İçinde af olan 3 harfli 8 kelime var. İçerisinde AF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında af olan kelimeler listesine ya da sonu af ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Af Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A F
2 Harfli Kelimeler
AF, FA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AFT
-
Kelime Kökeni: Fransızca aphte
-
[isim, tıp]
Bakınız pamukçuk
-
[isim, tıp]
Bakınız pamukçuk
- AFİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, argo]
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış
- "Bir manevra, bir afi, bir dalavere olacak, diyordum."
-
[isim, argo]
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış
- PAF
-
-
[ünlem]
Homurdanmaya benzer bir ses
- "Paf! Birdenbire evin içinden, süprüntülerin ve molozların altından birtakım homurtular, mırıltılar geldi."
-
Bina, gökdelen vb. yıkılırken veya biri veya bir şey yüksek bir yerden düşerken çıkan ses
-
[ünlem]
Homurdanmaya benzer bir ses
- GAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca gaffe
-
[isim]
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
- "Gerçekçi olmayışı yüzünden, bugün bize tarihî gaf olarak görülen atılımlarla, bu çizgi hayli gölgelenmiştir."
-
[isim]
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış; pot (I)
- RAF
-
Kelime Kökeni: Arapça reff
-
[isim]
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha; sergen
- "Nuran, etajerin orta rafından büyük bir kartpostal albümü aldı."
-
[isim]
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha; sergen
- SAF
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣaff
-
[isim]
Bakınız sıra
- "Bütün garsonlar saf teşkil edip selama dururlardı."
-
[isim]
Bakınız sıra
- HAF
-
Kelime Kökeni: İngilizce half
-
[isim, spor]
Hücumcularla savunucular arasında yer alan oyuncu
- "Bekle haf genel olarak gol atmaz, alkışlanmaz, göklere çıkarılmaz."
-
[isim, spor]
Hücumcularla savunucular arasında yer alan oyuncu
- LAF
-
Kelime Kökeni: Farsça lāf
-
[isim]
Bakınız söz
- "Galiba ızdırabın ne olduğunu tecrübe edenler için saadet boş laf."
-
Sonuçsuz, yararı olmayan söz
- "Onun söyledikleri laftan ibaret."
-
Bakınız konu
- "Lafı değiştirdi."
-
[ünlem]
"Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz
- "Şunu yapacakmış, bunu yapacakmış, laf!"
-
[mecaz]
Bakınız dedikodu
-
[isim]
Bakınız söz