İçinde ah olan 9 harfli 146 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da Sonu ah ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAHABETÇİ
-
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- "Kahpenin gözlerine mi tutulmuş ne, sahabetçi çıkıyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- MAHCUBANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Mahcupça
-
[zarf]
Mahcupça
- MUAHHAREN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Sonradan
-
[zarf]
Sonradan
- ŞAHLANMAK
-
-
[nsz]
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak
- "Altımdaki beygir acı acı kişneyerek şahlanır gibi oldu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek
- "Gösterdiğimiz kahramanlıklar, harp meydanlarında asırlarca şahlanmış Türk yiğitliği kendilerine layık olacağı kadar yazılabilmiş değildir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Parlamak, ışıldamak
- "Zifirî siyah üstüne iki tane açık, iki tane de orta koyulukta dört renk serpildi mi gözlerimiz derhâl şahlanıyor." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[nsz]
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak
- LAHANAMSI
-
-
[sıfat]
Lahanayı andıran, lahanaya benzeyen, lahana gibi
-
[sıfat]
Lahanayı andıran, lahanaya benzeyen, lahana gibi
- PAHACILIK
-
-
[isim]
Pahacı olma durumu
- "Büyük terzilerin pahacılığına bazen şaşarız." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Pahacı olma durumu
- BAHANESİZ
-
-
[sıfat]
Bahanesi olmayan
-
Bahanesi olmadan
- "Kapıdan çıkmak üzere olan İclâl geriye dönerek bahanesiz durmuştu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Bahanesi olmayan
- BAHSETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-den]
Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak
- "O, yanıma oturarak kara haberlerden, kötü rivayetlerden bahsetti." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-den]
Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak
- YENİBAHAR
-
-
[isim]
Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
-
Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup bahar olarak kullanılan meyvesi
-
[isim]
Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
- RAHİBELİK
-
-
[isim]
Rahibe olma durumu
-
Rahibenin görevi
-
[isim]
Rahibe olma durumu
- BAHRİYELİ
-
-
[isim]
Deniz Kuvvetlerine bağlı asker
- "Gemilerde talim var / Bahriyeli yârim var" (Halk türküsü)
-
Deniz Harp Okulu öğrencisi
-
[isim]
Deniz Kuvvetlerine bağlı asker
- MÜSTAHSİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Üretici
-
[sıfat]
Üretici
- PERDAHSIZ
-
-
[sıfat]
Parlatılmamış, perdahı olmayan
-
[sıfat]
Parlatılmamış, perdahı olmayan
- HAHAMBAŞI
-
-
[isim]
Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı
-
[isim]
Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı
- MAHALLECE
-
-
[zarf]
Mahallede oturanlar tarafından
- "Mahallece merhamet edildi." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
Mahallede oturanlar tarafından
- DAHLETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-e]
Sataşmak
- "Dahleden dinimize bari Müselman olsa." (Bahai)
-
Karışmak, burnunu sokmak
-
[-e]
Sataşmak
- ORTAHİSAR
- ...
- SARAHATLE
-
-
[zarf]
Açıklıkla
- "Ve biz ağustos böceklerinin ne dediklerini sarahatle anlardık." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Açıklıkla
- SİLAHLAMA
-
-
[-i]
Silahlamak işi
-
[-i]
Silahlamak işi
- PAHALILIK
-
-
[isim]
Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu
-
Fiyatların genel olarak yükselmesi, fiyat artışı
- "Bu pahalılıkta hâlimiz ne olacak?"
-
[isim]
Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu