İçinde aiz olan 16 kelime var. İçerisinde AİZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aiz olan kelimeler listesine ya da sonu aiz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

FAİZLENDİRMEK

12 Harfli Kelimeler

FAİZLENDİRME

9 Harfli Kelimeler

FAİZCİLİK, MANİHAİZM

7 Harfli Kelimeler

ARKAİZM, DADAİZM, FAİZSİZ, LAMAİZM, VAİZLİK

6 Harfli Kelimeler

FAİZCİ, FAİZLİ

5 Harfli Kelimeler

CAİZE

4 Harfli Kelimeler

CAİZ, FAİZ, HAİZ, VAİZ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aiz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Z İ

2 Harfli Kelimeler

AZ, İZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FAİZLENDİRMEK

  1. [-i] Parayı faize verip işletmek, çoğaltmak; nemalandırmak
FAİZLENDİRME

  1. [isim] Faizlendirmek işi
MANİHAİZM

Kelime Kökeni: Fransızca manichéisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız Manicilik
FAİZCİLİK

  1. [isim, ekonomi] Bakınız tefecilik
DADAİZM

Kelime Kökeni: Fransızca dadaïsme

  1. [isim] Bakınız Dadacılık
LAMAİZM

Kelime Kökeni: Fransızca lamaïsm

  1. [isim] Bakınız lamacılık
VAİZLİK

  1. [isim] Vaizin yaptığı iş
ARKAİZM

Kelime Kökeni: Fransızca archaïsme

  1. [isim] Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa ait biçimin, yapının özelliği
  2. Sanatta varılan olgunluk aşamasından sonra o sanat dalının erken dönemlerine dönüş çabasında bulunma
  3. [edebiyat] Modern dille yazılmış bir metinde geçmişi daha somut canlandırabilmek amacıyla eskimiş kelime veya deyimlerden yararlanma
    • "Konuşmalara sıra geldiğinde Devlet Ana'da pek rastlamadığımız bir arkaizm çabasıyla karşılaşıyoruz." (Murat Belge)
FAİZSİZ

  1. [sıfat] Faizi olmayan (para)
FAİZCİ

  1. [isim, ekonomi] Bakınız tefeci
FAİZLİ

  1. [sıfat] Faizi olan, faizle işlem gören (para)
CAİZE

Kelime Kökeni: Arapça cāʾize

  1. [isim, eskimiş, edebiyat] Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş
    • "Belki bu ihsan veya caizelerin miktarlarında bazı tadilat yapıldığı kabul edilebilir." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti
  3. Yol yiyeceği
FAİZ

Kelime Kökeni: Arapça fāʾiż

  1. [isim, ekonomi] İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr; ürem, nema
  2. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli
HAİZ

Kelime Kökeni: Arapça ḥāʾiz

  1. [sıfat] Bir şeyi olan, elinde bulunduran, taşıyan
    • "Osmanlı tabiiyetini haiz Müslim diye, yol tezkeresi doldururlardı." (Ömer Seyfettin)
VAİZ

Kelime Kökeni: Arapça vāʿiẓ

  1. [isim] İbadet yerlerinde öğüt niteliğinde dinî konuşmalar yapan kimse; öğütçü
    • "Bir gün camide vaiz bir şey hikâye etmişti." (Abdülhak Şinasi Hisar)
CAİZ

Kelime Kökeni: Arapça cāʾiz

  1. [sıfat] Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen
  2. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan
    • "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi." (Sermet Muhtar Alus)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü