İçinde ada olan 6 harfli 33 kelime var. İçerisinde ADA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ada olan kelimeler listesine ya da Sonu ada ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A D Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ADA
2 Harfli Kelimeler
AD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ADATIŞ
- ...
- ORADAN
-
-
[zarf]
Sözü edilen yerden
-
[zarf]
Sözü edilen yerden
- ADAMAK
-
-
[-i]
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal bir güce yönelik istekte bulunmak, nezretmek
-
Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek, ant niteliğinde söz vermek
-
Zaman ayırmak, tahsis etmek
- "Olumlu, verimli bir işe adayacağı zamanını, abur cubur işlere harcamak ağırlarına gider." (Haldun Taner)
-
[-i]
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal bir güce yönelik istekte bulunmak, nezretmek
- ADAMCA
-
-
[zarf]
İnsana yaraşır biçimde, adamcasına
-
İnsan sayısı olarak
-
[zarf]
İnsana yaraşır biçimde, adamcasına
- ORTADA
-
-
[sıfat]
Sonucu belli olmayan (karşılaşma)
-
[zarf]
Topluluk içinde, arasında
-
[zarf]
Görünür yerde, göz önünde
- "Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Sonucu belli olmayan (karşılaşma)
- ADAPTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- "Ahmet Vefik Paşa'nın Zor Nikâh'ı Molière'den adaptedir."
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- ADACIK
-
-
[isim]
Küçük ada
-
[isim]
Küçük ada
- ADALAR
- ...
- ADAKLI
-
-
[sıfat]
Adağı olan, adak adamış olan
-
[isim]
Nişanlı
-
[sıfat]
Adağı olan, adak adamış olan
- KURADA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İşe yaramaz, yıpranmış, eskimiş, bozulmuş (eşya)
-
Gelişmemiş, cılız
- "Pencereyi açar açmaz bu karı çarpık bacakları, kurada kolları, porsuk gerdanla karşıma çıkar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[sıfat]
İşe yaramaz, yıpranmış, eskimiş, bozulmuş (eşya)
- ADAVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düşmanlık
-
[isim]
Düşmanlık
- BURADA
-
-
[zarf]
Bu yerde
- "Bu biraz kalın ve çekici sesi ilk defa yine burada duymuştu." (Halide Edip Adıvar)
-
[zarf]
Bu yerde
- DADACI
- ...
- ŞURADA
-
-
[zarf]
Şu yerde
-
[zarf]
Şu yerde
- AVADAN
- ...
- ADANMA
-
-
[isim]
Adanmak işi
-
[isim]
Adanmak işi
- ADAYIŞ
-
-
[isim]
Adama işi veya biçimi
-
[isim]
Adama işi veya biçimi
- ADALET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe
- "Devletin temel amaç ve görevleri ... kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya ... çalışmaktır." (Anayasa)
-
Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları
- "Suçlular adaletin pençesinden kurtulamazlar."
-
Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme
- "Germiyan'da Süleyman Şahımız adaletle hüküm sürer." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması
-
[isim]
Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, türe
- MADAMA
- ...
- MADARA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Kötü, sevimsiz
-
[sıfat]
Kötü, sevimsiz