İçinde ad olan 9 harfli 123 kelime var. İçerisinde AD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ad olan kelimeler listesine ya da sonu ad ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KARADAVAR

  1. [isim] Her yaştaki kıl keçisi veya kıl keçisi sürüsü
ADIMLAYIŞ

  1. [isim] Adımlamak işi
KAZKANADI

  1. [isim, spor] Güreşte rakibi arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirerek sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
    • "Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Meydanın ortasından çekilerek düşmanın orta bölüme girmesi sağlandıktan sonra sağ ve sol kanatların düşmanı çember içine almasıyla yapılan bir savaş taktiği
    • "Murat Bey yine kazkanadı denilen Türk oyununu yapıyordu." (Hüseyin Nihal Atsız)
STERADYAN

Kelime Kökeni: Fransızca stéradian

  1. [isim] Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr)
ADIMLANMA

  1. [isim] Adımlanmak işi
YAYLADERE

  1. [isim] Bingöl iline bağlı ilçelerden biri
İBADETGAH

Kelime Kökeni: Arapça ʿibādet + Farsça -gāh

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız mabet
VADEDİLME

  1. [isim] Vadedilmek işi
KİBARZADE

Kelime Kökeni: Arapça kibār + Farsça zāde

  1. [isim, eskimiş] Soylu bir aileden gelen çocuk
TEYZEZADE

Kelime Kökeni: Türkçe teyze + Farsça zāde

  1. [isim] Bakınız teyze oğlu
MUKADDİME

Kelime Kökeni: Arapça muḳaddime

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ön söz
  2. Bir olayın başlangıcı
    • "Babam, 'eti senin, kemiği benim!' mukaddimesiyle beni hocaya emanet ettiğini söyledi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KADIBOĞAN

  1. [isim] Ceviz büyüklüğünde hamur yuvarlaklarının fırında pişirilmesinden sonra üzerine şerbet dökülerek hazırlanan bir tatlı türü
MADDELEME

  1. [isim] Maddelemek işi
KADEMHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḳadem + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tuvalet
KADAYIFÇI

  1. [isim] Kadayıf yapan veya satan kimse
GADDARLIK

  1. [isim] Gaddar olma durumu; kıyıcılık
    • "Barbarlık ve gaddarlık içinde şiirin sesi duyulamaz." (Ahmet Kabaklı)
KARIKADİM

  1. [isim] Eski model
    • "Büyük sofadaki iki adet kârıkadim boy saati vakit vakit şakrak seslerle harharalı öterdi." (Selim İleri)
SECCADECİ

  1. [isim] Seccade dokuyan veya satan kimse
ARKADAŞÇA

  1. [zarf] Arkadaş olarak
    • "Bırak şu inatçılığı da arkadaşça konuşalım." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İçten bir biçimde
    • "Buna rağmen beni arkadaşça, evet, hiçbir şey olmamış gibi dostça karşıladı." (Sabahattin Ali)
UMULMADIK

  1. [sıfat] Beklenmeyen, umulmayan
    • "Gerek bu başarısızlığın gerekse gittikçe sertleşen siyasal uğraşının dalgalandırıldığı ortamda sinemacıların çoğundaki eziklik en umulmadık tepkilerle dışarıya vurur." (Fikret Hakan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü