İçinde al olan 4 harfli 79 kelime var. İçerisinde AL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında al olan kelimeler listesine ya da Sonu al ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALFA

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Yunan alfabesinin birinci harfi

ALGI

  1. [isim] Kazanç, alacak
  2. Rüşvet
  3. Vergi

OPAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı
  2. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş

KALA

  1. [zarf] Kaldığında
    • "Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık." (Ahmet Haşim)

JALE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Gece yağan ve yapraklara konan ince nem, çiğ, kırağı

PALA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
    • "Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Üstelik gazetecilikte de yıllarca pala çaldı." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Biz de az çok pala sürttük." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü
  3. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste

ALEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bayrak
    • "Kara elmas sözü de taş kömürüne alem olmuştur." (Burhan Felek)
  2. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça

ÇALI

  1. [isim] Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki

OVAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi
  2. Kapalı, dışbükey ve uzunca (bütün eğriler), özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan (simetrik eğri)

BALO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Danslı ve özel giysili gece eğlencesi
    • "O zaman nişan balosu falan yoktu, olsa da şoförün balosu mu olur?" (Aka Gündüz)
    • "İki ay sonra sahici bir balo vereceğiz." (Halide Edip Adıvar)

GALA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Resmî bir törenden sonra yapılan büyük ve gösterişli şölen
  2. Ön gösterim
    • "Yalnız bir gece için ecnebilere verdiği bir Kontes Maritza galasını da hiç unutamazdı." (Haldun Taner)

KRAL

  1. [isim] En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse
    • "İngiliz kralı."
  2. Herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kimse
    • "Satranç kralı."
  3. Çok başarılı ve zengin iş adamı
    • "Şimdiki adı konserve kralı olan birisi ile tanıştım." (Aka Gündüz)
  4. [sıfat] Üstün, çok iyi
    • "Firuzağa'da şirin, kutu gibi, manzarası çok kral bir çatı katına taşındı." (Atilla İlhan)

PALU
...
ALİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bilen, bilici

AMAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İşler, işlemler

ALİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hastalıklı, sakat
    • "Bu insanlarla ciddi bir mücadeleye girişmek, bana sokakta alil bir dilenciye hakaret etmek kadar ayıp görünüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

ALDI

  1. "söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz
    • "Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı." (Necati Cumalı)
    • "Uykuysa, uyumak bir marifetse al uykuyu diyerek akşama kadar uyudum." (Tarık Buğra)
    • "Al sana bir bela daha!"
    • "Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık." (Atilla İlhan)

BALE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
  2. Bu tür gösteri yapan sanatçı topluluğu
    • "Devlet Opera ve Balesi."

ANAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Anüsle ilgili
  2. [zarf] Anüs yoluyla

HALT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma
    • "Biz erkekler de öyle haltlar ederiz ki kadınlar ne yapsalar haklıdırlar." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Şu kendisine üç saniye gibi gelen bir saat on beş dakika zarfında ne halt karıştırmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "On beş yaşında bu haltları yerse yirmi yaşına geldiği zaman ne yapacak?" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma
  3. Uygun olmayan, beğenilmeyen şey
    • "Zehri şurupla, daha bilmem ne haltla karıştırıp yudum yudum içmek, pis şey, iğrenç şey." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü