nitelik
- "Saatin kalitesi, kurgu mekanizmasında yani zembereğindedir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Üstün nitelikli
- "Kalite şarap."
-
[isim]
Nitelik
- SAYKAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Maden, ayna vb. nesneleri parlatmak için kullanılan cila
-
Cilalamakta kullanılan araç
-
Bu cilayı yapan kimse
-
[isim]
Maden, ayna vb. nesneleri parlatmak için kullanılan cila
- MALAGA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İspanya'nın Malanga yöresinde yapılan bir tür şarap
-
İri taneli misket üzümü
-
[isim]
İspanya'nın Malanga yöresinde yapılan bir tür şarap
- ALAYCI
-
-
[sıfat]
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi
-
Alay eden, küçümseyen (tutum)
- "Sonra laubali ve alaycı bir tavırla cevap verdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi
- GRİBAL
- ...
- VİDALA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çanta ve ayakkabı yapılan tabaklanmış dana derisi
-
[isim]
Çanta ve ayakkabı yapılan tabaklanmış dana derisi
- YALAMA
-
-
[isim]
Yalamak işi
-
[sıfat]
Üzeri düzleşmiş, dişleri aşınmış olan (vida, cıvata vb.)
-
[sıfat]
Fırça izleri belli etmeden yapılan (resim)
-
[isim]
Yalamak işi
- DAVALI
-
-
[sıfat]
Dava edilen (kimse), müddeialeyh
-
Davası olan (kimse)
- "Mübaşir ilk duruşmanın davacı ve davalısını çağırıyordu." (Ayşe Kulin)
-
Dava konusu olan
- "Bu ev davalıdır."
-
[sıfat]
Dava edilen (kimse), müddeialeyh
- FALANJ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eski Yunanlarda, özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay
-
Bazı ülkelerde yarı askerî, siyasi kuruluş
- "İspanya Ulusal Falanjı."
-
[isim]
Eski Yunanlarda, özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay
- HAYALI
- ...
- KALPAK
-
-
[isim]
Kesik koni biçiminde deri, kürk veya kumaştan yapılmış başlık
- "Hanımı, onun kalpağını otomobile dar yetiştirebilmişti." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Kesik koni biçiminde deri, kürk veya kumaştan yapılmış başlık
- SALKIM
-
-
[isim]
Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve
- "Bunu görünce Behzat da iki salkım muzu oradakilere dağıtmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
Ana saptan çıkan yan çiçekleri, sapları hep aynı uzunlukta olan çiçek durumu
-
Baklagillerden, salkım durumunda mor çiçekler açan ve çoğu asma gibi çardağa sarılan ağaç türü ve çiçeği (Wistaria sinensis)
-
Topla atılan demir parçaları
-
[isim]
Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve
- GALYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 31, atom ağırlığı 69,72, yoğunluğu 5,9 olan, 29,8 °C'de eriyen, çok seyrek bulunan, alüminyumu andıran bir element (simgesi Ga)
-
[isim]
Atom numarası 31, atom ağırlığı 69,72, yoğunluğu 5,9 olan, 29,8 °C'de eriyen, çok seyrek bulunan, alüminyumu andıran bir element (simgesi Ga)
- KALBUR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
-
[isim]
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
- PORTAL
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Ana kapı
-
Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası
-
[isim]
Ana kapı
- ALABAŞ
-
-
[isim]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
-
[isim]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
- ASFALT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm
-
Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım
- "Yazın tozdan, kışın çamurdan geçilmeyen yollar asfalt oluverdi." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Bu karışımla kaplanmış
- "Otomobile bindik ve uzun bir asfalt yol üzerinde koşmaya koyulduk." (Ahmet Haşim)
-
[isim]
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm
- HALVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Issız yerde yalnız kalma
-
Issız ve kapalı yer
-
Hamamlarda çok sıcak küçük yer
-
[isim]
Issız yerde yalnız kalma
- PALUZE
- ...