İçinde af olan 5 harfli 79 kelime var. İçerisinde AF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında af olan kelimeler listesine ya da sonu af ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Af Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A F

2 Harfli Kelimeler

AF, FA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAFTA

Kelime Kökeni: Farsça hefte

  1. [isim] Birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem
    • "Bir iki haftaya kadar taburcu olacağız." (Nâzım Hikmet)
ELYAF

Kelime Kökeni: Arapça elyāf

  1. [isim] Genellikle iplik durumuna getirilebilir lifli madde
  2. [sıfat] Bu maddeden yapılmış
TRAFO

Kelime Kökeni: Almanca Trafo

  1. [isim, fizik] Bakınız dönüştürücü
  2. Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği şehrin şebekesinde kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer
HİLAF

Kelime Kökeni: Arapça ḫilāf

  1. [sıfat] Bakınız aykırı
  2. [isim, ağızlardan] Bakınız yalan
    • "Hiç hilafım yok."
AFTOS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Gönül eğlendirilen kimse
    • "Delikanlının sarı kıvırcık saçlı aftosu bile bu seslere alışık olduğu hâlde ürktü." (Sait Faik Abasıyanık)
HOŞAF

Kelime Kökeni: Farsça ḫoş + āb

  1. [isim] Bütün veya dilimler hâlindeki kuru meyvenin şekerli suyla kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
    • "Bu yüzden tabaklara dağıtılan hoşafların yüzü tamamıyla yağla kaplı olurmuş." (Yusuf Ziya Bahadınlı)
AGRAF

Kelime Kökeni: Fransızca agrafe

  1. [isim] Bakınız kopça
    • "Kaftana önde bir agraf tutturulmuştur." (Özden Süslü)
ŞAFUL

  1. [isim] Bal konulan ufak tekne
LAFZİ

Kelime Kökeni: Arapça lafẓī

  1. [sıfat, eskimiş] Sözün söylenişine, yapısına ait, sözle ilgili
TARAF

Kelime Kökeni: Arapça ṭaraf

  1. [isim] Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri; yüz (II), cenah, canip
  2. Bakınız yön
    • "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. …nın bulunduğu yer
    • "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu." (Haldun Taner)
  4. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri
    • "Karşı tarafın adamları."
  5. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi
  6. Bir şeyin belli bölümü, kısmı
    • "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."
  7. İyelik ve diğer çekim ekleriyle kullanıldığında bahsedilen kimse veya varlığı belirtir
RAFYA

Kelime Kökeni: Fransızca raphia

  1. [isim, bitki bilimi] Afrika ve Amerika'da yetişen, iri gövdeli, uzun yapraklı palmiye (Raphie)
  2. [bitki bilimi] Bu palmiyenin dokuma işlerinde kullanılan lifleri
  3. [sıfat] Bu liflerden yapılan
    • "Rafya çanta."
SAFÇA

  1. [sıfat] Biraz saf; safdilli
    • "Kopardığı parçayı safça bir gururla yere attı." (Necati Cumalı)
  2. [zarf] Saf bir biçimde; avanakça, avanakçasına bönce, böncesine, safçasına, safiyane
    • "Bir delikanlı, ‘Ne yaparız onlara?’ diye safça sordu." (Yaşar Kemal)
ESLAF

Kelime Kökeni: Arapça eslāf

  1. [isim, eskimiş] Bizden öncekiler, geçmişler, ahlaf karşıtı
KAVAF

Kelime Kökeni: Arapça ḫaffāf

  1. [isim] Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
    • "Debbağlar gibi her kuşluk zamanında kavaf şeyhinin de dükkânı önünde bir dua yapılması âdetti." (Baha Sait)
SAFİR

Kelime Kökeni: Fransızca saphir

  1. [isim, mineraloji] Mavi renkli, değerli bir korindon türü; gök yakut
ŞAFAK

Kelime Kökeni: Arapça şefaḳ

  1. [isim] Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık
  2. [mecaz] Askerler arasında terhis için kalan gün sayısından önce söylenen bir söz
    • "Şafak otuz altı."
NAFİA

Kelime Kökeni: Arapça nāfiʿa

  1. [isim, eskimiş] Bir yeri bayındır duruma getirmek için yapılan işlerin tamamı, bayındırlık işleri
LAFIZ

Kelime Kökeni: Arapça lafẓ

  1. [isim, eskimiş] Söz, kelime
    • "Lafız ve mana, tıpkı eskisi gibi birbirinden ayrı telakki ediliyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [hukuk] Yasanın sözle anlatmak, bildirmek istediği anlam
SAFHA

Kelime Kökeni: Arapça ṣafḥa

  1. [isim] Bakınız evre
    • "Gündelik hayatın türlü safhalarına ait muhavereler ihtiva eden bu gibi eserler Türkçe için de öteden beri yazılagelmiştir." (Fahir İz)
  2. [fizik] Bakınız faz
İTLAF

Kelime Kökeni: Arapça itlāf

  1. [isim] Öldürme, yok etme, telef etme
    • "Bu, beni kalbimin en derininden yaralayan bir itlaf hançeri oldu." (Aka Gündüz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü