İçinde ah olan 11 harfli 128 kelime var. İçerisinde AH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ah olan kelimeler listesine ya da sonu ah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A H
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LEVHİMAHFUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça levḥ + maḥfūẓ
-
[isim]
İslam inancına göre Allah’ın takdir ettiği, olmuş ve olacak her şeyin üzerinde yazılı olduğuna inanılan ilahi levha
-
[isim]
İslam inancına göre Allah’ın takdir ettiği, olmuş ve olacak her şeyin üzerinde yazılı olduğuna inanılan ilahi levha
- AHLATIERBAA
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāṭ + erbaʿa
-
[isim, eskimiş]
Eski tıp anlayışında insanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri; ahlat (II)
-
[isim, eskimiş]
Eski tıp anlayışında insanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri; ahlat (II)
- SİYAHLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Siyah duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Siyah duruma gelmek
- VAHŞİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız yabanileşmek
-
[mecaz]
Durdurulamamak, zapt edilememek
- "Vahşileşen kent boyutları, orada yaşayan şehirli insanı aşağılıyor, küçültüyor."
-
[nesnesiz]
Bakınız yabanileşmek
- GÜNAHKARLIK
-
-
[isim]
Günahkâr olma durumu
- "Bu harap ülkenin üstünde çakan şimşekler / Çılgın arzulu günahkârlığımın gözleridir"
-
[isim]
Günahkâr olma durumu
- NİKAHLANMAK
-
-
[-e, nesnesiz, -le]
Bir kimseye nikâhla bağlanmak
-
Bir erkekle bir kadının yasal olarak nikâh işlemleri yapılmak
-
[-e, nesnesiz, -le]
Bir kimseye nikâhla bağlanmak
- PERDAHLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız aprelemek
-
Bir şeyin yüzeyini bir alet veya sert bir cisimle parlatmak
-
[argo]
Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak
-
[argo]
Sövmek, küfretmek
-
[-i]
Bakınız aprelemek
- MAHMURLAŞMA
-
-
[isim]
Mahmurlaşmak durumu
-
[isim]
Mahmurlaşmak durumu
- RAHATLATMAK
-
-
[-i]
Rahatlamasını sağlamak, ferahlatmak
-
[-i]
Rahatlamasını sağlamak, ferahlatmak
- TAHTAKURUSU
-
Kelime Kökeni: Farsça taḫte + Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek; tahta biti (Cimex lectularius)
- "Tahtakurusu yüzünden çok defa kompartımanlarda uyunmazdı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek; tahta biti (Cimex lectularius)
- KAHPELENMEK
-
-
[nesnesiz]
Kahpelik etmek, kahpece davranmak
- "Kahpelendin de garaz bağladım ahlaka bile."
-
[nesnesiz]
Kahpelik etmek, kahpece davranmak
- VAHŞİCESİNE
-
-
[zarf]
Bakınız vahşice
-
[zarf]
Bakınız vahşice
- SAHİPLENMEK
-
-
[-i]
Bir şeye sahip çıkmak
- "Sevdasını, bidayette kıyısından köşesinden paylaşırken, zamanla tamamen sahiplenmiş."
-
[mecaz]
Korumak, arka çıkmak, gözetmek
-
[-i]
Bir şeye sahip çıkmak
- KULUÇKAHANE
-
Kelime Kökeni: Bulgarca + Farsça ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuluçkalık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuluçkalık
- AHENKSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız uyumsuzluk
- "Onun mizacının, hayata bakışının şiirlerdeki ses düzenine yansıması bir uyumsuzluk, bir tepki tavrı olarak yorumlanabilecek şekilde ahenksizlik olarak ortaya çıkmıştır."
-
[isim]
Bakınız uyumsuzluk
- BAHARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağaçlar çiçek açmak
- "Baharlanmış kiraz dallarının kimini uzun keser Jülide Hanım, kimini kısa. Vazoya uzunlu kısalı yerleştirir."
-
[nesnesiz]
Ağaçlar çiçek açmak
- SÜPHANALLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça subḥānallah
-
[ünlem, din bilimi]
"Tanrı'yı her türlü kusur, ayıp ve eksiklikten, insanlığa özgü niteliklerden uzak tutarım" anlamında kullanılan bir söz
-
Umulmadık, beklenmedik, olağanüstü bir olay veya davranış karşısında, “Allah Allah! Bu nasıl iştir! Nasıl olur! Nasıl yapılır!” anlamında hayret ve şaşkınlık belirtmek için kullanılan bir söz
-
Kızgınlık anında kendi kendine sabır telkin etmek için söylenen bir söz; fesüphanallah
-
[ünlem, din bilimi]
"Tanrı'yı her türlü kusur, ayıp ve eksiklikten, insanlığa özgü niteliklerden uzak tutarım" anlamında kullanılan bir söz
- SAHTEKARLIK
-
-
[isim]
Sahte işler yapma; düzmecilik, sahtecilik
-
[isim]
Sahte işler yapma; düzmecilik, sahtecilik
- SİFTAHLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi ilk kez satmak; siftah etmek
-
Turfanda bir şeyi ilk kez yemek
-
[-i]
Bir şeyi ilk kez satmak; siftah etmek
- MÜSTAHAKLIK
-
-
[isim]
Müstahak olma durumu
-
[isim]
Müstahak olma durumu