İçinde ada olan 7 harfli 64 kelime var. İçerisinde ADA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ada olan kelimeler listesine ya da Sonu ada ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A D Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ADA
2 Harfli Kelimeler
AD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ADAMSIZ
-
-
[sıfat]
Yardımcısız, hizmetçisiz
- "Bu koca ev adamsız çevrilemez."
-
Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız
-
Erkeksiz, kocasız
-
[sıfat]
Yardımcısız, hizmetçisiz
- ADAŞLIK
-
-
[isim]
Adaş olma, aynı adı taşıma durumu
- "Adaşlık maceraları yalnız bu kadarla bitmez." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Adaş olma, aynı adı taşıma durumu
- ADAMCIK
-
-
Kendisine acınılan kimse
- "Bir tarafa dayanıp durdum. Adamcık benimle hiç meşgul olmuyor göründü." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yerilen, küçümsenen kimse
-
Kendisine acınılan kimse
- RADARCI
-
-
[isim]
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse
-
[isim]
Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse
- ADAKSIZ
-
-
[sıfat]
Adağı olmayan, adak adamamış olan
-
Nişanlı olmayan
-
[sıfat]
Adağı olmayan, adak adamamış olan
- RAFADAN
-
-
[sıfat]
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
-
[sıfat]
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
- CADALOZ
-
-
[sıfat]
Çok konuşan, huysuz ve şirret (kadın)
-
Çirkin, yaşlı (kadın)
-
[sıfat]
Çok konuşan, huysuz ve şirret (kadın)
- DADAİST
- ...
- BURADAN
-
-
[zarf]
Bu yerden
-
[zarf]
Bu yerden
- PADALYA
-
-
[isim]
Öldürüldükten sonra süs amacıyla içi doldurulmuş hayvan
-
[isim]
Öldürüldükten sonra süs amacıyla içi doldurulmuş hayvan
- CEMADAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cansızlar, cansız varlıklar
-
[isim]
Cansızlar, cansız varlıklar
- ÇUHADAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir dairenin dışarıdaki ayak işlerine bakan kimse
-
[isim]
Bir dairenin dışarıdaki ayak işlerine bakan kimse
- SADAKLI
-
-
[sıfat]
Sadağı olan
- "Hepsi de kılıç kuşanmıştır; yaylı, sadaklı, topuzludur." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Sadağı olan
- SIRADAN
-
-
[sıfat]
Herhangi bir, bayağı, alelade
- "Bu kabil angaryalar sıradan bir memurun yaşamına hiç değilse bir renk ve canlılık katabilir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Herhangi bir, bayağı, alelade
- DADANMA
-
-
[isim]
Dadanmak işi
-
[isim]
Dadanmak işi
- KAFADAŞ
-
-
[isim]
Kafadar
- "Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz." (Etem İzzet Benice)
-
[isim]
Kafadar
- DAVADAŞ
- ...
- NADASLI
-
-
[sıfat]
Nadasa bırakılmış
- "Olgunlaşan çürüyen meyve, yaprak, kök kokuları nadaslı tarlalardan yayılan ekşili kokular sızıyordu bir yerlerden." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Nadasa bırakılmış
- DADANIŞ
-
-
[isim]
Dadanma işi veya biçimi
-
[isim]
Dadanma işi veya biçimi
- PATADAK
-
-
[zarf]
Ansızın
- "Ellerim kulaklarımda olduğundan ikide birde patadak odanın ortasına yuvarlanıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Ansızın