İçinde alı olan 9 harfli 200 kelime var. İçerisinde ALI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alı olan kelimeler listesine ya da sonu alı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Alı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAPALILIK
-
-
[isim]
Kapalı olma durumu
-
[edebiyat]
Etkisini artırmak için anlamın bilerek, isteyerek kapalı bırakılması; ipham
-
[isim]
Kapalı olma durumu
- YALITILMA
-
-
[isim]
Yalıtılmak işi
- "O yüce ülkülerin romandan yalıtılması, eleştirmenlerimize aykırı gelecek."
-
[isim]
Yalıtılmak işi
- ARALIKSIZ
-
-
[sıfat]
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan
-
Ara vermeden devam eden; mütemadi
-
[zarf]
Ara vermeden; arasız, mütemadi, mütemadiyen, vira
- "Akşama doğru artan dayanılmaz kokuya rağmen kadavra üzerinde tam iki gün aralıksız çalıştı."
-
[sıfat]
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan
- İSTİHZALI
-
-
[sıfat]
İstihzası olan
- "Eniştemiz bizi şahit tuttukça babam da istihzalı bir tavır alır, kıs kıs gülerdi."
-
[sıfat]
İstihzası olan
- SİCİLYALI
-
-
[isim]
Sicilya halkından olan kimse
-
[isim]
Sicilya halkından olan kimse
- LAPONYALI
-
-
[isim]
Bakınız Lapon
-
[isim]
Bakınız Lapon
- LETONYALI
-
-
[isim]
Letonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Letonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- FALÇATALI
-
-
[sıfat]
Falçatası olan
-
[sıfat]
Falçatası olan
- ONDALIKÇI
-
-
[isim]
Onda bir pay alarak çalışan kimse
-
[isim]
Onda bir pay alarak çalışan kimse
- TAMLAMALI
-
-
[sıfat, edebiyat]
Tamlama içeren; terkipli
-
[sıfat, edebiyat]
Tamlama içeren; terkipli
- TINLAMALI
-
-
[sıfat]
"Tın" sesi çıkaran
-
Ahenkli, ritmik olan; taninli
- "Eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu."
-
[sıfat]
"Tın" sesi çıkaran
- AKTARMALI
-
-
[sıfat]
Aktarma gerektiren
- "Aktarmalı tren."
-
[zarf]
Aktarma yaparak
- "İncekum'dan Ellen'i yine Antalya'ya götürdük. İstanbul'dan aktarmalı New York'a döndü."
-
[sıfat]
Aktarma gerektiren
- USTALIKLA
-
- BUDALALIK
-
-
[isim]
Bakınız aptallık
- "Çok zeki olduğundan budalalığı bağışlamaz, alaya alır, bazen bir kişinin veya bir olayın gülünç yanlarını abartır."
-
Bakınız akılsızlık
-
[isim]
Bakınız aptallık
- ALIŞILMAK
-
-
[-e]
Bir şeye alışmış duruma gelinmek
- "Bu günlük temsil sözünü kullanırken onu alışılmış bir tabir olarak alıyoruz."
-
[-e]
Bir şeye alışmış duruma gelinmek
- JAPONYALI
-
-
[isim]
Japonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Japonya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- PATLAMALI
-
-
[sıfat]
Hava etkisiyle benzinin, petrolün, alkolün hızlı yanmasıyla çalışan (motor)
-
[sıfat]
Hava etkisiyle benzinin, petrolün, alkolün hızlı yanmasıyla çalışan (motor)
- OTURMALIK
-
-
[isim, mimarlık]
Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm; oturma duvarı, subasman
-
[isim, mimarlık]
Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm; oturma duvarı, subasman
- SENDİKALI
-
-
[sıfat]
Sendika üyesi olan
-
[sıfat]
Sendika üyesi olan
- BALIKLAVA
-
-
[isim]
Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer
-
[isim]
Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer