İçinde aha olan 9 harfli 34 kelime var. İçerisinde AHA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aha olan kelimeler listesine ya da Sonu aha ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AHA
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAHABETÇİ
-
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- "Kahpenin gözlerine mi tutulmuş ne, sahabetçi çıkıyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- BAHARATLI
-
-
[sıfat]
İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı
- "Dumanlı dumanlı, sıcak sıcak, baharatlı köfteler..." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı
- MÜLAHAZAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düşünceler
-
[isim]
Düşünceler
- SİLAHALTI
-
-
[isim]
Askerlik görevi
- "Silahaltında bulunan er ve erbaşlarla askerî öğrenciler ... oy kullanamazlar." (Anayasa)
-
[isim]
Askerlik görevi
- KABAHATLİ
-
-
[sıfat]
Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli
- "Biz o zaman bu sözleri en kötü bir biçimde manalandırarak hanımı kabahatli bulmuştuk." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[sıfat]
Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli
- SARAHATLE
-
-
[zarf]
Açıklıkla
- "Ve biz ağustos böceklerinin ne dediklerini sarahatle anlardık." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Açıklıkla
- YENİBAHAR
-
-
[isim]
Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
-
Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup bahar olarak kullanılan meyvesi
-
[isim]
Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
- FETVAHANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Müftünün makamı
-
Şeyhülislam kapısı
-
[isim]
Müftünün makamı
- GİRANBAHA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
Pahada ağır, değerli
- "İçi ve dışı nice giranbaha avizelerle süslendi ve aydınlatıldı." (Salâh Birsel)
-
Pahada ağır, değerli
- ISLAHATÇI
-
-
[isim]
Reformcu
-
[isim]
Reformcu
- PAHACILIK
-
-
[isim]
Pahacı olma durumu
- "Büyük terzilerin pahacılığına bazen şaşarız." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Pahacı olma durumu
- BAHANESİZ
-
-
[sıfat]
Bahanesi olmayan
-
Bahanesi olmadan
- "Kapıdan çıkmak üzere olan İclâl geriye dönerek bahanesiz durmuştu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Bahanesi olmayan
- AHARLAMAK
-
-
[-i]
Ahar sürmek
- "Kâğıtlarını kendi eliyle aharlayıp terbiye etmek itiyadında idi." (Samiha Ayverdi)
-
[-i]
Ahar sürmek
- LAHANAMSI
-
-
[sıfat]
Lahanayı andıran, lahanaya benzeyen, lahana gibi
-
[sıfat]
Lahanayı andıran, lahanaya benzeyen, lahana gibi
- RAHATLAMA
-
-
[isim]
Rahatlamak işi
-
[isim]
Rahatlamak işi
- ARDAHANLI
- ...
- PAHALANMA
-
-
[isim]
Pahalanmak işi
-
[isim]
Pahalanmak işi
- BASMAHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Basma yapılan iş yeri
-
[isim]
Basma yapılan iş yeri
- HAHAMBAŞI
-
-
[isim]
Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı
-
[isim]
Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı
- VAHAMETLİ
-
-
[sıfat]
Vahim
-
[sıfat]
Vahim