İçinde akl olan 8 harfli 103 kelime var. İçerisinde AKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akl olan kelimeler listesine ya da Sonu akl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SUSAKLIK
-
-
[isim]
Susamış olma durumu
-
Salaklık, aptallık
-
[isim]
Susamış olma durumu
- BOĞMAKLI
-
-
[sıfat]
Boğmakları olan
-
[sıfat]
Boğmakları olan
- ALACAKLI
-
-
[sıfat]
Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı
- "Gelir desen dar gelir / Günaşırı alacaklılar gelir." (Orhan Veli Kanık)
-
[sıfat]
Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı
- ALÇAKLIK
-
-
[isim]
Alçak olma durumu
-
Alçakça davranış, şenaat
-
[isim]
Alçak olma durumu
- AHMAKLIK
-
-
[isim]
Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık
- "Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılaşırız." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık
- TAKLİTÇİ
-
-
[isim]
Bir şeyin benzerini yapan kimse
-
Birinin yaptıklarını, davranışlarını aynen yapmaya çalışan kimse
-
Birinin veya bir şeyin davranışlarını, konuşmalarını tekrarlayarak eğlendiren kimse, mukallit
-
[isim]
Bir şeyin benzerini yapan kimse
- DİYAKLAZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çatlak
-
[isim]
Çatlak
- KAYNAKLI
-
-
[sıfat]
Belli bir kaynaktan gelen
- "Londra kaynaklı bir habere göre..."
-
Kaynak yapılmış
-
[sıfat]
Belli bir kaynaktan gelen
- NAKLETME
-
-
[isim]
Nakletmek işi
-
[isim]
Nakletmek işi
- SAKLAMAK
-
-
[-i]
Elinde bulundurmak, tutmak
- "Okul kitaplarımı saklıyorum."
-
[-i]
Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak
- "Paralarını kasada saklıyor."
-
Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
-
[-i]
Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek
- "Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak."
-
[-i]
Gizli tutmak, duyurmamak
- "Bu haberi ondan saklamışlar."
-
[-i]
Birine vermek için ayırmak
- "Bu kitabı size sakladım."
-
[nsz]
Korumak, esirgemek
- "Allah saklasın."
-
[-i]
Elinde bulundurmak, tutmak
- KALPAKLI
-
-
[sıfat]
Kalpak giymiş
- "O üç kişinin yanı başındaki masaya kalpaklı, poturlu bir adam geldi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Kalpak giymiş
- KONAKLIK
-
-
[isim]
Konak olmaya uygun yer
-
Konak kadar alınan yol
-
[isim]
Konak olmaya uygun yer
- AĞLAKLIK
- ...
- KAZAKLIK
-
-
[isim]
Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
-
[isim]
Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu
- BUNAKLIK
-
-
[isim]
Bunak olma durumu
- "Bende bunaklık daha başlamadı, bunaklık veya sapıklık..." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Bunak olma durumu
- YAKLAŞIK
-
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî
- "Yaklaşık bir hesap. Yaklaşık bir sayı."
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî
- KATAKLAZ
- ...
- DAYAKLIK
-
-
[sıfat]
Dayağı hak eden (kimse)
-
[sıfat]
Dayağı hak eden (kimse)
- KIZAKLIK
-
-
[isim]
Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri
-
[isim]
Döşeme tahtalarının altına çaprazlama olarak konulan uzun ve yassı direklerden her biri
- BACAKLIK
-
-
[isim]
Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu
-
[isim]
Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu