İçinde af olan 7 harfli 90 kelime var. İçerisinde AF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında af olan kelimeler listesine ya da sonu af ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Af Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZARAFET

Kelime Kökeni: Arapça ẓarāfet

  1. [isim] Bakınız zariflik
    • "Sadece zarafetinizin, güzelliğinizin karşıdan hayranı olmuştum." (Samim Kocagöz)
DİYAFON

Kelime Kökeni: İngilizce diaphone

  1. [isim] İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç
LETAFET

Kelime Kökeni: Arapça leṭāfet

  1. [isim] Bakınız hoşluk
    • "Evet, bu kadının tebessümünde başka letafet var." (Ahmet Rasim)
  2. Bakınız incelik
    • "Bu ne letafet, bu ne güzellik ya Rabbi diye mırıldandı." (Ömer Seyfettin)
KAFESÇİ

  1. [isim] Kafes yapan veya satan kimse
  2. [argo] Birini aldatarak çıkar sağlayan kimse
MAMAFİH

Kelime Kökeni: Arapça maʿamāfīh

  1. [zarf] Bakınız bununla birlikte
    • "Mamafih arada bir ufak tefek işleri de kendi hesabıma alabiliyorum." (Nâzım Hikmet)
HAFTAYA

  1. [zarf] Gelecek hafta
    • "Özlem hocam, haftaya görüşsek olur mu? Ben bu hafta inanılmaz yoğundum ve verdiğiniz ödevleri yapamadım." (Özlem Çakır)
KAFASIZ

  1. [sıfat] Kafası olmayan
  2. [mecaz] Düşünüşü, anlayışı ve kavrayışı kıt olan
İNHİRAF

Kelime Kökeni: Arapça inḥirāf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sapma
COĞRAFİ

Kelime Kökeni: Arapça cuġrāfī

  1. [sıfat] Coğrafya ile ilgili
    • "Kasaba, coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur." (Sait Faik Abasıyanık)
MUAFLIK

  1. [isim] Muaf olma durumu
KAFESLİ

  1. [sıfat] Kafesi olan veya kafes biçiminde olan
MÜDAFAA

Kelime Kökeni: Arapça mudāfaʿa

  1. [isim] Bakınız savunma
    • "Bu kuyruk acısıyla kendilerini müdafaaya kalkıştılar." (Asaf Halet Çelebi)
AFYONLU

  1. [sıfat] İçinde afyon bulunan
    • "Hastaya o gece ve sonraki gecelerde afyonlu ilaç dahi verirdim." (Osman Şevki Uludağ)
  2. Afyon yutmuş
  3. [mecaz] Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse)
MAFYACI

  1. [sıfat] Mafya gibi davranan
BİTARAF

Kelime Kökeni: Farsça bī + Arapça ṭaraf

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız tarafsız
    • "Ben bitaraf değil bir tarafım diyordu." (Falih Rıfkı Atay)
AFFEDİŞ

  1. [isim] Bakınız bağışlayış
    • "Affediş hayatın doğal akışına teslim olmak, bırakmak, özgürleşmektir." (Nil Gün)
SEMAFOR

Kelime Kökeni: Fransızca sémaphore

  1. [isim] Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
  2. İki gemi veya gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret sütunu
KALAFAT

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
    • "Kalafatın tokmak gürültüsü ve denize uzayan zift kokusu arasından yol aldım ve tenha yollara saptım." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bakınız kalafatçı (I)
    • "Kalafat olta kutusunu çıkarmış, söylene söylene paslı bir teneke kutunun içindeki zokaları muayene ediyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [mecaz] Onarma, tamir etme
MUHAFIZ

Kelime Kökeni: Arapça muḥāfiẓ

  1. [isim] Bakınız koruyucu
    • "Hecinlerimizi bir iki muhafızla tepecikler arasına yerleştirmiştik." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [eskimiş] Bir kalenin veya bir şehrin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan; kolcu
    • "İstasyonda veliahdı uğurlayanlar arasında İstanbul muhafızı da vardı." (Falih Rıfkı Atay)
ŞATAFAT

  1. [isim] Bakınız görkem
    • "Hamam alayı da yine şatafat ve masraf cihetinden bundan aşağı kalmazmış." (Osman Cemal Kaygılı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü