İçinde aklı olan 8 harfli 64 kelime var. İçerisinde AKLI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aklı olan kelimeler listesine ya da sonu aklı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aklı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K L

4 Harfli Kelimeler

AKIL, AKLI, ALIK

3 Harfli Kelimeler

AKI, KAL, KIL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZİKZAKLI

  1. [sıfat] Zikzak biçiminde olan
    • "Kubbe zikzaklı bir şekilde örülen tuğlalarla süslenmiştir." (İbrahim Hakkı Konyalı)
  2. [mecaz] Sık sık düşünce değiştiren
    • "… bir sürü zikzaklı gelişmelerle işin tekrar Meclisçe ele alınması Ekim 1925’e kaldı." (Şevket Süreyya Aydemir)
KUNDAKLI

  1. [sıfat] Kundağı olan
  2. Kundağa sarılmış olan
    • "Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu." (Ömer Seyfettin)
SICAKLIK

  1. [isim] Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği; alev (I), hararet
    • "Sobanın sıcaklığı."
  2. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi; suhunet
    • "Havanın sıcaklığı."
  3. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer
  4. [coğrafya] Kaynağını güneşten alan, cisimlerin molekül hareketleri ile ortaya çıkan ve termometre ile ölçülebilen enerji; suhunet
  5. [mecaz] Sevgi, içtenlik ve sevimlilik
    • "Türkçesinde bir tutukluk vardır ama anlatımındaki sıcaklık bütün aksaklıkları bir anda silip yok eder." (Salâh Birsel)
AĞLAKLIK

  1. [isim] Ağlak olma durumu
KIYAKLIK

  1. [isim] Kıyak olma durumu
  2. [argo] Kıyakçıya yakışır davranış
SAPAKLIK

  1. [isim] Belli bir ölçüye, belli bir kurala uymama durumu
  2. [ruh bilimi] Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu; anomali
MIZRAKLI

  1. [sıfat] Mızrağı olan, mızrak taşıyan
    • "Kazığın yanında mızraklı bir asker nöbet beklesin!" (Necip Fazıl Kısakürek)
TABAKLIK

  1. [isim] Tabak koymaya yarayan ve üst üste birkaç kattan oluşan raf
    • "Beton tezgâh, tahta tabaklık, bir de küçük mavi tüpümüz." (Hanife Altun)
  2. [sıfat] Tabak miktarı, bir tabağın aldığı kadar
    • "Birkaç tabaklık yemeğim vardı akşamdan. Isıttım onları." (Fatma Çetin Kabadayı)
OLANAKLI

  1. [sıfat] Olma ihtimali bulunan; kabil
    • "Onu dinledikten sonra olanaklı olduğunca ilişkimizi gizleyerek Mine'nin başına gelenleri anlatıyorum." (Ahmet Ümit)
LEYLAKLI

  1. [sıfat] İçinde leylak bulunan
    • "Görsem Erenköyü'ndeki leylaklı bahçede / Cananla bir zaman konuşup içtiğim yeri" (Yahya Kemal Beyatlı)
KULAKLIK

  1. [isim] Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf
  2. [teknik] Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç
  3. Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç
TIRNAKLI

  1. [sıfat] Tırnağı olan
    • "Kurban edilecek hayvanların iki tırnaklı olması lazımdır." (Burhan Felek)
DAYAKLIK

  1. [sıfat] Dayağı hak eden (kimse)
    • "İşte o herif tam dayaklık idi." (Erkin Koray)
OTURAKLI

  1. [sıfat] Sağlam, gösterişli
    • "Çoğu dört köşe, kalın, oturaklı olan Arap üslubu minareler o ruhaniliği vermez." (Refik Halit Karay)
  2. Yerinde sağlam duran
  3. Doğal yapısına, amacına uygun
  4. Yerinde ve sırasında söylenen, çarpıcı (söz)
  5. [mecaz] Saygı uyandıran, ağırbaşlı (kimse)
    • "Seçmenleriniz sizin daha bir oturaklı, daha bir ağırbaşlı, daha bir ölçülü olmanızı isterler." (Haldun Taner)
KURSAKLI

  1. [sıfat] Kursağı olan
    • "Kursaklı düdük."
  2. [ağızlardan] Guatr hastalığı olan (kimse)
YATAKLIK

  1. [sıfat] Yatak yapmaya uygun
  2. [isim] Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet; karyola
    • "Yataklığın etrafında bir şeyin dolaştığına, süründüğüne dikkat ettim." (Halit Ziya Uşaklıgil)
  3. [isim, mecaz] Suçluları barındırma, gizlice yardım etme
KAYNAKLI

  1. [sıfat] Belli bir kaynaktan gelen
    • "O zaman da bunun egzotik kaynaklı bir ilgi olabileceğini düşünmüştüm." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Kaynak yapılmış
KOLÇAKLI

  1. [sıfat] Kolçağı olan
    • "Ellerin elçekli gelin / Kolların kolçaklı gelin" (Halk türküsü)
ORTAKLIK

  1. [isim] Ortak olma durumu; iştirak, müşareket, şeriklik
    • "Dil birliği, anlaşamamak yüzünden doğabilecek ayrılıkların karşılıklı düşmanlıkları giderebileceği bir ortaklık tabanıdır." (Nermi Uygur)
  2. [ticaret] İki veya daha çok kimsenin iş yaparak kazanç elde etmek için birleşmeleri; şirket
YAMAKLIK

  1. [isim] Yamak olma durumu; el ulaklığı
    • "Ancak günün birinde, yeryüzü bu, bilinmez, belki taksinin birinde şoför yamaklığı yaparım." (Nâzım Hikmet)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü