İçinde ah olan 8 harfli 236 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da Sonu ah ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A H Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAHAKKÜM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Baskı, zorbalık, hükmetme
- "Sen böyle karı tahakkümü altında mı kalacaksın?" (Memduh Şevket Esendal)
- "O, işbaşına geldiği zaman etrafındakilere böyle tahakküm ederdi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Baskı, zorbalık, hükmetme
- ISLAHEVİ
-
-
[isim]
Suç işleyen çocukları ıslah etmek, eğitmek ve topluma kazandırmak amacıyla açılmış kurum, ıslahhane
-
[isim]
Suç işleyen çocukları ıslah etmek, eğitmek ve topluma kazandırmak amacıyla açılmış kurum, ıslahhane
- BAHANELİ
-
-
[sıfat]
Bahanesi olan
-
[sıfat]
Bahanesi olan
- KAHVEEVİ
-
-
[isim]
Kahve içilen yer
-
[isim]
Kahve içilen yer
- TAHACCÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Taşlaşma, taş kesilme
-
[isim]
Taşlaşma, taş kesilme
- HURDAHAŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça
- "İçerisinde tok tok vuran bu ses, onun incecik göğüs tahtasını hurdahaş etmeye kâfi idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça
- KAHRAMAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit
- "Hareketlerini kahramanların edalarıyla asaletleştiriyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Bir olayda önemli yeri olan kimse
- "Son golün kahramanının yüzü, öpülmekten tükürük içinde kalmıştı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi
- "Piyesin kahramanı azgın bir herif, boyuna baldızına saldırıyor." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit
- BAHAİLİK
- ...
- KAHPECİK
-
-
[sıfat]
Oynak, kırıtkan
- "Annesi Fatma kızına kahpecik lakabını veren aileye hizmetçi oldu." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Oynak, kırıtkan
- SEMAHANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema ayini yaptıkları özel bölüm
-
[isim]
Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema ayini yaptıkları özel bölüm
- TAHAMMÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mayalanma
-
[isim]
Mayalanma
- BAHTİYAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Mutlu
- "Tam otuz iki sene, müreffeh, bahtiyar bir hayat sürdüm." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Mutlu
- BİRAHANE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
- "Dün akşam Reha Bey bana oturduğumuz birahanede muharrir Ahmet Rasim beyi de tanıttı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer
- CAHİLLİK
-
-
[isim]
Bilgisizlik
- "Dokunmayan bir safdilliliği, bir cahilliği vardı." (Refik Halit Karay)
-
Gençlik, toyluk, deneyimsizlik
- "Cahillik işte, kusurunu bağışlayın."
- "Birçoklarının tazyikinden kurtulmak için o da cahillik ederek böyle bir işe girişmek zorunda kalmıştı." (Refik Halit Karay)
-
Gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur
-
[isim]
Bilgisizlik
- MAHİRANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Becerikli
- "Herhâlde gayet gizli ve mahirane bir tahkikata ihtiyaç vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Becerikli
- TAHRİRLİ
- ...
- TAHAFFUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Barınma, korunma
-
[isim]
Barınma, korunma
- TAHRİBAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yıkıp bozma, harap etme
-
[isim]
Yıkıp bozma, harap etme
- HAYIRHAH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İyilik dileyen, iyilik isteyen, iyicil, hayırsever
-
[sıfat]
İyilik dileyen, iyilik isteyen, iyicil, hayırsever
- TAHMİNEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Yaklaşık olarak, aşağı yukarı
-
[zarf]
Yaklaşık olarak, aşağı yukarı