İçinde ah olan 4 harfli 25 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da sonu ah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H

2 Harfli Kelimeler

AH, HA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GAHİ

Kelime Kökeni: Farsça gāhī

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız ara sıra
TAHT

Kelime Kökeni: Farsça taḫt

  1. [isim] Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk
    • "Mozaikten tapınaklar yapar, tunçtan kaleler, fil dişinden tahtlar kurarmışsın." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Hükümdarlık makamı
  3. [mecaz] En üst makam
DAHİ

  1. [bağlaç] Bakınız da
    • "Ben dahi başka bir diyara gitmek için izin talep ederim." (Ahmet Kabaklı)
  2. Bakınız bile
ULAH

Kelime Kökeni: Rumence

  1. [isim, eskimiş] Romanya'nın yerli halkına veya bu halkın soyundan olan kimselere Osmanlı Türklerinin verdiği ad
VAHA

Kelime Kökeni: Arapça vāḥa

  1. [isim] Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
SAHA

Kelime Kökeni: Arapça sāḥa

  1. [isim, spor] Bakınız alan
    • "Futbol sahasının kenarında düşmanlarını seyrediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Takım oyunlarında karşılaşmaların yapıldığı yer
VAHİ

Kelime Kökeni: Arapça vāhī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız saçma
    • "Bunun ne çürük, ne vahi bir hayal olduğunu anlamıyor muyuz?" (Hüseyin Cahit Yalçın)
SAHN

Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız avlu
  2. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer
AHÇI

  1. [isim] Bakınız aşçı
AHAR

  1. [isim] Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım
AHİR

Kelime Kökeni: Arapça āḫir

  1. [sıfat] Sıralamada sonuncu olan
  2. [zarf] Bakınız sonunda
  3. [isim] Bakınız sonra
    • "Evveli Şam, ahiri Şam, bunu büyük ulema efendilerimiz söylemiş!" (Ömer Seyfettin)
BAHT

Kelime Kökeni: Farsça baḫt

  1. [isim] Bakınız yazgı
  2. Rastlantıları düzenleyerek insanların iyi veya kötü yaşam sürmelerine neden olduğuna inanılan gizli güç; felek, talih
  3. Bakınız şans
    • "Ben Atatürk'ü birkaç defa görmek bahtına erenlerdenim." (Haldun Taner)
AHİT

Kelime Kökeni: Arapça ʿahd

  1. [isim] Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma; ant
    • "Hiç padişahım! dedi, bu suçsuz köylünün benim için hapsedilmesine vicdanım razı olmadı da onu azaptan kurtarayım diye ahdimi bozdum." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız antlaşma
  3. [eskimiş] Bakınız çağ
AHİZ

Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ

  1. [isim, eskimiş] Alma
  2. Kabul etme
DAHA

  1. [zarf] Bakınız henüz
    • "Anne leylek, bir serseri kurşunla daha o sabah ölmüştü." (İhsan Oktay Anar)
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak
    • "Bir kızım daha olsaydı adını Meliha koyardım." (Peyami Safa)
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz
    • "Üstelik, kız da seni gördü ve daha kötüsü, tanıdı!" (Pınar Kür)
  4. Bunun dışında
    • "Daha neler yapacaktım fakat bırakmadılar, bırakmadılar." (Abidin Dino)
AGAH

Kelime Kökeni: Farsça āgāh

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bilgili
  2. Bakınız haberli
AHIR

Kelime Kökeni: Farsça āḫūr

  1. [isim] Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer; dam (I), hayvan damı
    • "Sağda, duvar kıyısında ahır, arabacı, uşak odaları var." (Yusuf Atılgan)
İZAH

Kelime Kökeni: Arapça īżāḥ

  1. [isim] Bakınız açıklama
    • "Bu kızda izahı güç bir garabet var." (Peyami Safa)
SAHİ

Kelime Kökeni: Arapça ṣaḥīḥ

  1. [zarf] Bakınız gerçekten
    • "Sahi kimse bilmiyor ki nişanlanmış olduğumu, yüzüğü çıkardım, havaya atıp tuttum." (Emine Işınsu)
İLAH

Kelime Kökeni: Arapça ilāh

  1. [isim] Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
    • "Müzik dünyasının ilahı. Moda ilahı."
  2. [din bilimi] Bakınız tanrı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü