İçinde ah olan 8 harfli 236 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da sonu ah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAHNİYUM

Kelime Kökeni: Almanca Hahnium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 105 olan, kaliforniyum atomlarının, azot çekirdekleriyle bombardımanından elde edilmiş yapay element (simgesi Ha)
VAHŞİLİK

  1. [isim] Bakınız yabanilik
    • "Hayır, sandığınız gibi bir haydutluk, bir vahşilik değil." (Aka Gündüz)
MİZAHSIZ

  1. [sıfat] Mizah içermeyen
  2. [zarf] Mizah olmadan
    • "Çeyrek yüzyılı aşkın bir süre mizahsız yaşamış bir başka ülke daha var mı acaba?" (Turgut Çeviker)
TAHMİNEN

Kelime Kökeni: Arapça taḫmīnen

  1. [zarf] Yaklaşık olarak; kararlama
BAHŞETME

  1. [isim] Bakınız bağışlama
    • "Böylece ölülerimizin yaşayanlara yeşil saha bahşetme imkânı da ellerinden alınacak gibi." (İlber Ortaylı)
SİLAHSIZ

  1. [sıfat] Silahı olmayan
  2. [zarf] Silahı olmadan
    • "Silahsız kaldık, köylüler bize dipçik, üvendire, nacak yetiştirdi." (Aka Gündüz)
AHİTNAME

Kelime Kökeni: Arapça ʿahd + Farsça nāme

  1. [isim, eskimiş] Antlaşma belgesi
NİGAHBAN

Kelime Kökeni: Farsça nigāhbān

  1. [isim] Gözleyen kimse, bekçi
    • "Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti / Cehennemler kudursa ölmez nigâhbanıyız" (Marş)
MAHVEDİŞ

  1. [isim] Mahvetmek işi
SAHİHLİK

  1. [isim] Bakınız gerçeklik
BAHTİYAR

Kelime Kökeni: Farsça baḫtiyār

  1. [sıfat] Bakınız mutlu
    • "Elbette sizden bahtiyar adam yok bu dünyada." (Nâzım Hikmet)
  2. [isim] Mutlu olan kimse
    • "Bir buseye can verdiğin zamanlarda benim gibi / Sevdiğine sahip olan bahtiyarı düşündün mü?" (Enis Behiç Koryürek)
TAMAHKAR

Kelime Kökeni: Arapça ṭamaʿ + Farsça -kār

  1. [sıfat] Bakınız açgözlü
    • "Bu kadın kadar tamahkâr bir insana ömründe rast gelmedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MAHCUPÇA

  1. [zarf] Utangaç bir biçimde; mahcubane
    • "Bir kızla tanıştım, dedi mahcupça gülümseyerek." (Ahmet Ümit)
PERDAHÇI

  1. [isim] Bazı parlatıcı maddelerle cila yapan kimse
  2. [argo] Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışan kimse
TAHRİREN

Kelime Kökeni: Arapça taḥrīren

  1. [zarf, eskimiş] Yazıyla, yazılı olarak
    • "Bize tahriren verdiği imzalı cevabında, vapurun limandan çıkmasına kadar nezdimizde alıkoymamızın, hayatını kurtarabileceğini söyledi." (Aka Gündüz)
SAHURLUK

  1. [isim] Sahurda yenecek şeyler
    • "Naciye Hanım, her akşam iftarlığını, her gece sahurluğunu değirmi bir tepsinin içine kor, ayaklarının ucuna basarak musluğun yanına bırakırdı." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Sahurda yemeye elverişli
SAHTEKAR

Kelime Kökeni: Farsça sāḫtekār

  1. [sıfat] Sahte işler yapan; düzmeci, sahteci, yezit
    • "Behiç yalancı, sahtekâr, hodbin ve nankördü fakat sevimliydi." (Peyami Safa)
TAHAKKUK

Kelime Kökeni: Arapça taḥaḳḳuḳ

  1. [isim] Gerçekleşme, yerine gelme
ZIRCAHİL

  1. [sıfat] Çok cahil
TAHAKKÜM

Kelime Kökeni: Arapça taḥakkum

  1. [isim] Baskı yaparak hükmetme, zorbalıkla hüküm sürme
    • "… ataerkillik, bütün bir sosyal düzenin veya aile dışında bir kurumun yapılanmasını anlatan bir tahakküm tarzıdır." (Ayşe Durakbaşa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü