İçinde ad olan 8 harfli 152 kelime var. İçerisinde AD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ad olan kelimeler listesine ya da Sonu ad ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MURADİYE
...
ARMADURA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha

KADEHDAŞ

  1. [isim] Birlikte içki içmeyi seven kadeh arkadaşı
    • "Hele içerken, insan mutlaka bir kadehdaş istiyor." (Ercüment Ekrem Talu)

ADSIZLIK

  1. [isim] Adsız olma durumu

ALAKADAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İlgili

BADISABA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Sabah yeli

YADSIMAK

  1. [-i] Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak, inkâr etmek
    • "Söylediklerini sonradan yadsımış, duyduğu güvensizliği ortaya koymuştur." (Selim İleri)
  2. İlgili, bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak
    • "Ulusunu yadsımak."
  3. Tanrı'nın varlığını tanımamak, inkâr etmek

VADETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-e] Bir işi yerine getireceğine söz vermek
    • "Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın, / Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [nsz] Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek
    • "Doktor Hikmet, kendisine pek ciddi bir zevk vadetmiyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MADDİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Maddilik
    • "Gittikçe artan sessizlik içinde bu iki adamın maddiyetleri birer gürültü çıkarıyor gibi geliyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

ASİLZADE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Soylu
    • "Hiç kibar sınıfından, asilzade bir gencin oyuncu olduğunu gördünüz mü?" (Peyami Safa)

AKADEMİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Akademi ile ilgili olan
  2. Bilimsel niteliği olan
    • "Bunların akademik tartışmalarla geçiştirilmeye tahammülleri yoktu." (Haldun Taner)

İKTİSADİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ekonomik
    • "İktisadi düşünceler hâlâ devlet adamlarımızın resmî beyanlarında yer bulmaktadır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MADALYON

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Boyna zincirle takılan, genellikle değerli metalden yapılmış, içine küçük resim gibi şeyler konulan, türlü biçimde süs eşyası

ÜSTADANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Üstatça
    • "Gayet muntazam ve üstadane bir takip planı yapmıştım." (Reşat Nuri Güntekin)

BADANALI

  1. [sıfat] Badana edilmiş olan
    • "Geniş, perdesiz, kırmızı badanalı bir odanın ta ortasında birinci sınıfı Fransızcadan imtihan ediyorduk." (Ömer Seyfettin)
  2. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın)

KADROSUZ

  1. [sıfat] Kadrosu olmayan
    • "Kadrosuz eleman."
    • "Kadrosuz işçiler."

RADYOEVİ

  1. [isim] Radyo yayınlarının gerçekleştirildiği yapı

YARIMADA

  1. [isim] Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları denizle çevrili kara parçası
    • "Anadolu bir yarımadadır. Balkan Yarımadası."

KADERSİZ

  1. [sıfat] Kötü talihi olan
    • "Gel kadersizim, kimsesizim, kadersiz oğlumun muratsız oğlu gel!" (Yahya Kemal)

KADMİYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 48, atom ağırlığı 112,40, yoğunluğu 8,6 olan, 320 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, elektrik ve seramik sanayisinde kullanılan yumuşakça bir element (simgesi Cd)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü