İçinde akı olan 7 harfli 78 kelime var. İçerisinde AKI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akı olan kelimeler listesine ya da sonu akı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Akı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K

3 Harfli Kelimeler

AKI

2 Harfli Kelimeler

AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAKIMLI

  1. [sıfat] İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
    • "Bulgaristan’da Hasköy’de Otman Baba Dergâhı yine bakımlı idi." (Bedri Noyan)
  2. Beslenme, giyinme vb. gereksinimleri iyi bir biçimde karşılanmış
    • "Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi." (Tarık Buğra)
  3. Kıyafet, beden temizliği vb. bakımından kendisine özen gösteren
  4. Özen gösterilmiş (saç, sakal vb.)
    • "Çalışanların da kıyafetleri, saçı sakalı bakımlı ve temiz olmalıdır." (Bahtiyar Eren)
ŞAKIRTI

  1. [isim] Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
    • "Birdenbire kesildi halkın lakırtıları / Korku içinde durdu tavla şakırtıları" (Enis Behiç Koryürek)
ŞAKIYIŞ

  1. [isim] Şakımak işi
NAKIŞLI

  1. [sıfat] Nakşı olan
    • "Kadın nakışlı sofrayı getirdi, ortaya attı." (Yusuf Kemal)
BAKINIŞ

  1. [isim] Bakınmak işi
SAKINMA

  1. [isim] Sakınmak işi; içtinap, tahaffuz, tevakki
  2. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma
  3. [spor] Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket
ÇAKIŞIK

  1. [sıfat, matematik] Çakışmış olan
    • "Çakışık üçgenler."
SAKINIŞ

  1. [isim] Sakınmak işi
BAKINMA

  1. [isim] Bakınmak işi
    • "Otele giriş çıkışları, lobide oturup etrafa bakınması artık diğerlerini ilgilendirmiyordu." (Saim Kolhan)
LAKIRTI

  1. [isim] Bakınız söz
    • "Birdenbire kesildi halkın lakırtıları / Korku içinde durdu tavla şakırtıları" (Enis Behiç Koryürek)
  2. [mecaz] Boş söz, dedikodu, laf
    • "Lakırtıdır o, aldırma!"
BAKINDI

  1. [ünlem, ağızlardan] “Bak hele, olacak şey mi?” anlamlarında şaşma bildiren bir söz
SAKIZCI

  1. [isim] Sakız yapan veya satan kimse
TAKINTI

  1. [isim] Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
    • "Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez." (Burhan Felek)
  2. Bütünlemeye kalınan ders
  3. Küçük, önemsiz borç
  4. [ruh bilimi] Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük; obsesyon
    • "Sözünü ettiğim takıntı bana rahmetli babamdan miras kaldı." (Ahmet Ümit)
  5. [argo] İlişki kurulan kimse
YAKINIŞ

  1. [isim] Yakınmak işi
SAKINTI

  1. [isim] Sıkıntıya yol açabilecek durumlara karşı alınan önlem; ihtiyat
KAKINTI

  1. [isim, ağızlardan] Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse
ÇAKILIŞ

  1. [isim] Çakılmak işi
BAKIMCI

  1. [isim] Bakım işini yapan kimse
  2. Bakınız falcı
    • "Bakımcı, bu kızın on sekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öldürüleceğini söylemiş." (Mehmet Saygın)
ÇAKIŞMA

  1. [isim] Çakışmak işi
SAKINIM

  1. [isim] Herhangi bir tehlikeye karşı alınan önlem; ihtiyat, tedbir
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü