İçinde ac olan 6 harfli 116 kelime var. İçerisinde AC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ac olan kelimeler listesine ya da Sonu ac ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ACENTE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
- "İtalya'da büyük bir şirketin acentesiyim ben." (Reşat Enis)
-
Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse
-
Banka şubesi
-
Vapur ortaklığı
-
Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse
-
[isim]
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
- HAVACI
-
-
[sıfat]
Hava kuvvetlerine bağlı (subay, astsubay veya er)
- "Romanımızı Türk havacılarına armağan edeceğiz." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
Hava kuvvetlerine bağlı (subay, astsubay veya er)
- AÇACAK
-
-
[isim]
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç
- "Kutu açacağı."
-
Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç
-
Anahtar
-
[isim]
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç
- ACIKMA
-
-
[isim]
Acıkmak işi
-
[isim]
Acıkmak işi
- MACERA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Baştan geçen ilginç olay veya olaylar zinciri, serüven, sergüzeşt, avantür
- "Türk şiirinin ve Türk musikisinin bir gurbet macerası olduğunu bilirdim." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
Olmayacakmış gibi görünen iş
-
[isim]
Baştan geçen ilginç olay veya olaylar zinciri, serüven, sergüzeşt, avantür
- SIRACI
-
-
[isim]
Dört kişilik saz heyeti
-
Esas çalgı takımı gelmediğinde onların yerine saz çalan ve türkü okuyan kimse
- "Sıracı elinde kemanla ayağa kalkarak..." (Ahmet Rasim)
-
[isim]
Dört kişilik saz heyeti
- ACAYİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı
- "Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Dünya değişti, insanlar bir acayip oldular."
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- "Öyle dedi ha?"
- "Acayip!"
-
[sıfat]
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı
- SILACI
-
-
[isim]
Memleketine, doğup büyüdüğü yere dönerek yakınlarına kavuşan kimse
- "Sılacıların hepsi, Durmuş gibi on parasız evlerine döndüler." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Memleketine, doğup büyüdüğü yere dönerek yakınlarına kavuşan kimse
- UYMACA
-
-
[sıfat]
Uyuşma, uzlaşma
-
[sıfat]
Uyuşma, uzlaşma
- ACIYIŞ
-
-
[isim]
Acıma işi veya biçimi
-
[isim]
Acıma işi veya biçimi
- ACISIZ
-
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
-
Ağrı, sızı duyulmayan
- "Acısız doğum."
-
Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz
- "Acısız bir yaşam."
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
- OVACIK
- ...
- ELMACI
-
-
[isim]
Elma yetiştiren veya satan kimse
-
[isim]
Elma yetiştiren veya satan kimse
- FACTOR
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bakınız alacaklandırıcı
-
[isim]
Bakınız alacaklandırıcı
- ACİLEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Çabucak
-
[zarf]
Çabucak
- BABACI
- ...
- AĞACIK
- ...
- PARACI
-
-
[isim]
Parayı seven kimse
-
[isim]
Parayı seven kimse
- ACINMA
-
-
[isim]
Acınmak işi
-
[isim]
Acınmak işi
- ANACIK
-
-
[isim]
Annelere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
- "Ertesi gün okulun yolunu tutunca yine üniformalarının içinde anacıklarının, babacıklarının görmek istedikleri masum çocuksu hâllerine dönerler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Annelere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz