İçinde ah olan 9 harfli 146 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da sonu ah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İPİPULLAH

Kelime Kökeni: Türkçe ip + i + Arapça billāh

  1. [isim] “Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış kimse” ve “hiç kimsesi kalmamış kimse” anlamlarındaki ipipullah sivri külah deyiminde geçen bir söz
    • "Savaş yüzü bile görmemişlere madalyalar, şanlar, şöhretler, makamlar, hanlar hamamlar, çiftlikler, saraylar ihsan buyuruldu efendim; bendeniz iki yara almış, beş yıl cepheden cepheye sürülmüş kişi, işte böyle ipipullah sivri külah kaldım." (Yaşar Kemal)
MAHALLELİ

  1. [isim] Aynı mahallede oturan kimselerin bütünü
    • "Şu evde ne zaman iki tel çalgı çalsak mahalleli söylemediğini bırakmıyor." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Aynı mahalleden olan
SAHİCİLİK

  1. [isim] Sahici olma durumu
    • "Ağır, yavaş bir ölümdü anneminki. Her anı sahiciliğini hissettirdi." (Erendiz Atasü)
BAŞLAHANA

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Yunanca

  1. [isim, bitki bilimi] Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea)
MAHKEMELİ

  1. [sıfat] Bakınız davalı
FAHİŞELİK

  1. [isim] Fahişe olma durumu; orospuluk, paçozluk
    • "Yeni hükümdarın fermanı ile fahişelikten kurtuluyor." (Cemil Meriç)
MAHFAZALI

  1. [sıfat] Mahfazası olan
  2. Korunan, mahfuz
    • "Mahfazalı köy."
SAHLEPLİK

  1. [isim] Bakınız saleplik
ISLAHATÇI

  1. [sıfat] Bakınız düzeltmeci
TAHSİLDAR

Kelime Kökeni: Arapça taḥṣīl + Farsça -dār.

  1. [isim] Bir kimse veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimse; alımcı
  2. Vergi toplayan görevli; alımcı, vergici
    • "Tahsildar köye gelip muhtarın evine postu atar, mutlak bir hâkimiyet kurarak kara kaplı kocaman resmî defterini dizlerinin üstüne koyarak birinci haneden başlayarak işe koyulurdu." (Ali Kurdoğlu)
BAHŞETMEK

Kelime Kökeni: Farsça baḫş + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Bakınız bağışlamak
    • "Ayrıca Saray Kütüphanesine dilediğim kadar girip çıkma müsaadesi bahşettiler." (Ahmet Kabaklı)
RAHİBELİK

  1. [isim] Rahibe olma durumu
  2. Rahibenin görevi
İSTİRAHAT

Kelime Kökeni: Arapça istirāḥat

  1. [isim] Bakınız dinlenme (I)
    • "Askerimiz şu beklemeyi bir istirahat sayıyor." (Ömer Seyfettin)
SABAHLARI

  1. [zarf] Sabah vaktinde
    • "İnsan en çok sabahları arar sevdiği kadını." (Tomris Uyar)
  2. Her sabah
    • "Sabahları tüm işçilerden erken koşup kapıyı açması için tembihledi." (Lâtife Tekin)
ARKABAHÇE

  1. [isim] Bir bölgeyi çevreleyen ve onunla ekonomik ve toplumsal etkileşim içinde bulunan bölge; hinterlant
    • "Gerçekten İstanbul'un arkabahçesi ismi çok doğruydu Polonezköy için." (İlknur İnsaf Turan)
  2. [mecaz] Etkileme alanı, hinterlant
SARAHATLE

  1. [zarf] Bakınız sarahaten
    • "Bu dakikaya kadar bu hissi bu derece sarahatle duymamışlardı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
CERRAHLIK

  1. [isim] Cerrah olma durumu
  2. Cerrahın mesleği
  3. [sıfat] Cerrahı ilgilendiren, cerrah gerektiren
    • "Cerrahlık bir durum yok."
GÜMRAHLIK

  1. [isim] Gümrah olma durumu; bolluk, sıklık, gürlük
İBADETGAH

Kelime Kökeni: Arapça ʿibādet + Farsça -gāh

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız mabet
SARAHATEN

Kelime Kökeni: Arapça ṣarāḥaten

  1. [zarf] Açıkça, apaçık, açıktan açığa; sarahatle
    • "Sarahaten acaba söylesem darılmaz mı? / Darılmak âdeti bilmem ki çapkının naz mı?" (Orhan Seyfi Orhon)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü