İçinde akı olan 4 harfli 9 kelime var. İçerisinde AKI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akı olan kelimeler listesine ya da sonu akı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Akı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I K
3 Harfli Kelimeler
AKI
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKIŞ
-
-
[isim]
Akmak işi
- "Okudukça kırk gündür ruhumdan gözlerime sızan o billur akış durdu."
-
Geçip gitme, sürüp gitme
- "Otuzumuzla kırkımız arasındaki son sarhoşluk çağımızı da tüketmek üzereydik ya, günlerin akışı aynı hızı koruyordu."
-
Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme
- "Metin aynı zamanda müziksel bir akış da içermektedir."
-
Yeni fethedilen topraklara doğru topluca gitme
- "Meğer o akış da Rumeli topraklarında son istila hareketimizmiş."
-
[isim]
Akmak işi
- AKIN
-
-
[isim]
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması
- "Adayı bir rençper akını doldurmuştu."
-
Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılan baskın
- "Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik / Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik"
-
[spor]
Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru topluca girişilen hücum
-
[isim]
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması
- AKIM
-
-
[isim]
Akmak işi
-
[fizik]
Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi; akıntı, cereyan, seyyale
- "Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu."
-
Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, tarz
- "Gerçekçilik akımı."
-
Bakınız hareket
-
[coğrafya]
Bakınız debi
-
[isim]
Akmak işi
- AKIL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳl
-
[isim]
Düşünme, anlama ve kavrama gücü; us
- "Akıl olmazsa para hiçbir işe yaramazdı. İşte arkadaşlarının hâli!.."
-
Herhangi bir konuda salık verilen yol
- "Dilâver Ağa, ‘denize düşen usturaya sarılır’ hesabı, bu aklı beğenmiş oldu."
-
Bir şeyi başka bir şeyden ayırt etme gücü
- "Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve!"
-
[ruh bilimi]
Bakınız bellek
- "Hâlâ aklımda o tufan yağmuru."
-
[isim]
Düşünme, anlama ve kavrama gücü; us
- YAKI
-
-
[isim]
Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça
- "Hardal yakısı."
-
[isim]
Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça
- TAKI
-
-
[isim]
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü
-
Kadınların ziynet eşyası; ağırlık, asım takım
- "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."
-
[dil bilgisi]
Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki
- "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."
-
[isim]
Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü
- BAKI
-
- RAKI
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaraḳī
-
[isim]
Üzüm, incir, erik vb. meyvelerin alkolle mayalanarak damıtılmasıyla elde edilen içki; aslansütü, imamsuyu
- "Mollanın ağzından sert bir rakı kokusu çıkıyordu."
-
[isim]
Üzüm, incir, erik vb. meyvelerin alkolle mayalanarak damıtılmasıyla elde edilen içki; aslansütü, imamsuyu
- ÇAKI
-
-
[isim]
Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı
- "İki çocuk tahta saplı bir çakı ile kollarını çizdiler."
-
[hayvan bilimi]
Bakınız süline
-
[isim]
Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı