İçinde af olan 8 harfli 116 kelime var. İçerisinde AF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında af olan kelimeler listesine ya da sonu af ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Af Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUVAFFAK
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaffaḳ
-
[sıfat]
Başarmış, başarılı (kimse)
-
[sıfat]
Başarmış, başarılı (kimse)
- MASRAFLI
-
-
[sıfat]
Çok masraf gerektiren, pahalıya çıkan
- "Bu, masraflı bir iş."
-
[sıfat]
Çok masraf gerektiren, pahalıya çıkan
- HAFRİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥafriyyāt
-
[isim]
Toprağı kazma; kazı (I)
- "Hafriyat yapılan alanın bir köşesi Zincirlikuyu semti yakınlarından başlayıp Okmeydanı’na kadar uzanıyor."
-
[isim]
Toprağı kazma; kazı (I)
- KAFİRLİK
-
-
[isim]
Kâfir olma durumu
-
[isim]
Kâfir olma durumu
- AFİFELİK
-
-
[isim]
Bakınız iffetlilik
- "Rum karısının nezaketi, kibarlığı, afifeliği kendisini ikna etmişti."
-
[isim]
Bakınız iffetlilik
- MATAFYON
-
Kelime Kökeni: İtalyanca matafioni
-
[isim, denizcilik]
Yelkenlere ve teknelere açılan delik
-
[isim, denizcilik]
Yelkenlere ve teknelere açılan delik
- İZAFETEN
-
Kelime Kökeni: Arapça iżāfeten
-
[zarf]
Bir şeye veya kimseye bağlanarak, dayanarak, ilişki kurarak, mal edilerek
-
Bir kimse adına saygı duyularak
-
[zarf]
Bir şeye veya kimseye bağlanarak, dayanarak, ilişki kurarak, mal edilerek
- GRAFİTLİ
-
-
[sıfat]
Grafit içeren
-
[sıfat]
Grafit içeren
- HİLAFSIZ
-
-
[zarf]
Abartmaksızın
- "Köprünün üstünde hilafsız beş bin kişi vardı."
-
[zarf]
Abartmaksızın
- ÇARŞAFLI
-
-
[sıfat]
Üzerinde çarşaf olan
-
Çarşaf giymiş olan (kimse)
- "Türk Ocağının en ileri adımlarından biri, çarşaflı hanımı piyano çalmak için sahneye çıkarmak olmuştur."
-
[sıfat]
Üzerinde çarşaf olan
- LAFÇILIK
-
-
[isim]
Lafçı olma durumu
-
[isim]
Lafçı olma durumu
- HAFIZALİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm
- "Bulgaristan’ın hafızali üzümü Türkiye’den gitmiştir."
-
[isim, bitki bilimi]
Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm
- AFFOLMAK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿafv + Türkçe olmak
-
[nesnesiz]
Bakınız bağışlanmak
- "Sanıyordum ki şu anda ne kadar çok ihtimam gösterirsem geçmiş yıllara ait ilgisizliğim, o denli affolacak."
-
[nesnesiz]
Bakınız bağışlanmak
- HAFIZALI
-
-
[sıfat]
Hafızası olan
-
[sıfat]
Hafızası olan
- İZAFİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça iżāfiyyet
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
-
[isim, eskimiş, felsefe]
Bakınız bağıntılılık
- DİKTAFON
-
Kelime Kökeni: Fransızca dictaphone
-
[isim]
Bir tür ses alma cihazı
-
[isim]
Bir tür ses alma cihazı
- KAVAFLIK
-
-
[isim]
Kavaf olma durumu
-
Kavafın işi
-
[isim]
Kavaf olma durumu
- AFRİKALI
-
-
[isim]
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse
-
[sıfat]
Afrika kökenli olan veya Afrika’da yaşayan
- "Afrikalı bir maymun çevikliğiyle sofranın ta ortasına atıldı."
-
[isim]
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse
- KURUKAFA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek (Acherantia adrophos)
-
[isim, hayvan bilimi]
Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek (Acherantia adrophos)
- KAFİYELİ
-
-
[sıfat, edebiyat]
Kafiyesi bulunan; uyaklı, mukaffa
-
[sıfat, edebiyat]
Kafiyesi bulunan; uyaklı, mukaffa