İçinde ad olan 5 harfli 84 kelime var. İçerisinde AD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ad olan kelimeler listesine ya da Sonu ad ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MADUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alt
  2. Ast

RADDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Derece, kerte
    • "İşe polisi karıştırmadım. Son raddeye gelmedikçe de karıştırmak niyetinde değilim." (Refik Halit Karay)

MADEM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [bağlaç] "Değil mi ki, -diği için, -diğine göre" anlamlarında sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz, mademki
    • "Bakma sen madem tanıdıkmış, bulur bir çaresini." (Çetin Altan)

PADIL
...
RADYO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi
  2. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş
  3. Bu istasyonun yayınlarını alan araç
    • "Kasabanın matemine hürmet olarak bu akşam radyo susturulmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)

KADİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et
    • "Sıtmalı arabacıların titredikleri, cılız, kadidi çıkmış öküzlerin iç ezici bir şekilde düşündükleri görülürdü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İskelet
  3. [sıfat] Çok zayıf
    • "Gözlerini kadit elleriyle iyice ovdu." (Ömer Seyfettin)

SADIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Göğüs, sine
    • "Reha Bey'e de meseleyi biraz çıtlattım. Ondan da pek sadra şifa verecek bir şeyler öğrenemedim." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Yürek, kalp
  3. Kazaskerlere verilen unvan
  4. Sadrazam

KADÜK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Değerini, önemini yitirmiş, geçerliliği kalmamış, eskimiş

NAŞAD
...
FARAD

  1. [isim] Elektrik sığa birimi

MADDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Duyularla algılanabilen nesne
  2. Bir cismi oluşturan öge, öz
    • "Cam yapmak için silisli maddeler kullanılır."
  3. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
    • "Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
    • "Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur." (Salâh Birsel)
  5. Para, mal vb. ile ilgili şey
    • "Maddeye önem vermek."
  6. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım
  7. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek
  8. Molekül

KADRO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi
    • "Bir disiplin kadrosu içinde anonim kalmak Türk gençlerinin hoşuna gitmez." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge
  3. Bu çizelgedeki yer
    • "Sekizinci topçu alayı kadrosunun büyük kısmı alaylı idi." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm
  5. Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip

NADİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yaptığı bir davranıştan pişmanlık duyan, pişman
    • "Bunlar denizden çıktıklarına nadim olarak yine denize dönmeye karar verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ADSIZ

  1. [sıfat] Adı olmayan, isimsiz
  2. Tanınmayan, bilinmeyen
    • "Babası silik, adsız bir berberken çocuk bütün akranlarını çekerek dükkânını canlandırdı." (Necati Cumalı)
  3. [isim] Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı

ADALİ
...
LADİK
...
RADON

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Atom numarası 86, atom ağırlığı 222 olan, radyum tuzunun su ile işlenmesinden, hidrojen ve oksijenle karışım durumunda elde edilen, boru yardımıyla sıvı hava içinden geçirilerek karışımdan ayrılan radyoaktif element (simgesi Rn)

BADİK

  1. [isim] Ördek
  2. Palaz
  3. [sıfat] Kısa boylu
    • "Badik kızların yanı sıra perçemli öğrenciler geçiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

MADER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ana, anne

BADEM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Badem ağacı
  2. Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü