İçinde ad olan 7 harfli 172 kelime var. İçerisinde AD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ad olan kelimeler listesine ya da sonu ad ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DADANMA

  1. [isim] Dadanmak işi
ONMADIK

  1. [sıfat] Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan
  2. Bakınız bereketsiz
SADAKAT

Kelime Kökeni: Arapça ṣadāḳat

  1. [isim] İçten bağlılık
    • "Nerede sadakat beklersek orada ihanete uğrarız." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Sağlam, güçlü dostluk
ADİLANE

Kelime Kökeni: Arapça ʿādil + Farsça -āne

  1. [zarf] Bakınız hakça
HAVADAN

  1. [sıfat] Boş, değersiz
    • "Havadan sözler."
  2. [zarf] Emeksiz, çaba harcanmadan
    • "Benim havadan para kazandığımı mı sanıyorlar." (Muzaffer İzgü)
KADILIK

  1. [isim] Kadı olma durumu
  2. Kadının görevi
  3. [tarih] Bir kadının davalarına baktığı il sınırları içindeki bölge
    • "Galata kadılığı."
ADAYLIK

  1. [isim] Aday olma durumu; namzetlik
    • "Seçimlerde adaylık hakkının yalnız muayyen bir seçim dairesinde oturmuş olanlara tahsisi teklif ediliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir görev için yetiştirilme
KARADUL

  1. [isim, hayvan bilimi] Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)
CABADAN

  1. [zarf] Bakınız bedava
    • "Böyle cabadan verilen on paralık etiket pek sevindirirdi çocukları." (Çetin Altan)
  2. Bakınız fazladan
KADEMLİ

  1. [sıfat] Bakınız uğurlu
MAKADAM

Kelime Kökeni: Fransızca macadam

  1. [isim] Yolların kaplanması için genellikle 4-7 santimetre arasında parçalara bölünmüş taş
  2. Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılan yol
ŞEHADET

Kelime Kökeni: Arapça şehādet

  1. [isim] Bakınız tanıklık
    • "Dünya karşısında Türk'ün kendi kendisi için yapacağı şehadet daha adamakıllı yapılmamıştır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
KARADUT

  1. [isim, bitki bilimi] Siyah renkte olan bir tür dut
    • "Karadutum, çatalkaram, Çingene'm / Nar tanem, nur tanem bir tanem" (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
VADETME

  1. [isim] Vadetmek işi
BADEMLİ

  1. [sıfat] İçinde badem bulunan (yiyecek)
    • "Bu ipek gibi et, genelde bademli pilavla birlikte gelirdi sofraya piyata tabağında." (Nezihe Araz)
NADASLI

  1. [sıfat] Nadasa bırakılmış
    • "Olgunlaşan çürüyen meyve, yaprak, kök kokuları nadaslı tarlalardan yayılan ekşili kokular sızıyordu bir yerlerden." (Necati Cumalı)
SADELİK

  1. [isim] Yalın olma durumu
    • "Bu kadın kalabalık meclislerde bile sadelikten kurtulamamıştır." (Peyami Safa)
  2. [edebiyat] Bakınız yalınlık
ADALELİ

  1. [sıfat] Bakınız kaslı
    • "İki kolunu da yukarı kadar sıvadı, sert adaleli kollarını meydana çıkardı." (Peyami Safa)
İLKADIM

  1. [isim] Samsun iline bağlı ilçelerden biri
ÇADIRCI

  1. [isim] Çadır diken veya satan kimse
    • "Çadırcı, çadır sahibi ile beraber çadırın iplerini kazıklara bağlamakla uğraşıyordu." (Hasan Erimez)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü