İçinde ah olan 9 harfli 146 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da Sonu ah ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAHABETÇİ

  1. [isim] Koruyucu, kayırıcı kimse
    • "Kahpenin gözlerine mi tutulmuş ne, sahabetçi çıkıyor." (Refik Halit Karay)

MAHCUBANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Mahcupça

MUAHHAREN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Sonradan

ŞAHLANMAK

  1. [nsz] At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak
    • "Altımdaki beygir acı acı kişneyerek şahlanır gibi oldu." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek
    • "Gösterdiğimiz kahramanlıklar, harp meydanlarında asırlarca şahlanmış Türk yiğitliği kendilerine layık olacağı kadar yazılabilmiş değildir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. Parlamak, ışıldamak
    • "Zifirî siyah üstüne iki tane açık, iki tane de orta koyulukta dört renk serpildi mi gözlerimiz derhâl şahlanıyor." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

LAHANAMSI

  1. [sıfat] Lahanayı andıran, lahanaya benzeyen, lahana gibi

PAHACILIK

  1. [isim] Pahacı olma durumu
    • "Büyük terzilerin pahacılığına bazen şaşarız." (Reşat Nuri Güntekin)

BAHANESİZ

  1. [sıfat] Bahanesi olmayan
  2. Bahanesi olmadan
    • "Kapıdan çıkmak üzere olan İclâl geriye dönerek bahanesiz durmuştu." (Peyami Safa)

BAHSETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-den] Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak
    • "O, yanıma oturarak kara haberlerden, kötü rivayetlerden bahsetti." (Falih Rıfkı Atay)

YENİBAHAR

  1. [isim] Mersingillerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki (Pimenta officinalis)
  2. Bu bitkinin olgunlaştıktan sonra kurutulup bahar olarak kullanılan meyvesi

RAHİBELİK

  1. [isim] Rahibe olma durumu
  2. Rahibenin görevi

BAHRİYELİ

  1. [isim] Deniz Kuvvetlerine bağlı asker
    • "Gemilerde talim var / Bahriyeli yârim var" (Halk türküsü)
  2. Deniz Harp Okulu öğrencisi

MÜSTAHSİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Üretici

PERDAHSIZ

  1. [sıfat] Parlatılmamış, perdahı olmayan

HAHAMBAŞI

  1. [isim] Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dinî başkanı

MAHALLECE

  1. [zarf] Mahallede oturanlar tarafından
    • "Mahallece merhamet edildi." (Ömer Seyfettin)

DAHLETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-e] Sataşmak
    • "Dahleden dinimize bari Müselman olsa." (Bahai)
  2. Karışmak, burnunu sokmak

ORTAHİSAR
...
SARAHATLE

  1. [zarf] Açıklıkla
    • "Ve biz ağustos böceklerinin ne dediklerini sarahatle anlardık." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SİLAHLAMA

  1. [-i] Silahlamak işi

PAHALILIK

  1. [isim] Bir şeyin fiyatının yüksek olması durumu veya pahalı olma durumu
  2. Fiyatların genel olarak yükselmesi, fiyat artışı
    • "Bu pahalılıkta hâlimiz ne olacak?"

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü